Demerits türkçesi Demerits nedir

Demerits ile ilgili cümleler

English: There are merits and demerits to both your opinions so I'm not going to decide right away which to support.
Turkish: Her iki görüşün avantajları ve dezavantajları vardır bu yüzden hangisini destekleyeceğime hemen karar vermeyeceğim.

Demerits ingilizcede ne demek, Demerits nerede nasıl kullanılır?

Demerit mark : Uyarı.

Demerit : Tembih. Kabahat. Suçlanabilir davranış. İhtar. Hata. İhtar (okulda). Uyarı. Yanlış. Kusur.

Demeriting : İhtar (okulda). Kusur. Uyarı. Suçlanabilir davranış. Kabahat. Hata. Tembih. İhtar.

Demerara : Esmer şeker.

Demerara sugar : Esmer şeker. Guyana'da hafif esmer şeker.

Demerger : (britanya ingilizcesi) iki veya daha fazla şirket arasındaki birleşmenin feshedilmesi. Şirket ayrılması. Dağılma. Şirket bölünmesi. Bir şirketin daha büyük bir grup veya şirketten ayrılması. Ayrılma. İşletmenin bir bölümünü ayırarak elden çıkarma.

Semidemersal : Semidemersal. Suyun dip kısmına yakın ve su zeminiyle bağlantısı olmaksızın pelajik olarak yaşayan, semipelajik. Yarı demersal. Hemipelajik.

Demean oneself : Benliğini kaybetmek. Kendini küçültmek.

Deme : Eski grek halkı. Nahiye.

Demersal : Dibe ait, dipte yaşayan. Deniz tabanında. Demersal. Batmış. Denizin dibinde veya dibine yakın yerde yaşayan. Göl ve denizlerin taban ya da tabana yakın kısımlarında yaşama. Sualtında.

 

İngilizce Demerits Türkçe anlamı, Demerits eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Demerits ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hardihood : Cesurluk. Atılganlık. Arsızlık. Tahammül. Cüret. Metanet. Küstahlık. Cesaret. Yüreklilik. Dayanıklılık.

Direction : Bir filmin çevrilişinde tutulan yol. bir yönetmenin filmi gerçekleştirirkenki çalışmalarının tümü; bu çalışmaların kendine özgü niteliği. tv. bir televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesinde tutulan yol. bir yönetmenin izlenceyi gerçekleştirirkenki çalışmalarının tümü; bu çalışmaların kendine özgü niteliği. Açıklama. İstikamet. Bilgisayar, sinema, televizyon, ekonomi, tiyatro alanlarında kullanılır. Kumanda. Yönetme. Emir. Müdürlük. Alıcı adresi. Direktörlük.

Culpability : Suç. Kusurluluk. Suçluluk.

Defecting : Kaçmak. Özür. Arıza. Döneklik etmek. Bozukluk. Sığınmak. Ayrılmak. İltica etmek.

Aberration : Sapkınlık. Aberrasyon. Dalalet. Doğru yoldan ayrılma. Anormallik. Normalden sapma. Merceklerin görüntüyü oluşturmalarında ortaya çıkan kusurlar. (başlıca sapınçlar, renkser, yuvarsal, fıçı sapması, yastık sapmasıdır). İnhiraf. Yoldan çıkma.

Alert : İkaz etmek. Tehlikeye karşı uyarı. Ayık kalmak. Hazır olmak. Uyanık. Alarma geçirmek. Alarm vermek. Açıkgöz. Atik. Heyecan sinyali.

Blemish : Lekelemek. Şaibe. Leke. Çirkinleştirmek. Güzelliğini bozmak. Karalamak. Bozmak. Damga. Özür.

 

Boo boo : Aptalca hata. Aptalca bir hata.

Defects : Özür. Problemli haller. Sakatlık. Eksiklik. Noksan. Kapak arızası. Kusurlar. Arıza. Bozukluk.

Injunction : Emir. Resmi emir. Uyarma. Karar. Mahkeme emri. Men. Kesin emir. Öğüt.

Demerits synonyms : culpable, boldness, demerit mark, guilt, faults, demerit, adjuration, defectiveness, exhortation, fault, warning, advice, gaffe, monitions, booboos, booboo, daring, cavil, cavils, commination, defect, caveating, crime, warnings, exhortations, clanger, notice, old, criminality, caution, boner, advices, bloomer.

Demerits zıt anlamlı kelimeler, Demerits kelime anlamı

Young : Gençlik. Döl. Yavru. Küçük. Taze. (hayvan) yavru. Genç. Hayvan yavrusu. Yeni. Gençler.

Timidity : Çekingelik. Yüreksizlik. Tutukluk. Utangaçlık. Ürkeklik. Çekingenlik. Korkaklık.