Affection türkçesi Affection nedir

  • Hastalık.
  • Eğilim.
  • Sevgi.
  • Etkileme.
  • Meyil.
  • Duygusal yakınlık.
  • Yakınlık.
  • Muhabbet.
  • Düşkünlük.
  • Alaka.
  • Duygulanım.
  • Şefkat.
  • Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.

Affection ile ilgili cümleler

English: I feel a deep affection for you.
Turkish: Senin için derin bir sempati hissediyorum.

English: Children need affection and love.
Turkish: Çocukların şevkat ve sevgiye ihtiyacı var.

English: Every mother has affection for her child.
Turkish: Her annenin çocuğuna şefkati vardır.

English: He shows warm affection for his children.
Turkish: O, çocukları için sıcak duygusal yakınlık gösteriyor.

English: Ali has a deep affection for Mary.
Turkish: Ali Mary'yi yürekten seviyor.

Affection ingilizcede ne demek, Affection nerede nasıl kullanılır?

Conceive an affection for : -e düşkünlüğü olmak. -e karşı sevgi hissetmek.

In affection and esteem : Sevgi ve hürmetle. Saygılarımla. İçten duygularla (bir mektubun sıcaklık ve dostanelik içeren kapanış sözleri). Sevgi ve saygıyla. Sevgilerimle.

Conjugal affection : Karı koca sevgisi.

Term of affection : (tatlım veya canım gibi) sevgi sözcüğü. Sevgi sözcüğü.

 

Won his affection : Onu kendisine hayran bıraktı. Onun düşkünlüğünü kazandı. Onun kendisini sevmesini sağladı. Onun alakasını kazandı.

Affectionately : Sevgilerle. Sevgi ile. Şefkatle. Sevgiyle.

Affectional : Sevgi ile ilgili. Duyguya hitap eden veya duygu ifade eden. Duygulu. Etkileyen. Etkileyici. Güçlü bir his ile tanımlayanmış olan.

Affectionate : Sevecen. Müşfik. Sevgi dolu. Şefkatli. Sevgisini gösteren. Seven. Aşıkane. Sevgi gösteren.

Affectionless : Sevgisiz. Teyamülsüzlük. İlgisiz. Şefkatsiz.

Affectionately known as : Adıyla tanınan. Denilen.

İngilizce Affection Türkçe anlamı, Affection eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Affection ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Feeling : Duygu. His. Duyu. Görüş. Duygusal. Farkında olma. Duyma. Canlı. Heyecan.

Crazes : Çıldırtmak. Delirtmek. Rağbet. Delilik. Hayranlık. Çatlamak. Moda. Çatlak desenle sırlamak. Çatlatmak.

Chitchat : Laklak. Hasbıhal. Havadan sudan konuşmak. Gevezelik. Çene çalma. Çene. Çene çalmak. Dedikodu. Sohbet.

Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.

Bearing : Etki. Dayanma. Yatak. Rota. Üstlenme. Çekme. Doğum. Taşıma. Ayak.

Devices : Oyun. Cihaz. Alet. Hile. Nişan. İstek. Aygıtlar. Arma. Makine. İşaret.

Caritas : (latince) aşk. Merhamet.

Disease : Çeşitli dış faktörlerin etkisi sonucu vücudun bir bölümü veya tamamında normal fonksiyonun bozulması durumu. Rahatsızlık. Maraz. Nedeni, vücutta oluşturduğu değişimleri ve iyileşme olanağı bilinen veya bilinmeyen, karakteristik belirtiler ve bulgular dizisiyle kendini gösteren vücudun herhangi bir bölümü, organ veya sisteminin normal yapısı ve işlevlerinin kesilmesi veya sapması, sayrılık, maraz, rahatsızlık, hlk. illet, kem, morbus, toga. İllet. Dert. Sayrılık. Lyme hastalığı.

 

Small talk : Havadan sudan konuşma. Hoşbeş. Çene çalma. Laklak. Sohbet. Boş laf. Gevezelik.

Infectiousness : Enfeksiyozite. Bulaşıcılık. İnfeksiyözlük.

Affection synonyms : affectionateness, philia, fond regard, respect, fixation, gravitations, agression, bent, decrepitude, all round development of individual, clemency, desiring, kindliness, clemencies, claver, addiction, currents, biasing, gentleness, complaint, ill, acculturation, impingements, bad blood, inclinations, contiguousness, declivities, aesthetical ideal, ailments, disorder, addictions, agape, connexions.

Affection ingilizce tanımı, definition of Affection

Affection kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of being affected. The act of affecting or acting upon.