Kabahat nedir, Kabahat ne demek

Kabahat; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Kabahat" ile ilgili cümle

  • "Bir kabahat gizlenirse büyür, söylenirse küçülür." - P. Safa

Kabahat hakkında bilgiler

Kabahat , Serdar Ortaç'ın 2 Temmuz 2002 tarihinde çıkardığı Okyanus albümünün çıkış şarkısıdır.

Şarkının sözü Serdar Ortaç'a, müziği A.W. Mohammed'e, düzenlemesi ise Erhan Bayrak'a aittir.

Temmuz 2002'de yayınlanan video klip, Mustafa Mayadağ yönetmenliğinde çekilmiştir. Montajını ise Burak Yalman yapmıştır. Klibin post prodüksiyon işlemleri İmaj'da tamamlanmıştır.

Kabahat ile ilgili Cümleler

  • Eğer bu konuda ben haklıysam sen ve sülalen dünyada da ahirette de yansın, sen haklıysan ben yanayım kabahatin yoksa ikimiz de mutlu olalım.
  • Hayır, kabahatin bende olduğunu düşünmüyorum.
  • Meredith'in kabahati değildi.
  • Kabahat bende ki bu sırrı sana söyledim.

Kabahat anlamı, tanımı:

Kabahat işlemek : Suç olacak, kusur sayılacak bir iş yapmak.

Kabahat samur kürk olsa kimse sırtına almaz : "hiç kimse suçlu olduğunu kabul etmek istemez" anlamında kullanılan bir söz.

Kabahati bulmak : Bir kusur, suç aramak.

 

Kabahati yüklemek : İşlediği bir suçu başkasının üzerine atmak.

Kabahatli : Kabahati olan, kusurlu, suçlu, töhmetli.

Kabahatlilik : Kabahatli olma durumu.

Kabahatsiz : Kabahati olmayan, kusursuz, suçsuz.

Kabahatsizlik : Kabahatsiz olma durumu.

İbadet de gizli kabahat de : "yapılan iyilikler göstermelik olmamalı, işlenen suçlar, ayıplar açığa vurulmamalıdır" anlamında kullanılan bir söz.

Kedinin kabahatini önüne koyarlar öyle döverler : "cezalandırılan kimse suçunun ne olduğunu bilmelidir ki o suçu bir daha işlemesin" anlamında kullanılan bir söz.

Özrü kabahatinden büyük : Bir suç veya kabahat için özür dilerken daha büyük suç işleyen kimseler için söylenen bir söz.

Uygunsuz : Uymayan, yakışık almayan, yaraşmayan, münasebetsiz, namünasip. Kötü davranışlarda bulunan, çirkin hareketleri olan.

Hareket : Davranış, tutum. Yola çıkma. Kas ve eklemlerin, belli doğal şartlar içerisinde işlemeleri sonucu vücut bölümlerinde düzenli ve olumlu etkilerle oluşturdukları yer değişimi. Belirli bir amaca varmak için birbiri ardınca yapılmış olan ilerlemeler, akım. Demir yollarında katarların düzenlenmesi ve hangi saatlerde yola çıkıp hangi duraklarda karşılaşacaklarını düzenleme işleri. Vücudu oynatma, kıpırdatma veya kımıldanma. Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon. Deprem. Bir parçanın yavaşlık, çabukluk derecesi. Devinim.

Çirkin : Karanlık, dalavereli, şüpheli. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz). Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı.

Yakışıksız : Yakışık almayan, uygunsuz, çirkin, münasebetsiz (tavır, hâl vb.).

 

Davranış : Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket. Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı.

Kusur : Elverişsiz durum. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama. Eksiklik, noksan, nakısa. Özür.

Töhmet : Birine yüklenen, işlenildiği sanılan fakat henüz aydınlanmamış olan suç, suçlama.

Serdar : Başkomutan.

Kabahat işlemek : suç olacak, kusur sayılacak bir iş yapmak. İlgili cümle: "“Bu kabahati işlemiş, bu akşam tütsüyü, şerbeti unutmuştum.”" H. R. Gürpınar.

Kabahati bulmak : bir kusur, suç aramak. İlgili cümle: "“O, atı kızdırıyor, çileden çıkarıyor diye, bütün kabahati seyisinde buluyordu.”" A. Ş. Hisar.

Diğer dillerde Kabahat anlamı nedir?

İngilizce'de Kabahat ne demek? : n. fault, guilt, blame, sin, delinquency, demerit, wrongdoing

Fransızca'da Kabahat : faute [la], malfaçon [la], manquement [le], peccadille [la]

Almanca'da Kabahat : n. Übertretung

Rusça'da Kabahat : n. вина (F), грех (M)