Potencies türkçesi Potencies nedir
Potencies ingilizcede ne demek, Potencies nerede nasıl kullanılır?
Impotencies : Empotans. Zayıflık. Güçsüzlük. İktidarsızlık. Etkisizlik. Acizlik. Cinsel iktidarsızlık.
Totipotencies : Hücrenin farklılaşabilme yeteneği. Totipotensi. Tam donanımlılık.
Potency : Salahiyet. Etki. Tesir. İktidar. Potens. Nüfuz. Potansiyel. Kuvvet. Cinsel güç. Yetki.
Ecological potence : Bir türün belirli bir çevre faktörüne bağlı olarak büyüyüp ürediği şartların bunduğu alan. Bir türün belli bir çevre faktörüne bağlı olarak büyüyüp ürediği şartların bulunduğu alan. Ekolojik potansiyel. Ekolojik potenz. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Ecological potency : Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Ekolojik potansiyel. Ekolojik potenz. Bir türün belli bir çevre faktörüne bağlı olarak büyüyüp ürediği şartların bulunduğu alan. Bir türün belirli bir çevre faktörüne bağlı olarak büyüyüp ürediği şartların bunduğu alan.
Impotence : İktidarsızlık. Cinsel güçsüzlük. Zayıflık. Etkisizlik. İmpotens. Acizlik. Empotens. Adem-i iktidar. Güçsüzlük.
Prepotency : Baskınlık. Prepotensi. Genetik özelliklerini dölüne geçirebilme. Prepotenslik. Bir çiçeğin kendi polenleri yerine başka bir çiçeğin polenleri ile döllenmesi; ana babadan birinin diğerine göre yavruya daha fazla kendi karakterlerini taşıma yeteneği. Güçlülük.
Psychic impotence : Ruhsal iktidarsızlık.
Impotency : Acizlik. Empotans. Cinsel iktidarsızlık. Zayıflık. Etkisizlik. İktidarsızlık. Güçsüzlük.
Omnipotence : Tümgüçlülük. Her şeye gücü yetme. Her şeyi yapabilme. Sınırsız güç. Her şeye kadirlik.
İngilizce Potencies Türkçe anlamı, Potencies eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Potencies ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Accesses : Kullanma. Erişmek. Bilgisayar sistemine girip bilgi almak izni (bilgisayar). Methal. Erişim. Giriş. Yaklaşım. Hastalık nöbeti. Erişme.
Competences : Ehliyet. Liyakat. Kifayet. Beceri. Yeterlilik. Yeterlik. Kabiliyet. Hak. Yetenek.
Influence : İkna etmek. İtibarı kalmamak. Özdeğin sonsuz türlerinden bir ya da birkaçının, başkalarında uyandırdığı her türlü iz ve iz bırakma eylemi. nedensellik,bağlantısı içinde bir nedenin sonucu. Tesir etmek. Ses getirmek. Söz geçirmek. Etki altına almak. Etkili olmak.
Energies : Enerji. Gayret. Erke.
Dominations : Hegemonya. Hakimiyet. İstibdat. Hükmetme. Hüküm. Egemenlik. Otorite. Tahakküm.
Authorization : Yetki verme. Tensip. Uygun görme. Ruhsatname. Onama. Yetkilendirme. Ruhsat.
Diffusion : Diffüzyon. Yayılım. Halkbilim öğe, ürün, olay ya da olaylarının, coğrafyasal düzeyde, bir halk kültüründen diğerine geçişi, bk. temel yayılım, ikincil yayılım, ödünç yayılım. krş. koşut gelişim, dağılım, temel düşünce. Özdeciklerin, derişikliğin daha az olduğu yerlere zamanla yayılmaları olayı. Doğrultulu bir ışınımın bir ortamdan geçerek ya da bir yüzeyden yansıyarak uzaysal dağılışının değişmesi ve birçok doğrultulara yayılması. Moleküllerin ya da iyonların yüksek konsantrasyonlu bir alandan düşük konsantrasyonlu alana geçişleri. Bilgisayar, biyoloji, fizik, kimya, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dağılma. Yeniliklerin piyasada ve piyasa dışı kanallarda yayılma biçimi. Molekül, iyon gibi taneciklerin yüksek yoğunluklu bir alandan düşük yoğunluktaki bir alana doğru net akışı. derişim farkı artışı, moleküllerin küçük oluşu, difüzyon bölgesinin yüzey alanının büyük olması, ısı artışı gibi faktörler difüzyon hızını artırır.
Impression : İzlenim. Damga. Kanı. Tabetme. Taklit. Nüsha. İz. Olgusal durumlara ilişkin işlenmemiş ipuçları ya da henüz çözümlenerek bilgiye dönüştürülmemiş seziler. Belirti. Basım.
Authority : Yetkili. Hak. Bilgisayar, hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. İtibar. Yetki belgesi. Şahadet. Bir bireyin, bir görüşler dizgesinin ya da bir örgütün, kimi nitelikleri taşımaktan ya da kimi orunlarda bulunarak belli hizmetleri yerine getirmekten doğan ve genel olarak tanınan etkisi. Uzman. Bilirkişi. Yetke.
Capability : İstidat. Ehliyet. Yeteneklilik. Kabiliyet. Kudret. Yetenek. Yararlılık.
Potencies synonyms : physiological condition, physiological state, doughtiness, dinted, importance, ardous, virility, emphasis, clout, act, ability, arduous, inoperation, competencies, dominance, action, capacity, drive, efficiency, baffling, penetration, puissance, constrainment, imperium, capacities, clouted, diffusions, birr, clouts, efficacy, physical condition, potency, actions.
Potencies zıt anlamlı kelimeler, Potencies kelime anlamı
Impotency : Etkisizlik. Güçsüzlük. Cinsel iktidarsızlık. Acizlik. İktidarsızlık. Empotans. Zayıflık.
Impotence : Ademi iktidar. İktidarsızlık. Adem-i iktidar. Acizlik. Zayıflık. Empotens. İmpotans. Cinsel güçsüzlük. Güç eksikliği, güçsüzlük, kudretsizlik. erkekte cinsel gücün yetersizliği veya yokluğu, impotans.

Bu kısımda Potencies kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Potencies ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Potencies anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Potencies ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.