Ruin türkçesi Ruin nedir

  • Belini bükmek.
  • Bozmak.
  • Batkı.
  • Kalıntı.
  • Canına okumak.
  • Harap etmek.
  • Ören.
  • Batırma.
  • Batış.
  • Yazık etmek.
  • Eski zamanlardan kalma kent, kale ve duvar yıkıntıları.
  • Tahrip etmek.
  • Harabe.
  • Yıkılış.
  • Ç.enkaz.
  • Yıkım.
  • Rezil etmek.
  • Batma.
  • Mahvetmek.
  • İflas.
  • Mahvoluş.
  • Yıkılma.
  • Yıkıntı.
  • Harab etmek.
  • Tarih alanında kullanılır.

Ruin ile ilgili cümleler

English: Ali always says the best way to ruin a good cup of coffee is to put cream and sugar in it.
Turkish: Ali her zaman iyi bir fincan kahveyi mahvetmenin en iyi yolunun içine krema ve şeker koymak olduğunu söylüyor.

English: Are you trying to ruin my life?
Turkish: Hayatımı mahvetmeye mi çalışıyorsun?

English: A fussy referee can ruin a bout.
Turkish: Titiz bir hakem maçı bozabilir.

English: Are you trying to ruin my reputation?
Turkish: İtibarımı mahvetmeye mi çalışıyorsun?

English: Be more careful. Rushing through things is going to ruin your work.
Turkish: Daha dikkatli ol.Her şeye acele etmek işlerini berbat edecektir.

Ruin ingilizcede ne demek, Ruin nerede nasıl kullanılır?

Be ruin of somebody : Mahvetmek. Sonu olmak.

Draw ruin upon oneself : Kendini mahvetmek.

Bring to ruin : Batırmak. Perişan etmek. Berbat etmek. Mahvetmek.

Fall into ruin : Haraplaşmak. Tahrip olmak. Dökülmek.

Go to rack and ruin : Gerilemek. Batmak. Bozulmak. İflas etmek. Mahvolmak. Enkaza dönmek. Harap olmak. Harabeye dönmek.

 

Go to wrack and ruin : Harabeye dönmek. Bakımsızlıktan harabeye dönüşmek. Enkaza dönmek. Harap olmak.

Rack and ruin : Harabelik. Yıkık döküklük. Yıkım. Harabiyet.

Wrack and ruin : Viran. Harap.

Ruinates : Yıkılma. Mahvetmek.

Ruinated : Mahvetmek. Yıkılma.

İngilizce Ruin Türkçe anlamı, Ruin eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ruin ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attainting : Lekelemek. Vatandaşlık hakkını kaybetme. İdam mahkumunun vatandaşlık haklarını kaldırmak. Yakalanmak. Tutulmak.

Adulterating : Değerini düşürmek. Karıştırmak. Seyreltmek. İçine yabancı madde katmak. Yabancı madde karıştırarak. Saflığını bozmak. Karışık. Hile katmak. Yabancı madde katmak.

Blow up : Havaya uçurmak. Şişirmek. İnfilak etmek. Agrandisman yapmak. Büyütmek (fotoğrafçılık terim). Azarlamak. Patlak vermek. Kopmak (fırtına). Birden kızmak.

Foundering : Boşa çıkmak. Sakatlanmak (at). Saplanıp kalmak. Su dolarak batma. Yıkılmak. Su doldurup batırma. Çökmek. Batmak.

Addles : Çürük. Bozulmak. Cılk. Çürümek. Kafa karıştırmak. Kokuşturmak. Kokmak. Bozulmak (yum.). Çürütmek.

Deflower : Çiçeklerini koparmak. (güzelliğini vb) bozmak. Bekaretini bozmak. Kızlık bozma. Kızlık zarı bozmak. Çiçeklerini yolmak. Kızlığını bozmak. Koparmak. Kanına girmek.

Barbarise : Medeniyetsizleştirmek. (britanya ingilizcesi) barbarlaştırmak. Kabalaşmak. Zalimleştirmek. Gaddarlaştırmak. İlkelleştirmek (barbarize olarak da yazılır). Barbarlaştırmak. Barbarlaşmak.

 

Sinkage : Göçme. Çökme.

Ruinations : Tamamen yıkılma. Yıkılıp harap olma. Yıkma. Son. Tahrip.

Hangovers : Mahmurluk. Akşamdan kalma. İçki mahmurluğu. Akşamdan kalmışlık. Akşamdan kalmalık. İçki sersemliği. Akşamdan kalmalık veya içki sersemliği. Artık etki. Eski şey.

Ruin synonyms : do a job on, attaints, catabolic, wracks, sinking, violate, chapter xi, areopagite, decadence, harass, barbarian, subvert, got, wrack, bad, shames, waste, ruinate, came apart, bankrupted, gets, blights, demolition, bads, batter down, acropolis, wreck, abolish, crackup, befoulment, abolishes, devastation, carcases.

Ruin zıt anlamlı kelimeler, Ruin kelime anlamı

Repair : Bakım. Yamamak. Gitmek. Zararını ödemek. Tamirat. Tamir. Tamir etmek. Çekilmek. Telafi etmek. Sinema ve televizyon araçlarının, donatımının bozulmamasını, düzgün işlemesini sağlamak amacıyla gerekli işleri yerine getirme.

Enrich : Süslemek. Yüceltmek. Zenginlik katmak. Değer katmak. Değerini artırmak. Gübrelemek. Zenginleştirmek. Zengin etmek. Koyulaştırmak. Güçlendirmek.

Ruin ingilizce tanımı, definition of Ruin

Ruin kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To damage essentially. To become decayed or dilapidated. The act of falling or tumbling down. To bring to destruction. Fall. To bring to ruin. To perish. To go to ruin. To overthrow. To make to perish. To bring to poverty or bankruptcy. To impair seriously. To fall to ruins. To cause to fall to pieces and decay.