Sohbet nedir, Sohbet ne demek

Sohbet; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

  • Dostça, arkadaşça konuşarak hoş bir vakit geçirme, söyleşi, yârenlik, hasbihâl.
  • Söyleşi

"Sohbet" ile ilgili cümle

  • "Biraz evvelki sükûtu şimdi hararetli bir sohbet takip ediyordu." - H. C. Yalçın
  • "Tam fikir ve sanat sohbetlerine yakışan bir çerçeve içindeyiz." - A. Haşim

Sohbet hakkında bilgiler

Sohbet ya da söyleşi; dostça, arkadaşça konuşarak hoş bir vakit geçirme, söyleşi, yârenlik, hasbihâl anlamına gelir. Türkçeye Arapçadan geçmiştir.

Bir yazı türü olan sohbet ise; bir yazarın günlük olaylarla ilgili duygu ve düşüncelerini, okuyucusuyla konuşuyormuş gibi anlattığı yazı türüne “sohbet” denir. Sohbet türünde samimilik, senli benlilik söz konusudur.

Söyleşinin odaklandığı konular üzerinde yapılmış olan görüş alışverişi tartışma olarak adlandırılır. Tartışmalarla anlaşmazlıkları ayıran çizgide söyleşi konusu değiştirilir. Örneğin, din kavramını konu alan bir sohbette kişiler kendi bakış açılarını ortaya koymak yerine, konuyu nesnel yaklaşımlar çerçevesinde ele alırlar.

Sohbet ile ilgili Cümleler

  • Ben o konuda Tom'la uzun bir sohbet yaptım.
  • Biz iyi bir sohbet ettik.
  • Benim Facebook'ta sohbet ettiğim insanların çoğu Brezilyalı değildir.
  • Sohbet odasına gelmelisin.
  • Biz kısaca sohbet ettik.
  • Sohbet etmek için buluşalım.
  • Sohbet edelim.
  • Onlar gece boyunca sohbet ettiler.
  • Sohbet odasına gitmekten hoşlanırım.
  • Sohbet etmek istemiyorsun diye sana doğru çok dikkatli bakmadım.
  • Benim WhatsApp'ta sohbet ettiğim insanların çoğu Brezilyalı değildir.
  • Sohbet ettiğim insanları daha önce görmüş gibi hissediyorum.
  • Oturalım ve sohbet edelim.
  • Sohbet etmeliyiz.
 

Sohbet tanımı, anlamı:

Dost : Sahibine sevgi gösteren hayvan. İyi geçinen, aralarında iyi ilişki bulunan. Sevilen, güvenilen, yakın arkadaş, gönüldaş, iyi anlaşılan kimse, düşman karşıtı. Erkek veya kadının evlilik dışı ilişki kurduğu kimse, zamazingo. Bir şeye aşırı ilgi duyan, koruyan kimse.

Arkadaş : Bir ortamda birlikte bulunanlardan her biri, hempa, refik. Birbirlerine karşı sevgi ve anlayış gösteren kimselerden her biri, bacanak, eş, yâren, yoldaş.

Konuş : Bütün imkânlar göz önünde tutularak kara, hava ve deniz birliklerinin yerleştirilmesi biçimi. Konma işi. Konum.

Vakit : Zaman. Çağ. Zaman anlatan kelimelere belirtilen durumunda geldiğinde "iken" anlamı veren bir söz. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler. Belirlenmiş olan zaman. Geçim, para bakımından elverişli durum.

Geçirme : Geçirmek işi.

Söyleşi : Bir bilim veya sanat konusunu, konuşmayı andıran biçimde inceleyerek anlatan edebiyat türü, sohbet. Arkadaşça, dostça karşılıklı konuşma, hasbihâl, sohbet. Belli bir konuda alanla ilgili kişilerin katıldığı bilgilendirme toplantısı.

Hasbi : Gönüllü ve karşılıksız yapılan. Sebepsiz yere.

Sohbet etmek : Dostça, arkadaşça konuşarak hoş bir vakit geçirmek, söyleşide bulunmak, yârenlik etmek, hasbihâl etmek.

 

Sohbet ustası : Konuşması zevkle dinlenen ve doyurucu olan, dinleyicileri âdeta büyüleyen kimse.

Hoşsohbet : Güzel ve tatlı konuşan (kimse).

Sanal sohbet : Uluslararası iletişim ağ ortamlarını kullanarak çeşitli yazılımlar aracılığıyla kişilerle karşılıklı olarak yazılı, sesli veya görüntülü görüşme.

Can sohbeti : İçtenlikle konuşan çok yakın dostlar bir arada söyleşip dertleşme.

Sorma kişinin aslını sohbetinden bellidir : "bir kişinin nasıl bir insan olduğu konuşmasından belli olur, soyunu sopunu öğrenmeye gerek yoktur" anlamında kullanılan bir söz.

Sözü sohbeti yerinde : Güzel, oyalayıcı, kırmadan konuşan.

Türkçe : Genel Türk dili. Türkiye Türkçesi.

Arapça : Sami dilleri ailesine giren ve Arap ülkelerinde kullanılan dil, Arabi. Bu dille yazılmış olan.

Geçmiş : Birinin ölmüş ana, baba ve yakınları. Çürümeye yüz tutmuş. Arkada kalan hayat. Geçme işini yapmış. Bugüne göre geride kalmış olan zaman, mazi. Zaman bakımından geride kalmış, esbak.

Yazar : Yazma özelliği olan. Bilim, edebiyat, sanat alanlarında kitap yazan veya kitap hazırlayan, bir eseri ortaya koyan ve eserin sahibi olan kimse, kalem erbabı, müellif. Özellikle gazete ve dergilerde herhangi bir konuda yazı yazan kimse, kalem erbabı, muharrir.

Günlük : Günü gününe tutulan hatıra, günce, muhtıra. Üzerinden gün geçmiş veya geçecek. Her gün yapılan, her gün yayımlanan, her gün çıkan. Tütsü için kullanılan bir tür ağaç sakızı. Günü gününe tutulan anı yazısı veya bu yazıları içine alan eser, günce. O günkü, o günle ilgili.

Olay : Önemli tarihsel olgu, fenomen. Ortaya çıkan, oluşan durum, ilgi çeken veya çekebilecek nitelikte olan her türlü iş, hadise, vaka.

Duygu : Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Duyularla algılama, his. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Önsezi. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği.

Diğer dillerde Sohbet anlamı nedir?

İngilizce'de Sohbet ne demek? : n. chat, chitchat, conversation, talk, causerie, confabulation, gabfest

Fransızca'da Sohbet : conversation [la], causerie [la], propos [le]

Almanca'da Sohbet : n. Geplauder, Plausch, Schwatz

Rusça'da Sohbet : n. разговор (M), беседа (F)