Demeriting türkçesi Demeriting nedir

Demeriting ingilizcede ne demek, Demeriting nerede nasıl kullanılır?

Demerit mark : Uyarı.

Demerit : Kabahat. İhtar. İhtar (okulda). Hata. Uyarı. Kusur. Tembih. Yanlış. Suçlanabilir davranış.

Demerits : Suçlanabilir davranış. Kabahat. Hata. Tembih. Kusur. İhtar. İhtar (okulda). Uyarı.

İngilizce Demeriting Türkçe anlamı, Demeriting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Demeriting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Boo boo : Aptalca hata. Aptalca bir hata.

Monitions : İcap edilmesi zorunlu davetiye. İkaz. Davet. Uyarma. İhbarname.

Fault : Hata bulmak. Suçlamak. Başlama atışının kurallara uygun olarak yapılmaması. Günah. Daha önce sıkışık, sertleşmiş katmanların dikey doğrultuda yer değiştirmeleri sonunda yer yer kırılmaları ve bir kırılma düzlemi boyunca kayıp çökmeleriyle oluşan yer biçimi. Kınamak. Yönetmeliğe aykırı hareket. Fay. Yanlış. Kayaç kütlelerinin, bir kırılma düzlemi boyunca yerlerinden kayması.

Direction : Bir filmin çevrilişinde tutulan yol. bir yönetmenin filmi gerçekleştirirkenki çalışmalarının tümü; bu çalışmaların kendine özgü niteliği. tv. bir televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesinde tutulan yol. bir yönetmenin izlenceyi gerçekleştirirkenki çalışmalarının tümü; bu çalışmaların kendine özgü niteliği. Talimat. Oyun düzeni. Müdürlük. Yönetim. Sahneye koyucunun belli bir oyun için oyuncuları düzene alması ve onları oyuna uygun bir uyum içine sokması için yaptığı hazırlık, çalışma. (oyun düzeni, sahneye koyma). Mizansen. Yön. İstikamet.

 

Cavil : Şikayetçi olmak. Kusur bulmak. Bahane. İtiraz. Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde). Bahane aramak.

Culpable : İhmalli. Kusurlu. Taksirli. Suçlanmayı hakeden. Kusur oluşturan. Suçlu. Kabahatli. Suçlu tutulabilir.

Delinquencies : Suça sürüklenme. Suç işleme. Suç işleme (çocuklarda). Kötüye kullanma. Görevi ihmal etme. Kurallara uymama. Borçların ödenmemesi. Suç.

Defaults : Yeralmama. İhmal. Yükümlülüğünü yerine getirmeme. Gıyap. Gelmeme. Varsayılanlara. Varsayılanlar.

Defalcations : Zimmete geçirilen miktar. Zimmetine para geçirmek. Eksiklik. Zimmete geçirme. Zimmete geçirilen para. Çalma. Zimmetine geçirme. Zimmete para geçirme.

Caviled : Bahane aramak. Şikayetçi olmak. İtiraz. Kusur bulmak. Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde). Bahane.

Demeriting synonyms : cavils, defalcation, guilt, demerits, defecting, warnings, culpas, alert, clangers, excitation, criminality, criminalities, demerit mark, boners, default, blame, culpability, broch, defect, exhortation, foretokens, advices, bloomer, injunctions, defectiveness, exhortations, foretokening, gaffe, warning, culpae, adjurations, blemish, adjuration.