Defects türkçesi Defects nedir
Defects ile ilgili cümleler
English: This system has obvious defects.
Turkish: Sistemin belli eksiklikleri var.
English: Recent investigations have demonstrated that the application of Emmet's theory is not always without defects.
Turkish: Son araştırmaların gösterdiğine göre, Emmet'in teorisinin uygulanması her zaman kusursuz değildir.
English: They checked the machine for defects.
Turkish: Arızalar için makineyi kontrol ettiler.
English: The vehicles are inspected for defects at least every three months.
Turkish: Araçlar arızalar için en az her üç ayda bir kontrol edilir.
Defects ingilizcede ne demek, Defects nerede nasıl kullanılır?
Atrial septal defects : Atriyal septal defekt. Kulakçık bölme kusurları. Kulakçıklar arasındaki bölmenin doğuştan tam veya kısmi olarak kapanmaması sonucu ortaya çıkan, bir grup kalp hastalığı, atriyal septum defektleri. Atrial septal defekt.
Endocardial cushion defects : Endokardiyal yastık defekti. Endokard yastık kusurları. Kalbin iç zarının yastıklarındaki gelişim anomalilerinden kaynaklanan yapılış bozuklukları. bunlar üçlü kapakta yarık oluşumlu ventriküler septal defekt ve atriyoventriküler kanal kusurlarıdır.
Hereditary defects : Kalıtsal kusurlar. Kalıtım yoluyla jenerasyondan jenerasyona geçen hastalıklar ve anormallikler.
Perceptual defects : Ayrıksı bir özellik olarak olgusal durumların aykırı ya da aldatıcı bir biçimde algılanması. Algı bozukluğu.
Zero defects : Sıfır bozukluk. Sıfır kusurlu.
Defect of vision : Görme bozukluğu.
Birth defect : Doğuştan gelen kusur. Doğuştan gelen arıza veya sorun (eksik uzuv vs gibi). Doğuştan olan özür. Doğum kusuru.
Atrial septal defect : Atriyal septal defekt. Atriyal septum defekti. Atrial septal defekt. Kalbin sağ ve sol kulakçıkları arasındaki septumda doğuştan delik veya açıklık bulunması.
Character defect : Karakter zayıflığı.
Defect in character : Kişilik bozukluğu.
İngilizce Defects Türkçe anlamı, Defects eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Defects ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Overcome : Hakkından gelmek. Haklamak. Altından kalkmak. Halletmek. Alt etmek. Mağlup etmek. Aşmak. Zayıf düşürmek. Başa çıkmak. Başarı elde etmek.
Deformation : Deformasyon. Çirkinleştirme. Biçimini bozma. Yamulma. Değiştirim. Biçim bozulması. Biçimsizleştirme. Bozulum. Bozunum.
Allegation : Suçlama. Mazeret. İthamname. İleri sürme. İddia. İtham. Sav. Bahane.
Bumpiness : Yamru yumruluk. Düzensizlik. Eşitsizlik. Eğrilik. Sarsıntı.
Deformities : Şekil bozukluğu. Biçimsizlik. Moral bozukluğu.
Disability : Sakınca. Malullük. Zaaf. İş göremezlik hali. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Yetkisizlik. Kifayetsizlik. İlgi dağılması, yoğulum azalması gibi durumsal etkenlerden ya da bilgisizlik gibi sürecen özelliklerden ötürü bir yanıtlayıcının, istenen bilgiyi verme gücünden yoksun olma durumu. Erksizlik. Mahzur.
Blemishing : Çirkinleştirmek. Bozmak. Leke. Güzelliğini bozmak. Lekelemek. Karalamak. Hata. Şaibe. Damga.
Default : Yapmama. Gıyap. Karşılaşmaya katılmamak. Gelmeme. Borcu ödememek. Bir görevi yerine getirmemek. Hükmen mağlup sayılmak. Mahkemeye gelmemek. Yükümlülüğünü yerine getirmeme.
Veto : Reddetmek. Red. Ret. Bir yetkilinin bir öneriye ya da bir olaya karşı olduğunu bildirmesi, onu yadsıması. Veto hakkı. Yasak. Veto. Olmazlama. Veto etmek.
Culpa : Suçluluk. (latince) kabahat. İhmal. Suçlanmaya değer olma niteliği. Hata.
Defects synonyms : pull round, defalcations, breakdowns, decompose, imperfect, decomposition, wallop, beat out, deficiencies, dearths, beat, gappy, handicap, alibiing, apologies, handicaps, flawing, deformations, defecting, missing, decomposes, imperfections, pull through, fault, short coming, defaults, flaw, vote out, deficits, decremented, disablement, defective, defectiveness.
Defects zıt anlamlı kelimeler, Defects kelime anlamı
Succumb : Yenik düşmek. Yenik düşmek (hastalığa). Dayanamamak. Pes etmek. Dayanamayarak karşı gelmekten vazgeçmek. Karşı koyamamak. Direnememek. Ölmek. Boyun eğmek. Çökmek.
Beginning : Başlangıç noktası. Milad. Başlama. Menşe. Başlangıç çekidi. Kaynak. Köken. Baş. İptida. Neşet.
Victory : Galebe. Tek ya da takım olarak yapılan karşılaşmayı kazanmış olma durumu. Galibiyet. New york eyaletinde yerleşim yeri. Yengi. Muzafferiyet. Utku. Başarı. Zafer.
Defects antonyms : success.

Bu kısımda Defects kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Defects ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Defects anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Defects ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.