Hijack türkçesi Hijack nedir

Hijack ile ilgili cümleler

English: The armed hijackers terrified the passengers.
Turkish: Silahlı hava korsanları yolcuları dehşete düşürdü.

English: To prevent hijacks, all carry-on baggage is carefully inspected.
Turkish: Gaspı önlemek için, bütün taşınabilen bagajlar dikkatle incelenir.

English: The hijackers were from Middle Eastern countries.
Turkish: Hava korsanları orta doğu ülkelerindendi.

English: The hijackers moved to the rear of the plane.
Turkish: Korsanlar uçağın arkasına ilerledi.

English: The hijacker demanded a ransom of two million dollars.
Turkish: Gaspçı iki milyon dolarlık bir fidye talep etti.

Hijack ingilizcede ne demek, Hijack nerede nasıl kullanılır?

Hijacked : Gaspetmek. Uçak kaçırmak. Çalmak. Kaçırmak. Kaçırılmış (araba vb).

Hijacker : Uçak korsanı. Eşkıya. Hırsız. Gaspçı. Soyguncu (kamyon veya tren vb'ni durdurarak soyan). Soyguncu. Hava korsanı. Korsan. Haydut. Uçak kaçıran kimse.

Hijackers : Uçak kaçıran kimse. Uçak korsanı. Korsan. Gaspçı. Soyguncu (kamyon veya tren vb'ni durdurarak soyan). Hava korsanı. Haydut. Eşkıya. Hırsız. Soyguncu.

 

Hijacking : Hırsızlık. Uçak kaçırma. Gasp. Alan adı saldırısı. Gemi kaçırma. Korsanlık. Ele geçirme. Silahlı soygun.

Hijackings : Gemi kaçırma. Gasp. Korsanlık. Ele geçirme. Alan adı saldırısı. Silahlı soygun. Hırsızlık. Uçak kaçırma.

Hijacks : Çalmak. Kaçırmak. Kaçırmak (uçak vb). Soymak. Gaspetmek. Hırsızlık. Kaçırmak (uçak veya gemi). Soymak (kamyon veya tren vb'ni). Uçak kaçırmak. Kaçırmak (uçak, gemi).

Hijinks : Şamata. Gürültülü eğlence.

İngilizce Hijack Türkçe anlamı, Hijack eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hijack ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blow : Uçmak. Yanmak. Sigorta atmak (elektrik). Fışkırmak. Esmek. Uçurmak. Körüklemek. Harcamak. Düşmek. Esmek (rüzgar).

Larceny : Çalma. Sirkat.

Highjack : Araç kaçırmak. Araba gaspetmek. Araba çalmak.

Offence : Darılma. Hakaret. Biçimsel suç. İncinme. Darılmak. Töhmet. İncitme. Suç. Ağır suç.

Blew : Kaçmak. Çiçeklenmek. Körüklemek. Çiçek açmak. Soluk soluğa kalmak. Atmak (sigorta). Çarçur etmek (argo terim). Esmek. Fışkırmak.

Border on : Sınır komşusu olmak. Ramak kalmak. Kaçmak. Eğiliminde olmak. Bitişik olmak.

Effraction : Kilit kırma. Kilit zorlama. Zorla girme. İhlal etme. Kapıyı zorla açma. Fuzuli işgal. İzinsiz girme (hukuk terimi).

Impingement : Tecavüz. Vurma. Çarpma. İzlenim bırakma. Etkileme. Taşma. İzinsiz girme. İhlal. Karşı gelme.

Burglarize : Ev soymak. Soymak (ev). Soy. Hırsızlık etmek. Hırsızlık amacıyla eve girmek. Hırsızlık yaparak çalmak.

Burglaries : Hırsızlar. Ev soygunu.

Hijack synonyms : heists, disseisin, hijacked, invades, extortion, pirate, bared, hijacking, deforcement, skyjack, put the screws on, decorticate, raped, add, latrociny, get out, carjack, exuding, abstract, cabbages, criminal offense, extorted, burgles, bag, bleed off, dampens, hijackings, rape, burgle, invading, exude, extort, burglarizing.