Abilities türkçesi Abilities nedir

  • Kabiliyet.
  • Yeterlik.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • Yetenekler.
  • İktidar.
  • Yetenek.
  • Beceri.
  • Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri.
  • Güç.

Abilities ile ilgili cümleler

English: The old woman is ninety years old, but her cognitive abilities are impressive.
Turkish: Yaşlı kadın doksan yaşında ama onun zihinsel yetenekleri etkileyici.

English: He had not been employed by the company two years before his linguistic abilities were recognized.
Turkish: Onun dilsel yetenekleri tanınmadan iki yıl önce şirket tarafından istihdam edilmişti.

English: Ali was not just interested in Mary's musical abilities.
Turkish: Ali sadece Mary'nin müzikal yetenekleriyle ilgili değildi.

English: There are abilities that improve rapidly and those that improve slowly, aren't there?
Turkish: Hızla ve yavaşça gelişen yetenekler vardır, değil mi?

English: His abilities were very great and various.
Turkish: Onun yetenekleri çok mükemmeldi ve farklıydı.

Abilities ingilizcede ne demek, Abilities nerede nasıl kullanılır?

Latent abilities : Gizli yetenekler.

Primary abilities : Temel yetenekler. Anlak bileşenlerinin sayısını azaltmak üzere etken çözümlemesiyle birbirinden ayrılan ve anlağı oluşturduğu varsayılan başlıca etkenler. Birincil beceriler.

 

Special abilities : Özel yetenekler.

Accrued liabilities : Ödenecek borçlar. Borç tahakkukları. Tahakkuk etmiş giderler. Tahakkuk eden borçlar. Tahakkuk etmiş borçlar.

Adoptabilities : Uyarlanabilirlik. Benimsenebilir veya evlenilebilir (kişi, fikir, amaç, vs.). Uyarlanabilme veya kabul edilebilir.

Availabilities : Kullanılabilir. Mevcut olma. Bulunma durumu. Elverişlilik. Geçerlik. Geçerlilik. Kullanırlık. Hazır bulunma. Mevcudiyet. İşe yararlık.

Applicabilities : Uygulanabilirlik. Tatbik edilebilirlik. Uygulanabilme.

Alienabilities : Devir ve ferağ edilebilirlik. Başka bir kimsenin mülkiyetine devredilebilme yeteneği (hukuk terimi). Yabancılaştırabilme yeteneği.

Amicabilities : Cana yakınlık. Dostluk. Arkadaşlık. Dostanelik. Nezaket.

Calculabilities : Hesaplanabilirlik. Hesaplanabilirlik veya tahmin edilebilirlik.

İngilizce Abilities Türkçe anlamı, Abilities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Abilities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ascendancy : Egemenlik. Hüküm. Hüküm sürme. Üstünlük. İtibar. Nüfuz.

Efficiencies : Etkinlik. Rasyonellik. Etki. Verim. İşgüzarlık.

Age distribution : Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Yaş dağılımı. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı.

Skills : Kabiliyetler. Hünerler. Beceriler. Vasıflar.

Efficiency : Etkinlik. Etki. Ehliyet. İşgüzarlık. Liyakat. Hızlı ve verimli çalışma. Enaz çaba veya maliyet ile ençok sonuç elde etme kapasitesi. krş. iktisadi etkinlik, teknik etkinlik. Verim. Yaparlık.

 

Austere : Yalın. Çetin zor. Katı. Rahatsız. Sade. Özdenetimli. Süssüz. Ciddi.

Virility : Virilite. Mertlik. Yiğitlik. Erkeklik gücü. Erkekçe bir özellik. Güçlülük. Erkeklik. Cinsel güç. Kuvvetlilik.

Calibres : Ayarlamak. Çap. Ölçü. Kalibre. Kalite. Kapasite.

Agility : Çabukluk. Vücudun yapılması güç alıştırmalara yatkın olma durumu. Çeviklik. Beceriklilik. Atiklik. Kıvraklık.

Artistries : Sanatsal nitelik. Sanat eserleri. Güzel sanatlarla uğraşma. Sanat yeteneği. Sanatçılık. Sanatkarlık.

Abilities synonyms : payables, competence, adaptive behavior, accounts payable, aptitudes, power, debt, competency, age grade, baffling, acculturation, potentials, accomplishment, artistry, adeptness, proficiency, accomplishments, achievement motive, capabilities, aesthetic, aptitude, bents, adequacy, bent, age group, puissance, clout, acumen, charge, calibre, art, competences, benting.