Cavil türkçesi Cavil nedir

  • Kusur.
  • Şikayetçi olmak.
  • İtiraz.
  • Bahane aramak.
  • Kusur bulmak.
  • Bahane.
  • Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde).

Cavil ingilizcede ne demek, Cavil nerede nasıl kullanılır?

Beyond cavil : İtiraz kaldırmaz. Tartışma kabul etmez.

Caviled : Kusur bulmak. Şikayetçi olmak. Bahane aramak. Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde). Bahane. İtiraz. Kusur.

Caviler : İtirazcı.

Cavilers : İtirazcı.

Caviling : Bahane arama. Herşeyde kusur arayan. Bahane aramak. Kusur bulmak. Bahane arayan. Eften püften. Şikayetçi olmak.

Caviar : Havyar. Aperatif ve meze olarak tüketilen tuzlanmış ve kürlenmiş balık yumurtası. Balık yumurtası. Çoğunlukla mersin, kefal, alabalık, turna, inci kefali ve sazan balıklarının salamura edilmiş yumurtası.

Cavillers : İtirazcı.

Caviare to the general : Bilgisizlikten değeri bilinmeyen iyi şey.

Caviare : Havyar.

Cavia cobaya : Gine domuzu. Kısa kuyruklu ve küçük kulaklı küçük kemirgen.

İngilizce Cavil Türkçe anlamı, Cavil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cavil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cop out : Suçunu itiraf etmek. Sözünden caymak. Sorumluluktan kaçmak. Ötmek. Lafı dolaştırmak. Kaçamak yapmak. Kaypaklık etmek. Oyuna gelmek. Yan çizmek.

Chide : Azarlamak. Söylenmek. Fırça atmak. Çıkışmak. Paylamak. Ayıplamak. Fırça çekmek.

 

Defect : Eksiklik. Sığınmak. Döneklik etmek. Sakatlık. Noksan. Arıza. İltica etmek. Özür. Kaçakçılık sayılan durumlar dışında herhangi bir biçimde vergi kaybına yer vermeyi gerektirmeyen yanlışlar. Hayvanın verim yeteneğinin zayıflaması veya yaşam gücünün azalması. genetik anormalliklere neden olan allel. ayıp.

Have an ax to grind : Çıkarı olmak. Bir şikayeti olmak.

Kick up a stink : Olay çıkarmak. Kıyameti koparmak. Hır çıkarmak. Karşı çıkmak. Şiddetle itiraz etmek.

Culpability : Kabahat. Suç. Suçluluk. Kusurluluk.

Quiddity : Mahiyet. Önemsiz konu. Nitelik. Öz. Safsata. Özellik. Esas.

Culpa : İhmal. Suçluluk. Hata. Suçlanmaya değer olma niteliği. (latince) kabahat.

Arraign : Mahkemeye çağırmak (sanığı). Suçlamak. Mahkemeye vermek.

Cavil synonyms : cavils, denial, cast reflection on somebody, allegation, demur, object, default, antilogy, demurral, defects, demurrals, contradiction, evasions, carp, allegations, caviling, carped, arraigns, culpable, file a complaint, arraigned, complain about, arraigning, have an axe to grind, quibble, complained, contradictions, contestation, blind, plea, defaults, culpas, cloak.

Cavil ingilizce tanımı, definition of Cavil

Cavil kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To find fault without good reason. A captious or frivolous objection. To raise captious and frivolous objections. To cavil at.