Affects türkçesi Affects nedir

Affects ile ilgili cümleler

English: Acid rain in drinking water affects human health.
Turkish: İçme suyundaki asit yağmuru insan sağlığını etkiler.

English: Imagination affects every aspect of our lives.
Turkish: Hayal hayatlarımızın her yönünü etkilemektedir.

English: Ali doesn't realise how his behaviour affects others.
Turkish: Ali kendi davranışlarının başkalarını nasıl etkilediğini farketmiyor.

English: Alcohol affects you more quickly on an empty stomach.
Turkish: Alkol sizi aç karnına daha çabuk etkiler.

English: Every single thing that you eat affects your body.
Turkish: Yediğin her şey vücudunu etkiler.

Affects ingilizcede ne demek, Affects nerede nasıl kullanılır?

Disaffects : Bozmak. Memnuniyetsizliğe neden olmak. Hoşnutsuzluk yaratmak. Soğutmak.

Affect adversely : Olumsuz etkilemek. Kötü etkilemek. Olumsuz yönde etkilemek. Kötü yönde etkilemek. Kötü şekilde etkilemek.

Affect an accent : Aksan takınmak. Aksanlı konuşmak.

Affect ignorance : Bilmiyormuş gibi yapmak. Cahillik taslamak. Bilmemezlikten gelmek. Bilmezlikten gelmek.

Affect stupidity : Aptal numarası yapmak.

Affect : Taslamak. Sevmek. Yaşamak ( de). Değiştirmek. Numarası yapmak. Hoşlanmak. Üzmek. Etki etmek. Tutmak. Duyguları etkilemek.

 

Affect the woods : Ormanda yaşamak (botanik ve zooloji terimi).

Affect to sleep : Uyuma numarası yapmak.

Affected by : Müteessir. Tutkun.

Affect the health : Sağlığa dokunmak.

İngilizce Affects Türkçe anlamı, Affects eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Affects ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Take effect : Etki etmeye başlayan. Tesirli olmak. Geçerli olan. Aktif olmaya başlayan. Etkisini göstermek. Hükmü geçmek. Etkin olmak. Etkili olmak.

Buffeted : Boğuşmak. (fırtına yüzünden) harabeye dönmüş. Mücadele etmek. Tokat atmak. Yumruklamak.

Care : Umursamak. İlgi. Aldırmak. İstemek. Merak etmek. Özen göstermek. Umurumda olmak. İlgilenmek. İlgi duymak.

Abolish : Kaldırmak. Feshetmek. Ortadan kaldırmak. Lağvetmek. Hükümsüz kılmak. İlga etmek. Yürürlükten kaldırmak. İptal etmek. Durdurmak.

Redound : Yararı olmak. Gerilemek. Artırmak. Neticelenmek. Gerektirmek. Arttırmak. Kazandırmak. İyi etkilemek. Katkıda bulunmak. Sonuçlanmak.

Agitates : Tahrik etmek. Sallamak. Kışkırtmak. Telaşlandırmak. Dalgalandırmak. Altüst etmek. Galeyana getirmek. Propaganda yapmak. Çalkalanmak.

Appall : Ürkütmek. Dehşete düşürmek. Şoka uğratmak. Şoke etmek. Korkutmak. Dehşete düşmek. Yıldırmak.

Clapped : Çarpmak. Alkışlamak. Vurmak. Hafifçe vurmak. Çırpmak. El çırpmak. Yerine koymak. Oturtmak.

Dissimulated : Duygularını gizlemek. İkiyüzlülük etmek. Belli etmemek. İki yüzlülük yapmak. Gizlemek (gerçeği). Başka türlü göstermek.

Touch : Ellemek. Temas. Yandışı. Dokunma duyusu. Bağlantı. Dokunma. Temas etmek. Bitişik olmak.

 

Affects synonyms : placebo effect, repercuss, bandwagon effect, hydrolize, slam dunk, coattails effect, hydrolise, bear on, backwash, agitating, disagreed, side effect, have influence upon, aggrieving, product, cares, caressed, bind, enamor, repercussion, acted, act, play, consequence, upshot, hit, abolishes, basked, buffet about, bear upon, tinge, be fond of, assumes.

Affects zıt anlamlı kelimeler, Affects kelime anlamı

Stifle : Bastırmak. Zaptetmek. Gelişmesini engellemek. Bastırmak (bir duyguyu veya isyanı). Soluk almasını engellemek. Boğmak. Soluk almasını zorlaştırmak. Boğulmak. Tıkanmak. Tutmak.

De energise : Gücü kesmek. Elektrik enerjisini ortadan kaldırmak. Daha az dayanma gücü veya enerjisi olmak (ayrıca de energize). -den elektrik enerji sini boşaltmak.

Relax : Relaks. Dinlendirmek. Yumuşatmak. Hafifletmek. Gevşeyip dinlenmek. Hafiflemek. Rahatlamak. Gevşemiş. Gevşemek.

Affects antonyms : unstrain, strain, tense, sedate, stimulate, de energize.