Efficiencies türkçesi Efficiencies nedir

Efficiencies ingilizcede ne demek, Efficiencies nerede nasıl kullanılır?

Inefficiencies : Yetersizlik. Etkisizlik. Verimsizlik. Sonuç vermeme. İşe yaramama. Faydasızlık. Etkili olmama.

Efficiency : Bilgisayar, ekonomi, iktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Bir iş başarma ya da amaç gerçekleştirme güç ve olanağı. Hızlı ve verimli çalışma. Bir araç ya da işlemin gereğince etkin olması ya da yeterince ürün vermesi. Rasyonellik. Yeterlik. Tesir. Enaz çaba veya maliyet ile ençok sonuç elde etme kapasitesi. krş. iktisadi etkinlik, teknik etkinlik. Etki. Etkililik.

Efficiency analysis : Etkinlik çözümlemesi.

Efficiency education : Bir görev dalında ya da belli bir konuda ön bilgili ve yetenekli kişilerin, bu bilgi ve yeteneklerini güçlendirmeye yarayan ve bu gibi kimselere gerekli yeterliği kazandıran eğitim. Yeterlik eğitimi.

Efficiency expert : Verimlilik uzmanı.

Efficiency wage : Etkin ücret. İşçilerin işten ayrılmalarını azaltıcı ve onları çalışmaya yönlendirici olan ve nitelikli işçileri çeken, piyasa denge ücretinin üzerinde olan ücret. krş. etkin ücret kuramları. Teşvik primi.

Efficiency in resource allocation : Kaynak dağılımında etkinlik. Kaynakların toplumun ençok arzu ettiği mal ve hizmetlerin üretiminde kullanılması, diğer bir deyişle isteme uygun malların üretildiği durum.

 

Efficiency in allocation : Kaynakların toplumun ençok arzu ettiği mal ve hizmetlerin üretiminde kullanılması, diğer bir deyişle isteme uygun malların üretildiği durum. Kaynak dağılımında etkinlik.

Efficiency ratio : Verim oranı.

Efficiency wages : Etkinlik ücreti. Teşvik primi. Teşvik ikramiyesi.

İngilizce Efficiencies Türkçe anlamı, Efficiencies eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Efficiencies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Feats : Başarı. Kahramanlık. Beceri. Beceriklilik. Yiğitlik. Üstün başarı. Ustalık.

Makes : Biçim. Kazanç. Yapılış şekli. Yapı.

Activity : Çocukların, kendi amaç ve gereksinmelerine uygun geldiği için isteyerek katıldıkları herhangi bir öğrenme durumu. Etkiniik. İşleklik. İş. Eylem. Bir bilgi işlem dizgesinde ana kütük tutanaklarının, öngörülen belirli bir dönem içinde, gördükleri işlem sayısıyla gösterilir nitelikleri. Fiil. İnsanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri kuran, düzenleyen ve denetleyen eylemleri.

Clouts : Vurmak. İndirmek. Prestij. Güç. Patlatmak. Nüfuz. Torpil. Paçavra. Darbe.

Efficiency : Ehliyet. Bir iş başarma ya da amaç gerçekleştirme güç ve olanağı. Verimlilik. Hızlı ve verimli çalışma. Enaz çaba veya maliyet ile ençok sonuç elde etme kapasitesi. krş. iktisadi etkinlik, teknik etkinlik. Birim ham özdek başına elde edilen ürünün % olarak gösterilmesi. Tesir. Etkililik.

Proficiencies : Maharet. Meleke. Yeterlilik. Uzmanlık. Ustalık. Aşinalık. Beceriklilik.

 

Action : Devinim. Çalışma şekli. Oyuncunun sahne üzerindeki hareketler dizisi. oyunun temasını hareketlendiren gelişim. bir hareketin aksiyon olabilmesi için itici bir nedenden çıkması gerekir. olay dizisi. oyunun öyküsü. dış aksiyon : göze yönelen hareketler bütünü. iç aksiyon : düşünce ve duyguya yönelen davranışlar ve ilişkiler bütünü. eylem. Faaliyet. Muharebe. Çarpışma. Devinme. Öykülü bir filmin, bir televizyon oyununun konusunu oluşturan olaylar dizisi. bu konuyu başlatan, geliştiren, sonuca ulaştıran olayların sıralanmasından oluşan durum. İs. Dava.

Supererogation : İstenenden fazlasını yapma. Görevinden fazlasını yapma.

Capacities : İktidar. Güç. Hacim. Sıfat. Kabiliyet. Kapasite.

Efficiencies synonyms : beadledom, acumens, meddlesomeness, activisms, effectuality, act on, bearing, adequacies, forcefulness, ability, aptness, competence, effectiveness, act, operation, competences, act upon, acumen, aptitude, clout, drags, activism, bents, make, debit, rationalities, efficacy, drag, artistry, officiousness, artistries, feat, efficacies.