Clout türkçesi Clout nedir

Clout ingilizcede ne demek, Clout nerede nasıl kullanılır?

Clout nail : Tablalı çivi. Muşamba çivisi. Geniş başlı çivi.

Having clout : Etkili olmak. Nüfuz sahibi olmak.

Clouted : Nüfuz. İndirmek (argo terim). Torpil. Darbe. Paçavra. İndirmek. Etki. Prestij. Güç. Patlatmak.

Clouting : Etki. Güç. Prestij. Vurmak. Nüfuz. Torpil. Darbe. Paçavra. Patlatmak. İndirmek (argo terim).

Clouts : Paçavra. İndirmek. Nüfuz. Torpil. Darbe. Patlatmak. İndirmek (argo terim). Prestij. Güç. Vurmak.

Cloud : Karaltı. Bulanıklaşmak. Bulanmak. Bulutla kaplamak. Bozmak. Gölge. Korku ya da üzüntü kaynağı olan şey. Gölgelemek. Havayuvarında asılı durumdaki su damlacıkları ve buz taneciklerinin görülebilir yoğunluk kazanmasıyla oluşan; biçimleri, yükseklikleri ve yol açtıkları hava olaylarıyla birbirinden ayrımlı yığınlar. Bulut.

Cloud capped : Bulutla kaplanmış. Bulutlarla kaplı (dağ tepesi). Üstü bulutlarla çevrilmiş. Bulutlara erişen.

Cloud altitude : Bulut yüksekliği.

Cloua point : Bir çözeltinin içindeki katıların ayrılmaya ya da buzsullaşmaya başladığı ve çözeltinin sisli bir görünüm aldığı sıcaklık. Sislenim noktası.

 

Cloud chamber : Sis odası. Wilson hücresi. Bulut odacığı.

İngilizce Clout Türkçe anlamı, Clout eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clout ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Backers : Destek olan kimse. Arka çıkan kimse. Taraftar. Arka. Dayı. Sponsor. Finansör. Destekçi. Üstüne oynayan bahisçi.

Ascendancy : Egemenlik. Hüküm sürme. Üstünlük. Hüküm. İtibar.

Cast down : Morali bozuk. Keyfini kaçırmak. Yere atmak. Aşağı atmak. Üzmek. Canını sıkmak. Devirmek.

Abilities : İktidar. Yetenekler. Beceri. Yetenek. Kabiliyet. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yeterlik.

Oracle : Kehanet. İş bilen kimse. Vahiy. İlham. Ayrıcalık. Kehanette bulunmak. Uzman. Kahin. Keramet.

Blasts : Havaya uçurmak. Bangır bangır çalmak. Kavurmak (bitki). Bas bas bağırmak. Yıkmak. Beddua etmek. Lanet etmek.

Authority : Uzman. Yetke. Yetki belgesi. Hüküm. Bilgisayar, hukuk, sosyoloji alanlarında kullanılır. Otorite. Yetkili. Bir bireyin, bir görüşler dizgesinin ya da bir örgütün, kimi nitelikleri taşımaktan ya da kimi orunlarda bulunarak belli hizmetleri yerine getirmekten doğan ve genel olarak tanınan etkisi. Hak. Yetki.

Apposes : Yan yana koymak. Yakına koymak.

Drive in : Gayret etmek. Kakmak. İçeri girmek. İçeri sokmak.

Clout synonyms : clouted, strike, be reflected, pie, access, detonated, goodwill, drags, drive, cacheting, adhere to, bumping, appose, ability, vantage, cigar lighter, shred, statures, shreds, busting, abate, bang, act, pull, drives, bopping, birched, blow, effectiveness, blows, prestige, cachet, biffing.

 

Clout zıt anlamlı kelimeler, Clout kelime anlamı

Disadvantage : Kayıp. Bir kişi, nesne, durum ya da koşula karşı olan, başarı ya da kazançta engelleyici etkisi bulunan özellikler. Zarar vermek. Zarar. Çekince. Götürü. Yarar yitimi. Kusur. Sakınca.

Clout ingilizce tanımı, definition of Clout

Clout kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A piece of cloth or leather. A rag. A patch. To bandage. Patch, or mend, with a clout. To cover with cloth, leather, or other material. A cloth.