Affected by türkçesi Affected by nedir

Affected by ile ilgili cümleler

English: I am easily affected by cold weather.
Turkish: Soğuk havadan kolaylıkla etkilenirim.

English: Most living creatures in the sea are affected by pollution.
Turkish: Denizde yaşayan canlıların çoğu, kirlilikten etkilenir.

English: I was affected by the summer heat.
Turkish: Yaz sıcağından etkilendim.

English: I was affected by the heat.
Turkish: Sıcaktan etkilendim.

English: Most creatures in the sea are affected by pollution.
Turkish: Denizdeki varlıkların çoğu kirlilikten etkilendi.

Affected by ingilizcede ne demek, Affected by nerede nasıl kullanılır?

Affected : Edalı. Etki altında kalmış. Etkilenmiş. Numaracı. Düşkün. Taklitçi. Eğilimli. Sarsılmış. Yapmacık. Üzülmüş.

By : -e bakarak. İkinci derecede. Yan. İkincil. Eve. Ek. Yakın. Evde. Geçişli biçimde. Kadar.

Be affected by : Etkilenmek.

Affected diction : Alışıla gelinmiş ses bölgesinin dışına çıkarak iddialı bir biçimde konuşma. Cafcaflı konuşma.

Affected his right : Hakkını çiğnedi. Hakkını ihlal etti.

Affectedly : Yapmacık ve samimiyetsiz bir şekilde. Yapay olarak. Sarsılmış halde. Gösterişle. Etkilenmiş bir şekilde. Yapmacık bir şekilde. Doğal olmayan bir şekilde. Taklit edici bir şekilde.

 

İngilizce Affected by Türkçe anlamı, Affected by eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Affected by ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Afflicted : Dertli. Sarsılmış. Hastalığa yakalanmış. Zihinsel özürlü. Uğramış. Özürlü. (hastalık) çeken. Tutulmuş. Üzgün.

Aficionado : Aşık. Meraklı. Hasta. Spor meraklısı. Hayran. Boğa güreşi meraklısı. (spora) meraklı. Deli. Meraklı (spor terimi).

Fond of : Meraklı. -'dan hoşlanan. -e bayılan. Düşkün.

Sorry : Acınacak halde. Üzgünüm. Sudan. Kepaze. Üzgün. Pişman. Acı. Üzüntülü. Hüzünlü. Acınacak.

Ambitious : Bir şeyi başarma tutkusuyla yanıp tutuşan. İhtiraslı. Tutkulu. Büyük bir amacın ürünü olan. Azimli. Büyük. Hevesli. Çok istekli. Haris.

Grieved : Kederli. Kederlendirmek. Üzülmek. Mahzun. Üzmek. Kahırlı. Kahrolmuş. Acılı. Dert vermek.

Enamour : Meftun. Etkilemek. Aşık etmek. Büyülemek. Aklını başından almak.

Devotee : Zahit. Fanatik. Sofu. Düşkün. Meraklı. Dinine çok bağlı olan kimse. Hayran. Dindar. Esir.

Aficionada : Hevesli taraftar. Hayran (kadın veya kız). Fanatik.

Crazy about : Delisi.

Affected by synonyms : sorest, sorer, regretful, ardent fan, touched, sorrier, enamours, saddened, amorous, addicted to, sorriest, bugs, influenced, enamoured, bug, flirty.