Blow up türkçesi Blow up nedir

  • Agrandisman yapmak.
  • Kopmak (fırtına).
  • Tahrip etmek.
  • Tepesi atmak.
  • Büyütmek (fotoğrafçılık terim).
  • Öfkelenmek.
  • Havaya uçmak.
  • Şişirmek.
  • Çılgına dönmek.
  • İnfilak etmek.
  • Azarlamak.
  • Havaya uçurmak.
  • Büyütmek.
  • Birden kızmak.
  • Patlak vermek.
  • Patlamak.
  • Kopmak (fırtına vb).
  • Parlamak.
  • Patlatmak.

Blow up ile ilgili cümleler

English: The kidnappers wanted Tom to blow up that building.
Turkish: Adam kaçıranlar Tom'un binayı havaya uçurmasını söyledi.

English: If you load too much weight in this box, it's going to blow up.
Turkish: Bu kutuya çok fala ağırlık yüklersen patlar.

English: It's going to blow up!
Turkish: Patlayacak!

Blow up ingilizcede ne demek, Blow up nerede nasıl kullanılır?

Blow : Çarçur etmek (argo terim). Kaçırmak (fırsat). Yelpazelemek. Küfretmek. Üflemek. Patlamak. Çiçek açmak. Su fışkırtmak (balina). Uçmak. Uçurmak.

Blow upon : Püflemek. Üflemek.

Make blow up : Patlatmak.

Blow a fuse : Çılgına dönmek. Sigorta atmak. Şalteri atmak. Sigortayı attırmak. Deliye dönmek. Öfkelenmek. Tepesi atmak. Şalterleri atmak.

Blow a kiss : Öpücük göndermek. Öpücük atmak. Öpücük yollamak.

İngilizce Blow up Türkçe anlamı, Blow up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Blow up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Busts : Bozulmak. Batmak. Bozmak. İflas etmek. İflas ettirmek. Parçalamak. Sona ermek. Becerememek. Rütbe indirmek.

Get pissed : Şalterleri atmak. Şalteri atmak. Sarhoş olmak. Deliye dönmek. Kafayı bulmak.

Sprang : Doğmak. Yaylanmak. Bükmek. Bükülmek. Esnemek. Birden çıkmak. Çatlamak. Sökmek (şafak). Kaynaklanmak.

Fly into a temper : Çabuk öfkelenmek. Çabuk sinirlenmek. Hemen öfkelenmek. Ayranı kabarmak. Kafası kızmak. Hemen sinirlenmek. Aniden sinirlenmek.

Aggrandise : Çoğaltmak. Daha büyük yapmak. Yapmacık bir şekilde birinin itibarını pekiştirmek veya abartmak. Genişletmek. Ayrıntı eklemek (ayrıca aggrandize). Zenginliğini çoğaltmak. Abartmak. Artırmak. Gücünü veya konumunu yükseltmek. Yüceltmek.

Bust : Vurmak. İflas etmek. Tutuklamak. Sona ermek. İflas ettirmek. Mahvetmek. Batmak. Rütbe indirmek. Bozmak.

Clout : Etki. Çakmak. İndirmek. Nüfuz. Prestij. Güç. İndirmek (argo terim). Paçavra. Vurmak.

Dilapidate : Kırıp dökmek. Bakımsızlıktan harap etmek. Harap olmak. Harap etmek. Bakımsızlık. Bakımsız bırakmak. Bakımsızlıktan harap olmak.

Bursts : Fışkırmak. Fırlamak. Ortaya çıkmak. Aniden açmak. Yarılmak. Had safhaya gelmek. Boşanmak (gözyaşı).

Go up : Açılmak (perde). Çıkmak. Yükselmek (fiyat). Yükseğine gitmek (okul). Londra'ya gitmek. Yukarıya gitmek. Artmak. Yokuş yukarı çıkmak.

Blow up synonyms : breaks, break out, explodes, coruscating, adorn, freak out, crack, feel angry, brightens, combusted, destroy, coruscated, bloats, coruscates, berates, flame, aggrandize, go bananas, clouting, clouts, blazed, bag, went up, blew, flare, beams, demolishes, detonated, burst out, deal, combusting, outcrop, blows.