Repair türkçesi Repair nedir

  • Yamamak.
  • Yapmak.
  • Telafi etmek.
  • Bakım.
  • Çekilmek.
  • Tamirat.
  • Onarım.
  • Sinema ve televizyon araçlarının, donatımının bozulmamasını, düzgün işlemesini sağlamak amacıyla gerekli işleri yerine getirme.
  • Zararını ödemek.
  • Kalafatlamak.
  • Gitmek.
  • Düzeltmek.
  • Bilgisayar, madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
  • Tamir etmek.
  • Tamir.
  • Onarmak.
  • Gidermek.

Repair ile ilgili cümleler

English: Can you repair these shoes?
Turkish: Bu ayakkabıları tamir edebilir misin?

English: Can you repair it?
Turkish: Onu onarabilir misin?

English: Ali knows how to repair computers.
Turkish: Ali bilgisayarları nasıl onaracağını biliyor.

English: Burak offered to help Tugba repair her car.
Turkish: Burak Tuğba'nın arabasını tamir etmesine yardım etmeyi önerdi.

English: Can't you repair the damage?
Turkish: Hasarı onaramaz mısın?

Repair ingilizcede ne demek, Repair nerede nasıl kullanılır?

Repair automaticaly : Otomatik onarım.

Repair enzyme : Tamir enzimi. Çift dna ipliğinde kopmuş tek iplik ya da herhangi bir şekilde zarar görmüş kısımları tamir eden dna'ya bağlı bir dna polimeraz enzimi.

Repair kit : Tamir takımı. Onarım kiti.

Repair pit : Tamir çukuru.

Repair shop : Tamirhane. Tamirci dükkanı. Onarım işliği. Onarım atölyesi. Tamir atölyesi.

 

Can you repair this camera : Bu fotoğraf makinesini tamir edebilir misiniz.

Can you repair this clock : Bu saati tamir edebilir misiniz.

Can you repair this watch : Bu kol saatini tamir edebilir misiniz.

Repair time : Onarım zamanı.

Repair the file or folder : Dosyayı veya klasörü onar.

İngilizce Repair Türkçe anlamı, Repair eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Repair ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Attendance : Bulunan kişilerin sayısı. Gitme. Devam. Hizmet etme. İzleyici sayısı. Hizmet. Kumanda. Belirli bir izlencenin, belirli bir sinemanın, belirli bir dönemin ya da mevsimin izleyicilerini belirten sayı. Hazır bulunma.

Renovation : Restorasyon. Bakım ve onarım. Renovasyon. Islah. Yenileştirme. Temdit. Uzatma. Yenileme.

Piece : Kısa yazı. Parça koymak. Eklemek. Parça. Tane. Parçalarını eklemek. Pare. Kalıp. Birleştirmek.

Amended : Düzeltildi. İyileştirmek. Düzelmek. İyileşmek. Değişmek. Değiştirmek (kanun vb).

Be off : Söndürülmüş olmak (elektrik veya ışık). Vazgeçmek. Defolmak. Ayrılmak. Bozulmuş olmak (yiyecek veya içecek). Gerçekleşmemek. Kapalı olmak (elektrik veya ışık). Olmamak. Yakışıksız olmak (davranış).

Come close : Sokulmak. Neredeyse veya yaklaşık (bir şeyle) aynı veya benzer olmak. (bir şeyi) neredeyse yapacak olmak.

Restore : Geri yükleme. Geri yüklemek. Restorasyon yapmak. Kavuşturmak. Yenileştirmek. Yeniden tahta geçirmek. Geri vermek. Eski haline getirmek. Restore etmek.

Tinker : Üstünkörü tamir etmek. Lehimci. Denemeler yaparak bir sonuca varmaya çalışmak. Oynamak. Tamirci (kötü). Kurcalamak. Tamirci. Bir şeyi düzeltmeye çalışmak. Tenekeci.

 

Patch : Yamalamak. Eğreti bir şekilde tamir etmek. Toprak parçası. Yama vurmak. Ek örtüsü. İki filmin uç uca getirilerek yapıştırılmaksızın geçici olarak birleştirilmesini sağlayan, film eninde, iki yanında delikler bulunan mukavva, selüloit ya da madenden parça. film üzerindeki resim ya da ses yolunun yitime uğramaksızm birleşmesini sağlayan yapıştırıcı kuşak. Yama yapmak. Yama. Onarma.

Sole : Ayakkabıyı pençelemek. Ayakkabıya taban koymak. Evlenmemiş. Ayakların yere değen alt yüzü. Biyoloji, jimnastik alanlarında kullanılır. Taban koymak. Pençe. Dilbalığı. Ayakkabıya pençe vurmak. Taban (ayak).

Repair synonyms : trouble shoot, quicky, reheel, repoint, accomplishes, condones, maintenances, point, make amends, handling, renovations, attaches, aspects, fix up, debugs, handlings, departs, avert, refitted, appease, fix, calk, foist, abate, concoct, quickie, repairs, done up, counteract, abdicate, overhauls, carve out, refitment.

Repair zıt anlamlı kelimeler, Repair kelime anlamı

Break : Çatlatmak. Bozulmak. Yıkmak. Dalmak. Açmak. Dinlenme. Kırma. Batmak. Değişiklik. Tan.

Worsen : Daha da kötüleştirmek. Daha da kötüleşmek. Kötüleşmek (hasta). Daha da kötü olmak. Kötüye gitmek. Beter etmek. Daha kötü bir hale getirmek. Kötüleştirmek. Daha kötü olmak. Kötüleşmek.

Falsify : Değiştirmek. Üzerinde oynamak. Oynama yapmak. Taklit etmek. Aslı olmadığını ispatlamak. Tahrifat yapmak. Kalpazanlık yapmak. Yanıltmak. Tahrif etmek. Saptırmak.

Repair ingilizce tanımı, definition of Repair

Repair kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To restore. Restoration to a sound or good state after decay, waste, injury, or partial restruction. Supply of loss. To repair a shattered fortune. To renew. To mend. As, materials are collected for the repair of a church or of a city. To return. Reparation. The act of repairing or resorting to a place. To restore to a sound or good state after decay, injury, dilapidation, or partial destruction. As, to repair a house, a road, a shoe, or a ship.