Bursts türkçesi Bursts nedir

Bursts ile ilgili cümleler

English: There are several current theories about the possible causes of gamma-ray bursts.
Turkish: Gama ışını patlamalarının olası nedenleri hakkında birkaç güncel teori vardır.

Bursts ingilizcede ne demek, Bursts nerede nasıl kullanılır?

Airbursts : Havada infilak. Havada bomba veya cephane patlaması. Havada patlama.

Cloudbursts : Sağanak yağış. Sağanak. Ani bastıran yağmur. Bulut yağmuru. Ani sağanak. Şiddetli yağmur. Bulut patlaması.

Outbursts : Birdenbire meydana gelme. Taşma. Patlama. Fışkırma. Çıkış. Feveran. Birdenbire söylenen öfkeli veya acı sözler. Yanardağ patlaması. Taşkınlık. İnfilak.

Sunbursts : Güneş şeklinde mücevher. Kuvvetli güneş ışığı. Montana eyaletinde yerleşim yeri. Japon bayrağı.

Burst can : Kılıfın çatlaması. Yakıtın oluşturduğu yüksek ısının, kılıfın bir noktasında yoğunlaşması sonucu oluşan çatlama.

Burst into flames : Ateş almak. Tutuşmuş. Tutuşan. Tutuşmak. Alev almak. Çabucak alev almış.

Burst in on : Kesintiye uğratmak. Yarıda kesmek. Pat diye girmek.

Burst in : Haykırmak. Söyleyivermek. Birden içeri dalmak.

 

Burst errors received : Alınan sinyal dizisi hatası.

Burst communication : Patlamalı iletişim. Çoğuşmalı iletişim.

İngilizce Bursts Türkçe anlamı, Bursts eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bursts ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Break : Kırılma. Bozmak. Şans. Uymamak. Tan. Açmak. Yarmak. Batırmak. Kırık. Tutmamak.

Adventures : Tehlikeye atmak. Riske atmak. Yeltenmek.

Belches : Çıkarmak (duman). Çıkarma. Geğirti. Çıkarmak duman. Geğirmek. Püskürtmek. Duman çıkarmak. Püskürmek. Fırlatmak.

Outcrop : Yeryüzüne çıkmak (kaya). Toprağın yüzeyin dışarı fırlayan kaya tabakası. Kaya katmanının yeryüzüne çıkması. Baş gösterme. Ortaya çıkma (istenmeyen bir olay). Patlama. Yeryüzüne çıkmış kaya. Yeryüzüne çıkmış katman ya da kaya.

Ejaculates : Boşalmak. Fırlatmak. Dışarı atmak. Haykırmak. Fışkırtmak. Boşaltmak. Bağırmak. Beli gelmek. Birdenbire yüksek bir sesle söylemek.

Blow up : Öfkelenmek. Patlatmak. Şişirmek. Kopmak (fırtına). Tahrip etmek. Tepesi atmak. Parlamak. Kopmak (fırtına vb). Havaya uçmak.

Appear : Gözükmek. Gibi gelmek. Türemek. Vücuda gelmek. İzlenimini vermek. Bulunmak. Anlaşılmak. Boy göstermek. Benzemek. Gelmek.

Craze : Delirtmek. Geçici akım. Geçici moda. Çatlatmak. Moda. Rağbet. Çılgınlık. Çatlak desenle sırlamak. Delilik.

Dash : Savurmak. Püskürtmek. Atmak. Kısa çizgi. Vurma. Düş kırıklığina uğratmak. Dolaştırmak. Yıkmak.

Blew : Yelpazelemek. Küfretmek. Çarçur etmek (argo terim). Uçurmak. Çiçek açmak. Çalmak. Çiçeklenmek. Kaçırmak (fırsat). Kahretmek.

 

Bursts synonyms : express feelings, express emotion, ejaculating, belch forth, dehisce, burst, braird, clacking, fracture, outcropped, open, betide, begin, arise, emanate, bounce, betiding, bolts, pop, break through, dart, erupting, arisen, separate, be split, bounces, bolt, belched, explodes, break away, breaking out, darted, adventuring.

Bursts zıt anlamlı kelimeler, Bursts kelime anlamı

Implode : İçeriye patlatmak. İçeriye patlamak. Şiddetle içeriye doğru çekmek.

Lack : İhtiyacı olmak. -e sahip olmamak. Olmamak. -sizlik. Yoksun olmak. Eksik olmak. Eksiklik. Yoksun kalmak. Olmayış. -den yoksun olmak.