Delinquency area türkçesi Delinquency area nedir

  • Suç sayılan eylem ve davranışların oranının yüksek olduğu genellikle kentsel yerleşme bölgesi.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Suç bölgesi.

Delinquency area ingilizcede ne demek, Delinquency area nerede nasıl kullanılır?

Delinquency : İhmal. Suç. Suçluluk. Suça sürüklenme. Görevi ihmal etme. Herhangi bir toplumsal görevi yapma ya da bir yasağa uymada bireyin başarısız kalması, toplumsal bir yükümlülüğe aykırı davranması durumu. Suç işleme (çocuklarda). Borçların ödenmemesi. Kabahat.

Area : Area. Alan. Bir ülkenin km2 ya da mil2 birimiyle belirlenen alan genişliği. Bir araştırma evrenini sınırlayan uzamsal ya da yersel kesim. Bilgisayar, bilişim, coğrafya, fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Mesaha. Yöre. Ülke yüzölçümü. Yüzölçümü. Saha.

Delinquency ratio : Temerrüt oranı. (ekonomi) bir şirketin toplam borçları ile ödenmemiş olan borç veya vergileri arasındaki oranı.

A service area : A yayın alanı.

Abambulacral area : Abambulakral bölge. Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi.

Acting area : Oyunun oynandığı alan ya da yükselti. Oyun alanı.

İngilizce Delinquency area Türkçe anlamı, Delinquency area eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Delinquency area ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Aesthetical ideal : Güzelduyusal ülkü. Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü.

Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.

Aesthetic : Güzelduyu. Nesnel toplumsal ilişkilerin bireyin uyumlu gelişimine, soyluyu ve alpı özgürce geliştirmesine, çirkin ve aşağılıkla savaşmasına... yardımcı olan ya da olmayan yanlarının duyusal belirişi. Estetik. Bedii.

Agnation : Baba tarafından akrabalık. Hısımlık. Akrabalık (baba tarafından). Akrabalık (baba taraf.). Akrabalık. Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Soydaşlık.

Acculturation : Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültürleşme. Ekinsel yozlaşma. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültürlenme. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürel uyum. Kültür etkileşimleri. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim.

 

Age distribution : Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı. Yaş dağılımı.

Acclimatation : İklimuyum. Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci.

Adaptive behavior : Uyarlamacı davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Uyumlayıcı davranış. Adaptif davranış. Uyumcu davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması.

Abilities : İktidar. Güç. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yetenekler. Beceri. Kabiliyet. Yetenek. Yeterlik.

Achievement motive : Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Başarı güdüsü. Başarma güdüsü.

Delinquency area synonyms : all round development of individual, age group, adjustment in marriage, alienation, age grade, affection.