Acclimatation türkçesi Acclimatation nedir

  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci.
  • İklimuyum.

İngilizce Acclimatation Türkçe anlamı, Acclimatation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Acclimatation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adjustment : Kendini alıştırma. Dispeç. Düzeltme. Uydurma. Halletme. Alışma. Uyum. Ayarlama. Uyarlanma. Görünge kurallarına dayanılarak, varlıkları ve nesneleri uzayda en uygun biçimde yerleştirme yoluyla görüntüye derinlik kazandırma çabası. işlikteki ışık kaynaklarının, görünçlüğün gereklerine, oyuncuların ve alıcının devinimlerine göre yer, yön, yeğinlik bakımından hazırlanması.

Affection : Sevgi. Düşkünlük. Meyil. Hastalık. Şefkat. Duygulanım. Etkileme. Eğilim. Yakınlık.

Acclimatisation : Coğrafya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Yeni bir çevreye alışma süreci. Klimatize etme. İklime uyum. İntibak ettirme. Ortama alıştırma. Canlıların gittikleri ya da taşındıkları yeni çevrenin iklim koşullarına uyabilmek için, zamanla kendiliğinden oluşan kimi değişikliklere uğraması durumu. Alıştırma. Uyum sağlama.

Age group : Yaş kümesi. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş grubu. Yaş öbeği.

 

Agression : Saldırı. Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri.

Alienation : Ötekileştirme. Soğutma. Devretme. Yabancılaşma. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Dengesizlik. Uzaklaşma. Aralarını açma. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi.

Acculturation : Kültürel uyum. Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültür etkileşimleri. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Kültürel etkileşim. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültürlenme. Kültürleşme. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir.

Abilities : Yeterlik. Kabiliyet. Beceri. Güç. İktidar. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yetenek. Yetenekler.

 

All round development of individual : Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi. Tümsel gelişim.

Adaption : Alıştırma. Değişiklik. Alışma eylemi. Ayarlama. Bir şeyin diğerini uymasını sağlamak.

Acclimatation synonyms : age grade, adaptation, achievement motive, acclimation, age distribution, acclimatization, aesthetic, aesthetical ideal, adjustment in marriage, adaptive behavior, agnation.

Acclimatation ingilizce tanımı, definition of Acclimatation

Acclimatation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Acclimatization.