Chickenfeed türkçesi Chickenfeed nedir

Chickenfeed ingilizcede ne demek, Chickenfeed nerede nasıl kullanılır?

Chicken breast : Güvercin göğüsü. Tavuk göğsü. Piliç göğsü.

Chicken breasted : Şişkin göğüslü (kusur).

Chicken broth : Tavuk suyu.

Chicken coop : Tavuk kümesi. Kümes.

Chicken dung : Tavuk gübresi.

Chicken farming : Tavuk çiftliği.

Chicken infectious anemia : Tavukların enfeksiyöz anemisi. Tavuklarda aplastik anemi, genel lenfoid atrofiyle birlikte bağışıklık sisteminin baskılanması ve birçok organda çekirdek içi, eozinofilik inklüzyon cisimciklerinin varlığıyla belirgin bir sirkovirüs enfeksiyonu.

Chicken kabob : Tavuk şiş. Tavuk kebabı. Bir şiş üzerinde fırında kızartılan tavuk parçaları.

Chicken livered : Ödlek. Tavşan yürekli. Korkak.

Chicken feed : Metaamfetamin. Tavuk yemi. Kristal meth. Met. Az para. Bozuk para. Kuş yemi. Bozukluk. Devede kulak.

İngilizce Chickenfeed Türkçe anlamı, Chickenfeed eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Chickenfeed ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Hard currency : Tedavüldeki para. Konvertibl para. Değeri yüksek konvertibl para. Altın ve ya gümüş karşılığı var olan ve değeri değişmeyen para. Sert para. Güçlü para. Diğer ulusal paralar karşısındaki değeri sabit ve istikrarlı olan ve kolaylıkla diğer ulusal paralara çevrilebilen para. krş. rezerv para. Para dolaşımı. Kuru yükselme eğilimi gösteren kuvvetli para birimi.

 

Being broken down : Düşkünlük.

Bits : Parçalar. Bit. Yuva açma aletleri. Gem. Matkap. Lokma. Dizgin. Delgi. Eksik etek.

Slummy : Dökülen. Gecekondu semtine benzeyen. Kirli. Kenar mahalle veya varoşlarla alakalı. Gecekondu mahallesi özelliğinde olan. Aşırı derecede kalabalık ve fakirlikten muzdarip. Pis.

Chicken feed : Devede kulak. Met. Kuş yemi. Metaamfetamin. Kristal meth. Az para. Tavuk yemi.

Coin : Para kazanmak. Küçük birimler üzerine basılmış madeni para. Uydurmak. Madeni para basmak. Sikke. Para. Basmak. Eşyanın değerini ölçmek üzere değişim aracı olarak kullanılmakta olan satağa çıkarılan kağıt ya da madensel değişim aracı. değer ve eder ölçüsü birimi. Deyim bulmak. Değeri, devletin resmi damgası ile garanti edilmiş maden para.

Small change : Önemsiz sözler. Ufaklık. Küçük değişiklik. Önemsiz kimse. Ufak para.

Cash : Para. Peşin ödeme. Bilgisayar, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Mal alınırken parasının ödenmesi. Peşin. Ödenili. Peşin para. Bozdurmak. Mangır. Paraya çevirmek.

Bumpiness : Düzensizlik. Sarsıntı. Yamru yumruluk. Eşitsizlik. Eğrilik.

Chickenfeed synonyms : chump change, divisional coin, loose change, decompose, small money, defect, token money, crankiness, mintage, decayedness, hard cash, coins, decomposes, anomaly, defectiveness, decompositions, decomposition, defecting, defects, bit, deformities, fractional money, fractional currency, shrapnel.