Özür nedir, Özür ne demek

Özür; kökeni arapça dilinden gelmektedir.

"Özür" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Harp tarihi bu saldırı için hiçbir özür bulamayacaktır." - F. R. Atay
  • "Bu evin birtakım özürleri var. Özrüm var, uzun yol yürüyemem."

Hukuki terim anlamı:

ma'zeret. ~ dileme, özürlenme: i'tizâr.

Özür anlamı, tanımı:

Özür dilemek : Özrünü ileri sürerek bir işi yapmayı istememek, bir işten bağışlanmasını istemek. yaptığı bir yanlıştan ötürü bağışlanmasını istemek.

Özrü kabahatinden büyük : Bir suç veya kabahat için özür dilerken daha büyük suç işleyen kimseler için söylenen bir söz.

Özürlü : Engelli. Özrü olan. Kusuru olan, defolu.

Özürsüz : Özrü olmaksızın. Özrü olmayan.

Kusur : Elverişsiz durum. Bilerek veya bilmeyerek bir işi gereği gibi yapmama. Özür. Eksiklik, noksan, nakısa.

Görülme : Görülmek işi.

Gerek : İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.

Mazeret : Bahane. Özür.

Sürme : Sürülerek kullanılan. Masa ve dolapta küçük çekmece. Sürmek işi. Kirpik diplerine sürülen siyah boya, sürme, is. Kapı kanadını içeriden kapama, dolap kapağını yerinde tutma vb. işlere yarayan ve yuvası içinde ileri geri sürülebilen sistem, sürgü. Sürme mantarıgillerin yol açtığı ve tanelerin içini kurum karası bir tozla dolduran ekin hastalığı, rastık.

 

Sakatlık : Yanlış, kusur, hata. Sakat olma durumu, malullük, maluliyet. Kaza, terslik.

Bozukluk : Bozuk olma durumu. Bozuk para.

Eksiklik : Eksik olma durumu, eksik olan miktar, noksan, nakisa, fıkdan.

Veya : Olacağı sanılan, seçime bırakılan şeyler ikiden çok olduğunda kullanılan bir söz. Ayrı olmakla birlikte aynı değerde tutulan iki şeyi anlatan kelimelerden ikincisinin önüne getirilen söz, yahut.

Elverişsizlik : Elverişsiz olma durumu.

Defo : Kusur, özür, bozukluk.

Özür dilemek : özrünü ileri sürerek bir işi yapmayı istememek, bir işten bağışlanmasını istemek. İlgili cümle: "“Onları, ayakta bekleyenleri görünce özür diledi.”" N. Araz. yaptığı bir yanlıştan ötürü bağışlanmasını istemek. İlgili cümle: "“Karyolasına ilişti, odası için özür dileyip dilememeyi düşündü.”" P. Safa.

Özür yazır etmek : Sözde neden aramak.

Özürlenmek : Sakatlanmak.

Özürlü birim : (nitelik denetimi). Nitelik denetiminde önceden saptanmış ilkeye uymadığından geri çevrilen birim.

Özürlü çocuk : Bedensel ya da zihinsel bakımdan bir özürü bulunan, yetişmesi ve gelişmesi için özel eğitim önlemlerinin alınması gereken çocuk. Beden, anlık, duygu, eğitim ve toplumsal durumları yönünden düzgülülere göre yetersiz olan çocuk.

Özürlü işe gelememe : İşçilerin, işe sayrılık ya da başka nedenlerle gelememeleri.

 

Özürlü oranı : (Nitelik denetimi) Nitelik denetiminde özürlü birim sayısının toplam birim sayışma oranı.

Özürlülük : Özürlü olma durumu.

Özürparmak : Araba tekerinde ağaç parmaklar arasında bulunan tek demir parmak. (Yukarıkaşıkara *Yalvaç -Isparta)

Özürsüz işe gelmeme : İşçilerin işe özürleri olmadığı halde gelmemeleri.

Özür ile ilgili Cümleler

  • Ali özür dilemek zorunda kalmayacak.
  • Özür dilemek için buradayım.
  • Ali kendi web sitesinde alenen özür dileyerek telafi etmeye çalıştı.
  • Özür dilemek büyük bir erdemdir.
  • Burak partiye gitmesine izin vermediği için kızı Tuğba'dan özür diledi.
  • Özür diledim.
  • Özür dilemek için şimdi çok geç.
  • Özür diledim fakat o zaman bile benimle konuşmadı.
  • Özür diledim, bu yüzden beni rahat bırak, tamam mı?
  • Ali hiç özür dilemedi.
  • Ali Mary'den telafi etmeye ve özür dilemeye çalıştı.
  • Özür dileme.
  • Ali bir özür diledi.
  • Tom'dan özür diledim.

Diğer dillerde Özür anlamı nedir?

İngilizce'de Özür ne demek? : adj. apologetic, apologetical, crack

n. apology, excuse, pardon, flaw, defect, disablement, handicap, allegation, putoff, reparation, vice, amends

Fransızca'da Özür : excuse [la]

Almanca'da Özür : n. Entschuldigung

Rusça'da Özür : n. извинение (N), прощение (N), оправдание (N), недостаток (M), изъян (M), порок (M), дефект (M)