Allegation türkçesi Allegation nedir
Allegation ile ilgili cümleler
English: It's an absurd allegation.
Turkish: O saçma bir iddia.
English: The allegations are completely unfounded.
Turkish: İddialar tamamen asılsız.
English: Ali has denied the allegations.
Turkish: Ali iddiayı yalanladı.
English: Are these allegations true?
Turkish: Bu iddialar doğru mu?
English: Can you prove the allegations?
Turkish: İddiaları kanıtlayabilir misin?
Allegation ingilizcede ne demek, Allegation nerede nasıl kullanılır?
False allegation : Gerçek dışı iddaa. Gerçekte hiçbir temeli olmayan suçlama. Gerçek olmayan iddaa.
Allegations : Mazeret. İleri sürme. Özür. İddia. Bahane. Sav.
Denied the allegations : Suçlamaları kabul etmedi. Kendisine yöneltilen suçlamalar karşı geldi. Suçlamaları reddetti.
Series of allegations : Özürler derlemesi. Mazeretler dizisi.
Series of mutual allegations : Biri diğeri üzerine suçlama yapma. Karşılıklı mazeretler serisi. Mazeretler dizisi.
İngilizce Allegation Türkçe anlamı, Allegation eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Allegation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Absente : Latince absente reo (davalının hazır olmaması) deyiminin bir parçası. Yitimli.
Administration of justice : Yargı. Adliye. Adalet yönetimi. Yargı idaresi. Kaza uygulamaları.
Impeachment : Memurun itham edilmesi. Görevi kötüye kullanma suçlaması. Mahkemeye verme. Reddetme. Kabul etmeme. İtiraz. Şüphe. Kuşku.
Delation : Ele verme. Şikayet. İspiyon etme. Gammazlama. İhbar etme. Delasyon. Polinükleotid iplikçik (dna) üzerindeki normal baz sıraları arasından bir baz çiftinin çıkması.
Imputation : Yakıştırma. Töhmet. Atfetme. İsnat. İsnad. Üstüne atma. İsnad etme. Başkasına yükleme.
Charging : Doldurma. Şarj eden. Ağırlaştırma. Kitaplıktan dışarı çıkarılmasında sakınca görülmeyen gereçleri, belirli bir süre için, kitaplık dışında yararlanmak üzere okura verme. Yükleyen. Ödünç verme. Yükleme. Bir birikeç gözesi ya da takımına boşalım yönünün tersine akım sürerek, üşekleri ve üşerçözüğü yeniden yük-süren kuvvet veren duruma getirme.
Proposition : Sevişme teklif etmek. Cümle. Uygunsuz teklifte bulunmak. Bir yargı içeren, doğru ya da yanlış olabilen sav. Bir mantık dizgesine göre çeşitli doğruluk değerleri alabilen dilsel deyişler. İfade. İş teklifi. Kaziye.
Bet : Bahis. Üzerine oynamak. İddiaya girmek. Bahis olarak yatırılan para. İddiaya tutuşmak. Para sürmek. Bahse girmek. Bahis tutuşmak. Bahis yapmak.
Administer an oath : Andiçirme. Ant içirmek. Yemin ettirmek.
Allegation synonyms : bill of particulars, blaming, indictment, averment, complaints, propounding, abduction, justifications, caviled, bill of indictment, cloak, denunciation, position, guises, imputations, pretexts, a wide saloon, administrative districts, arraignments, induction, american law of corporation, excuse, abetment, justification, blemishing, accused, alibis, argument, abstention, alibi, contentions, plea, blind.
Allegation ingilizce tanımı, definition of Allegation
Allegation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of alleging or positively asserting.

Bu kısımda Allegation kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Allegation ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Allegation anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Allegation ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.