Capacities türkçesi Capacities nedir

Capacities ingilizcede ne demek, Capacities nerede nasıl kullanılır?

Incapacities : İktidarsızlık. Salahiyetsizlik. Yeteneksizlik. Yetkisizlik. Yetersizlik. Acziyet. Kapasitesi olmama. Kabiliyetsizlik. Ehliyetsizlik. Güçsüzlük.

Capacitive : Bir elektrik şarjını depolama kapasitesi ile alakalı (elektrik). Kapasitif. Kapasitansa ait. Sığal.

Capacitive coupling : Sığal bağlaşım. Kapasitif bağlantı. İki devrenin bir kondensatör ile bağlanması. Kapasitif kuplaj.

Capacitive diagram : Kapasitif diyagram.

Capacitive feedback : Kapasitif geri besleme.

Capacitive load : Kapasitif yük. Sıga yükü. Sığa yükü. Sığal yük. Akımın, geriliminden ileri sürüldüğü bir dalgalı akım çevrimindeki yük.

Capacitive transducer : Kapasitif güç çevirici.

Capacitance bridge : Kapasite köprüsü.

Capacitive tuning : Sığal ayar.

Capacitive window : Kapasitif pencere.

İngilizce Capacities Türkçe anlamı, Capacities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Capacities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adequacy : Bir örneğin, yansıttığı ayrıtların süreğen olduğu yolunda güven verecek sayısal büyüklükte olması. Yeterlilik. Ehliyet. Uygunluk. Kifayet. İstihkak.

 

Potency : Potens. Etki. Salahiyet. Yetki. Cinsel güç. Nüfuz. Kuvvet. Potansiyel.

Output : Çıkış gücü. Belirli bir dönemde, belirli bir miktarda üretim faktörü kullanılarak elde edilen ürün miktarı. Çıktı. Çıkış. Bir veri işlem dizgesince ya da onun herhangi bir birimince dizge dışına gönderilen veri. Çıkan. Faaliyet. Belirli bir süre içinde bir makinenin yapabileceği iş. bir işe yatırılan anamalın belirli bir süre içinde meydana getireceği sonuç. yararlanılmak amacıyla kullanılan her şeyin belirli bir süre bitiminde sağladığı sonuç. Bilgisayar, bilişim, fizik, gitar, iktisat, kimya, ekonomi alanlarında kullanılır.

Ascendance : Soy. Nüfuz. Yukarı çıkma. Üstünlük. Kontrol. Egemenlik. Hakimiyet.

Aptness : Uygunluk. Yatkınlık. Münasiplik. Çabuk kavrama. Meyil. Yerindelik. Zekilik.

Effectivity : Geçerlilik. Kullanışlılık. İşlevsellik. Etkileyicilik. Fonksiyonellik. Yeterlilik. Etkililik. Uygulanabilir. Etkinlik.

Potencies : Kuvvet. Potansiyel. Cinsel güç. Salahiyet. Potens. Yetki. Nüfuz. Tesir.

Acumens : Çabuk kavrama. Çabuk kavrayış. Çabuk kavrama yeteneği. Feraset. Keskin zek­a. Zeka. Yerinde ve doğru karar alma. Sezgi. Basiret.

Determinant : Belirleyici. Etkin olan. Belirleyici faktör. Tayin eden. Tamlayan. Belirteç. Bilgisayar, ekonomi, fizik, kimya, gramer alanlarında kullanılır. Hakim olan. Hükmeden.

Efficiency : Etkinlik. Hızlı ve verimli çalışma. İşgüzarlık. Enaz çaba veya maliyet ile ençok sonuç elde etme kapasitesi. krş. iktisadi etkinlik, teknik etkinlik. Bir iş başarma ya da amaç gerçekleştirme güç ve olanağı. Etkililik. Liyakat.

Capacities synonyms : ardous, virilities, birr, capableness, arm, capacitance, body, cubage, adjectives, adequacies, benting, clout, duty, crops, competences, capabilities, capability, outputs, potentials, rulership, volumes, proficiency, crop, bent, potential, gauge, characters, bodying, character, ability, cubing, puissance, competencies.