Bozukluk nedir, Bozukluk ne demek

Hukuki terim anlamı:

1) ayıb. 2) noksan. ~ lara karşı sağlama: ayıblara karşı tekeffül (te'mînât).

İktisat alanındaki kelime anlamı:

[Bakınız: bozuk para]

Fransızca'da Bozukluk ne demek?:

embarras

Osmanlıca Bozukluk ne demek? Bozukluk Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

ayıp

Bozukluk kısaca anlamı, tanımı:

Ağzı bozukluk : Ağzı bozuk olma durumu.

Başıbozukluk : Düzensiz davranış, düzensizlik, disiplinsizlik.

Deli bozukluk : Deli bozuk olma durumu.

Kanı bozukluk : Kanı bozuk olma durumu.

Niyeti bozukluk : Niyeti bozuk olma durumu.

Sütü bozukluk : Sütü bozuk olma durumu.

Tüyü bozukluk : Tüyü bozuk olma durumu.

Beslenme bozukluğu : Bazı organ ve dokularda veya organizmanın bütününde şekil veya çalışma düzensizliği meydana getiren, bir veya birkaç beslenme görevinin bozulması.

Davranış bozukluğu : İnsan davranışlarının ruhsal dengesizlik nedeniyle normal seyrinin dışına çıkması.

Doku bozukluğu : Yara, darbe, iltihap, ur vb. sebeplerle bir organda ortaya çıkan bozukluk, yıpranma, lezyon.

Konuşma bozukluğu : Bazı sesleri gereği gibi çıkaramamaktan ileri gelen söyleyiş, kötü telaffuz etme.

Bozuk : Görevini yapamaz duruma gelmiş (organ). Türk halk müziğinde, bağlamadan biraz büyük ve meydan sazından küçük dokuz telli bir saz. Kötümser, gergin, huzursuz, karışık. Kızgın, sıkıntılı. Madenî para, bozuk para. Bozulmuş olan.

 

Durum : Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Para : Kuruşun kırkta biri. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit. Kazanç.

Olma : Olmak işi.

Bozuk para : Ufak birimlere ayrılmış para, ufaklık, ufak para, bozuk, bozukluk.

Bozukluk uyarı çevirgeci : Dizgede bir aksaklık olduğunda, uyarı amacı ile sesli ya da ışıklı bir imleci devindiren çevirgeç.

Bozukluk ile ilgili Cümleler

  • Görme bozukluklarının hayal gücünü geliştirme gibi bazı iyi tarafları da vardır.
  • İşlevsel bir bozukluk bulduk.
  • Daktilomda bir bozukluk var.
  • Antipsikotik ilaçlar kişilik ve karakter bozukluklarına neden olabilirler.
  • O psikiyatrist yeme bozuklukları konusunda uzmanlaşmış.
  • B12 vitamini eksikliği vücutta önemli bozukluklara yol açabilir.
  • Tom'a bipolar bozukluk tanısı konuldu.

Diğer dillerde Bozukluk anlamı nedir?

İngilizce'de Bozukluk ne demek? : n. being broken down, defect, failure, irregularity, deformity, disturbance, coin, small chance, chicken feed, decomposition, distortion, faultiness, foulness, hilliness, putrescence, rupture, taint, unsoundness, upset

Fransızca'da Bozukluk : délabrement [le], dépravation [la], dérangement [le], trouble [le]

Almanca'da Bozukluk : n. Beschädigung, Defekt, Fehler, Fehlerhaftigkeit, Heiserkeit, Kleingeld, Panne

Rusça'da Bozukluk : n. сбой (M), расстройство (N), расстроенность (F), гнилость (F)