Blemish türkçesi Blemish nedir

Blemish ile ilgili cümleler

English: Salmonella outbreaks blemished spinach importers' reputation for running clean factories.
Turkish: Salmonella salgınları ıspanak ithalatçılarının temiz fabrika çalıştırma itibarını lekeledi.

Blemish ingilizcede ne demek, Blemish nerede nasıl kullanılır?

Blemished : Lekelenmiş. Lekelemek. Bozulmuş. Güzelliğini bozmak. Bozmak. Lekeli. Karalamak.

Blemishes : Güzelliğini bozmak. Lekelemek. Bozmak. Karalamak.

Blemishing : Özür. Güzelliğini bozmak. Lekelemek. Hata. Leke. Bozmak. Karalamak. Çirkinleştirmek. Şaibe. Damga.

Was blemished : Çirkinleştirildi. Zarar verildi. Lekelendi. Karalandı. Bozuldu.

Unblemished : Saf. Kusursuz. Özürsüz. Hatasız. Lekesiz.

Feeblemindedness : Budalalık. Aklı kıtlık. Ahmaklık. Akılsızlık. Zeka geriliği. Aptallık.

Embleming : Simgeleme. Sembollerle ifade etme. Sembolleştirme. Sembol ile belirtme.

Alleviate a problem : Bir sorunu gidermek. Bir sorunu yatıştırmak. Bir zorluğu kolaylaştırmak. Bir problemi azaltmak.

Anchoring problem : Çapalama sorunu.

Feeblemindedly : Aptal bir şekilde. Akılsızca. Aptalca. Pekte zeki olmayan bir şekilde. Ahmakça.

İngilizce Blemish Türkçe anlamı, Blemish eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Blemish ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Affects : Etki etmek. Dokunmak. Hoşlanmak. Taslamak. Numarası yapmak. Yaşamak ( de). Sarsmak. Tutmak. Etkilemek.

Disablement : Malüllük. Sakatlanma. Ehliyetsizlik. Yetersizlik. İktidarsızlık. Maluliyet. Yetkisizlik. İş göremezlik hali. Sakatlık.

Gouge : Oyuk. İskarpelayla oymak. Ucu kıvrık bıçak. Küçük orak. Para sızdırmak. İskarpela. Heykeltıraş kalemi. Oymak. Oyma kalemi. Oyma keskisi.

Alibiing : Suç işlendiğinde başka yerde olduğunu kanıtlama. (sanığın) suçun işlendiği sırada başka yerde bulunduğunu belirten iddia. Gerekçe. Suç mahallinden başka yerde. Mazeret. Suçun işlenmesi anında başka yerde olma. Suç anında başka yerde olduğu iddiası.

Smear : Mikroskopta incelenmek üzere alınan parça. İftira. İftira etmek. İşini bitirmek. Karalama. Bulaştırmak. Simir. Smear.

Begrime : Pisletmek. Kirletmek.

Burn : Başını yakmak. Kiremitte pişirmek. Oyuna getirmek. Yanıp kül olmak. Fazla pişerek yanmak. Süratle gitmek. Işık saçmak. Öfkelendirmek. Yanıp tutuşmak. Yakmak.

Ding : Çınlatmak. Çalmak. Tınlatmak. Göçük (araba). Tekrar tekrar söylemek. Tınlamak.

Burn mark : Yanık yer. Yanmış bölge.

Boners : Filmin sonunda gösterilen çekim hataları bölümü. Büyük hata. Ereksiyon. Aptalca hata. Erekte olmuş penis. Pot. Filmdeki çekim hataları. Gaf.

Blemish synonyms : visual aspect, chatter mark, blemishes, crack, dent, abashing, blacken, blobs, appearance, bastardise, adulterates, besmirch, smirch, soil, deform, mark, deface, adulterating, aspersed, delinquency, bedaubing, smudge, dirty, eagle, bedaubed, attaint, verruca, apologetical, blemished, brand, bedaub, chip, alibi.

 

Blemish zıt anlamlı kelimeler, Blemish kelime anlamı

Clean : Yasal. Yıkamak. Saf. Kusursuz. Yazısız. Parlatmak. Lekesiz. Bitirmek. Katışıksız. Ruhsatlı.

Blemish ingilizce tanımı, definition of Blemish

Blemish kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Any mark of deformity or injury, whether physical or moral. To mar, or make defective, either the body or mind. To mark with deformity. That which impairs reputation. Anything that diminishes beauty, or renders imperfect that which is otherwise well formed. To injure or impair, as anything which is well formed, or excellent.