Small talk türkçesi Small talk nedir

Small talk ile ilgili cümleler

English: Ali isn't very good at small talk.
Turkish: Ali sohbette çok iyi değildir.

English: I'm not good at small talk.
Turkish: Sohbette iyi değilim.

Small talk ingilizcede ne demek, Small talk nerede nasıl kullanılır?

Small : Küçücük. Minik. Küçük. Az. Mini. Basit. Zayıf. Küçük küçük. Ufacık. Önemsiz.

Talk : Boş laf. Konuşmak. Konuşma biçimi. Sohbet etmek. Hakkında konuşmak. Görüşme. Konuşmak (bir dili). Laf etmek. Sohbet. Söyleşi.

Engage in small talk : Havadan sudan şeyler konuşmak. Geyik muhabbeti yapmak.

Small adds : Küçük ilanlar.

Small ads : Küçük ilanlar.

Small amount : Küçük meblağ. Küçük miktar.

İngilizce Small talk Türkçe anlamı, Small talk eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Small talk ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bullshits : Deli saçması. Palavra sıkmak. Zırvalamak. Zırva. Saçmalık. Saçma. Değersiz şey. Boş şey. Saçmalamak.

Confabbing : Geyik muhabbeti. Konuşmak. Sohbet etmek.

Communion : Arkadaşlık. Birlik. Cemaat. Paylaşma. Katılma. Görüş birliği. İştirak. Stanislavski oyunculuk dizgesinde, oyuncuların birbirleriyle kurdukları duygu ve düşünce bağı. oyuncular arasındaki dürüst, sürekli alışveriş seyircinin dikkatini canlı tutar ve seyirciyi sahnedeki olayın bir parçası durumuna getirir. Duygu-düşünce alışverişi.

 

Gabbiness : Boşboğazlık. Konuşkan olma niteliği.

Causerie : Söyleşi. Makale (sohbet biçiminde). Konuşma.

Communions : Katılma. Aynı düşüncede olma. Arkadaşlık. Düşünce. Paylaşma. Görüş birliği. İştirak. Duygu ortaklığı. Birlik.

Chitchat : Çene. Havadan sudan konuşmak. Çene çalmak. Dedikodu. Hasbıhal.

Prattles : Saçma sapan konuşmak. Önemsiz konuşma. Çocukça konuşmak. Gevezelik etmek. Çene çalmak. Laflamak. Saf saf konuşmak. Gereksiz konuşma. Çocukça konuşma. Çocuk gibi konuşmak.

Gab : Genel borçlanma anlaşması. Saçmalık. Konuşkanlık. Boş konuşmak. Kertik. Çene. Çok konuşmak. Uluslararası mali sistemin işleyişini engelleyecek krizleri önlemek amacıyla finansman gereksinimi olan ülkelere ek kaynak sağlanması için abd, ingiltere, almanya, fransa, belçika, hollanda, italya, isveç, kanada ve japonya'nın ımf’ye kredi açmasını öngören 1962 yılında yürürlüğe giren özel düzenleme.

Confab : Konuşmak. Geyik muhabbeti. Sohbet etmek.

Small talk synonyms : chitchats, bunkum, buncombe, pleasantry, babblings, empty rhetoric, chatting, chatted, affection, banter, confabulations, claptraps, boloney, jawing, babbling, gabfest, claver, conversation, bond, bosh, prattle, gabble, confabulation, schmooze, empty words, agape, gabbles, yapping, claptrap, empty talk, falderal, confabbed, causeries.