Deformation türkçesi Deformation nedir

  • Değiştirim.
  • Sakatlık.
  • Bozulma.
  • Şekil değiştirme.
  • Biçimsizleştirme.
  • Çirkinleştirme.
  • Biçim bozukluğu.
  • Deformasyon.
  • Bozunum.
  • Bozulma, normal biçimini ve yapısını kaybetme, deformasyon.
  • Biçimini bozma.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Biçim bozulması.
  • Bozulum.
  • Normal biçimin veya yapının bozulması.
  • Yamulma.

Deformation ingilizcede ne demek, Deformation nerede nasıl kullanılır?

Deformation of metals : Metal bozunumu. Metal deformasyonu.

Deformation potential : Bozulma potansiyeli. Biçim yitimi erkili. Bir metal ya da yarıiletkenin buzsul örgüsünde yerel çarpalım sonucu ortaya çıkan ve yapıdaki özgür eksicikleri etkileyen elektriksel erkil. Deformasyon potansiyeli.

Deformation processes : Bozunum süreçleri. Bozundurma süreçleri.

Mechanical deformation process : Mekanik deformasyon işlemi.

Stress deformation diagram : Gerilim bozunumu çizgesi. Gerilim bozunum çizgesi. Gerilme şekil değiştirme diyagramı. Gerilim deformasyon diyagramı.

Permanent deformation : Kalıcı şekil değişikliği. Kalıcı şekil değiştirme. Sürekli deformasyon. Kalıcı bozunum. Kalıcı deformasyon.

Hot deformation : Sıcak deformasyon. Sıcak bozundurma. Sıcak bozunum.

Elastic deformation : Esnek deformasyon. Esnek bozunma. Elastik deformasyon. Esnek şekil değişimi.

Critical deformation : Kritik bozunum. Kritik deformasyon.

 

Cranial deformation : Kafatası biçimi değiştirimi. Sargılamak, bağlamak, tahtalarla sıkıştırmak, ovmak yoluyla çocuğun kafatasının doğal biçimini değiştirme; ona istenilen biçimi ve güzelliği verme kılgısı.

İngilizce Deformation Türkçe anlamı, Deformation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deformation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Damage : Karşıtlarının içgüdüleri dışında mal değerlerini yitirici nitelikte çıkagelen yıkım, döküm, dokunca gibi etkenler. Hasar. Yıkım-döküm. Zarar vermek. Hasar yapmak. Ziyan. Bir malda kırılma, dökülme, bozulma gibi istek dışı nedenlerle ortaya çıkan zarar. Zarara sokmak. Zarar. Değerini düşürmek.

Abattoir : Kesimevi. Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Mezbaha. Salhane.

Accident : Kaza. Araz. Bir nesnenin ikincil ve öze ilişkin olmayan özelliği. Beklenmedik olay. Arıza. Tesadüf. İş kazası. Rastlantı. Hukuk, madencilik alanlarında kullanılır.

Morphing : Kesintisiz dönüşüm. Biçim değiştirme.

Abaxial : Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksen dışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksendışı. Eksenden uzak. Abaksiyal.

Breakdowns : Sağlığın bozulması. Tahlil. Tutukluk. Çöküntü. Çökme. Analiz. Çalışma arızası. Sinir bozukluğu. Arıza.

Breach : Kırmak. Bozma (anlaşmayı). İhlal. Uymama. Yarık. Gedik açmak. Yarmak. Bozmak. Gedik.

Disturbance : Rahatsızlık. Kargaşa. Bozukluk. Veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Doğrusal regresyon çözümlemesinde y ile x arasındaki gerçek ilişki modelinde, (a+bx) ile hesaplanan tahmini ana kitle değeriyle gerçek ana kitle y değeri arasındaki fark. Üzüntü. Telaş. Sıkıntı. Fesat.

 

Deterioration : Parçalanma. Kötüye gitme. Fenalaşma. Çürüklük. Kötüleşme. Gerileme. Kalite kaybı.

Deformation synonyms : change in dimension, corruption, disabilities, being impaired, a amplitude mod, a c deformity, disfigurements, a clay, flawing, transitivity, abdominal ovariectomy, being spoiled, a dna, breaches, transformation, abdominal distention, transfiguration, handicap, modulation, contortion, disablement, decay, shearing stress, defectiveness, defects, flaw, metamorphism, distortion, deformity, impairment, deteriorations, harm, disability.

Deformation ingilizce tanımı, definition of Deformation

Deformation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of deforming, or state of anything deformed.