Burn türkçesi Burn nedir

  • Yanmak.
  • Öfkelendirmek.
  • Kazık atmak.
  • Kızdırmak.
  • Kimyasal, elektrik, radyasyon gibi yakıcıların etkisiyle kuru veya nemli sıcak maddelerle temas sonucu oluşan doku zedelenmesi, kombüsyon. kızarma, veziküllenme, doku zedelenmesi, kömürleşme biçiminde dört derecesi bulunur. yanık yeri.
  • Süratle gitmek.
  • Yanık.
  • Başını yakmak.
  • Yanıp kül olmak.
  • Fazla pişerek yanmak.
  • Alev almak.
  • Kiremitte pişirmek.
  • Parıldamak.
  • Yanıp tutuşmak.
  • Yakmak.
  • Işık saçmak.
  • Tutuşmak.
  • Oyuna getirmek.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kavurmak.

Burn ile ilgili cümleler

English: Ali threatened to burn Mary's house down.
Turkish: Ali Mary'nin evini yakmakla tehdit etti.

English: A spark would be enough to burn a forest.
Turkish: Bir ormanı yakmak için bir kıvılcım yeterli olur.

English: Be careful not to burn yourself.
Turkish: Kendini yakmamak için dikkatli ol.

English: Are you sure you want us to burn these documents?
Turkish: Bu evrakları yakmamızı istediğinden emin misin?

English: Ali didn't know where to burn the trash.
Turkish: Ali çöpü nerede yakacağını bilmiyordu.

Burn ingilizcede ne demek, Burn nerede nasıl kullanılır?

Burn away : Yakıp kül etmek. İsraf etmek. Yanıp kül olmak. Boşa harcamak.

Burn by arson : Kundaklanarak yanmak.

Burn cut : Kanada orta çekmesi.

 

Burn daylight : Oyalanmak. Gereksiz işler yapmak. Zamanı boşa harcamak. Zaman harcamak. Boş yere calışmak. Karanlıktan önce ışıkları yakmak.

Burn down : Tamamen yanmak. Yakıp kül etmek. Yanıp kül olmak.

Burn like a tinderbox : Çıra gibi yanmak.

Burn in : Bir sistemi ısındırma. Çalışmaya hazırlama. Yarıiletken belleğe yazmak. Doğru çalışıp çalışmadığını anlamak için bilgisayarı bir iki gün çalıştırma. Düzgün çalıştığını doğrulamak amacıyla yeni bir bilgisayarın bir iki günlüğüne çalıştırılması. Çalıştırma öncesi ısındırma.

Burn rate : (ekonomi bilimi) kazanç sağlamaya başlayıncaya kadar bir şirket tarafından yapılan özsermaye harcama oranı (özellikle yeni bir şirket).

Burn the candle at both ends : İpi iki eli ile tutmak. Fazla çalışmak. Kendisini helak etmek. Dur durak bilmeden çalışmak. Kendisini paralamak. Geceyi gündüze katmak. Gece gündüz demeden çalışarak kendini helak etmek. Durup dinlenmeden çalışmak. Enerjiyi boşa harcamak. Gecesini gündüzüne katmak.

Burn oneself : Kendini ateşe vermek.

İngilizce Burn Türkçe anlamı, Burn eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Burn ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Char : Yanıp simsiyah olmak. Gündelikçi. Kömürleştirmek. Kömürleşmek. Yanarak kömür haline gelmek. Gündelik ev işleri yapmak. Karbonlaşmak. Yanarak kömürleşmek. Yakarak kömürleştirmek. Karbonlaştırmak.

Cheats : Kandırmak. Hile yapmak. Dolandırmak. Kazıklamak. Hileyle elinden almak. Razı etmek. Keklemek. Aldatmak. İhanet etmek.

Bite : Sokmak. Yakmak (soğuk). Acıtmak. Oltaya gelmek. Lokma. Yemek. Rahatsız etmek. Isırmak. Kavramak.

 

Deceives : Keklemek. Kafeslemek. Oyun etmek. Dolandırmak. Kandırmak. Kafese koymak. İhanet etmek. Çarpmak. Göz boyamak. Kalleşlik etmek.

Ruin : Rezil etmek. Batırma. Belini bükmek. Tahrip etmek. Yazık etmek. Ç.enkaz. Yıkılış. Harap etmek. Batış.

Fire : Kovmak. İşten kovmak. Tezkeresini eline vermek. Odun, kömür, yağ gibi ördeklerin yanması ile ısı ve ışığın birlikte belirmesi. İşten atmak. Tutuşturmak. Ateş. Canlandırmak. Ateşlemek.

Exacerbates : Şiddetlendirmek. Artırmak (kötü durumdaki bir şeyi). Ağırlaştırmak. Kızıştırmak. Alevlenmek. Azdırmak. Daha kötü bir duruma sokmak. Kötüleştirmek. Yangına körükle gitmek.

Scorch : Uçmak (araba vb.). Ütülemek. Acı sözlerle incitmek. Ağır eleştirmek. Alazlamak. Kurutmak. Kavrulmak.

Burning down : Tamamen yanmak.

Burn synonyms : effulges, coal, be done for, ache for, beams, lighted, abattoir, cauterise, irradiate, a band, pull a fast one, burst into flames, a amplitude mod, shine, cremate, be on, glanced, flame up, antagonizing, foist off, deflagrate, incinerate, trick, annoys, glancing, humbug, coruscated, doublecross, angers, aggravate, flame, lighten, destroy.

Burn zıt anlamlı kelimeler, Burn kelime anlamı

Extinguish : (ışık veya ateş) söndürmek. Yok etmek. Söndürmek. Bitirmek. Ateş söndürmek. Baskın çıkmak. Yıkmak. Bastırmak. Tüketmek. Lağvetmek.

Conserve : Muhafaza etmek. Konserve yapmak. Konservesini yapmak. Korumak. Konserve. Koruma altında tutmak. Reçel.

Burn ingilizce tanımı, definition of Burn

Burn kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small stream. To be of fire. To flame. To reduce to ashes by the action of heat or fire. To consume with fire. Frequently intensified by up: as, to burn up wood. A hurt, injury, or effect caused by fire or excessive or intense heat.