Criminalities türkçesi Criminalities nedir

Criminalities ingilizcede ne demek, Criminalities nerede nasıl kullanılır?

Criminality : Suçluluk. Mücrimlik. Cürüm. Kabahat. Suç.

Criminality rate : Suçluluk oranı. Belli bir toplumda, toplumsal kümede ya da bölgede ceza yasalarına aykırı davranışların oranı.

Criminalisation : Yasal bir eylemi yasadışı yapma. Yasadışı olan bir şeyi değiştiren yasama. Suç olarak kabul etme. Bir kişinin eylemlerini yasadışı hale getirerek onu suçlu duruma düşürmek (ayrıca criminalization). Suç olarak sayma.

Criminalise : Suçlu ilan etmek. Bir kimseyi suçlu duruma düşürmek. Suçlu yaratmak. Yasa dışı olduğunu beyan etmek. Bir kimseye suçlu muamelesi yapmak (ayrıca criminalize). Yasaklamak. Yasadışı yapmak. Mücrimleştirmek. İllegal ilan etmek. Suçlu muamelesi yapmak.

Criminalised : Bir kimseyi suçlu duruma düşürmek. Yasadışı olarak duyurmak. Suça itilmiş. Suçlu ilan etmek. Suçlu muamelesi yapmak. Yasadışı yapmak. İllegal ilan etmek. Bir kimseye suçlu muamelesi yapmak (ayrıca criminalize). Yasaklamak. Suçlu muamelesi görmüş.

Criminalistics : Suçun tespitinde kullanılan bilimsel yöntemleri uygulayan. Suç ile ilgili. Kriminalistik. Suçları ortaya çıkarmak ve suçluları tutuklamak ile ilgili olan bilim.

 

Criminalising : Mücrimleştirmek. Bir kimseye suçlu muamelesi yapmak (ayrıca criminalize). Yasaklamak. Suçlu muamelesi yapmak. Bir kimseyi suçlu duruma düşürmek. Yasadışı yapmak. Suçlu ilan etmek. Suçlu yaratmak. Yasa dışı olduğunu beyan etmek. İllegal ilan etmek.

Criminalist : Kriminolog. Kriminalist.

Decriminalisation : Suç olmaktan çıkarma. Suç durumundan çıkarma. Daha önce yasadışı olan bir şeyi yasal yapma (ayrıca decriminalization).

Decriminalised : Decriminalize. Suç olmaktan çıkarmak. Bir şeyi yasal yapmak (örneğin, esrar).

İngilizce Criminalities Türkçe anlamı, Criminalities eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Criminalities ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Errors : Yanlış. Hatalar. Falso. Yanılgı. Hata. Yanlışlık.

Culpae : Hata. Kusur. Suçlanmaya değer olma niteliği. (latince) kabahat.

Error : Bilgisayar, eğitim, fizik, uzay alanlarında kullanılır. Yanlış. Günah. Bir niceliğin gerçek değeri ile ölçülen değer arasındaki fark. Doğabilimsel ölçümlerde ölçü aygıtlarından, insan değerlendirmelerinin yetersizliğinden kaynaklanan belirsizlikler. Hata. Dalalet. Sayılamada dikkatsizlik ya da unutkanlık yüzünden hesaplama işlemlerinde, verilerin yorumlanmasında yapılan yanlışlık. Yanlışlık.

Guilt : Utanç. Günahkarlık. Töhmet. Suçluluk psikolojisi. Sorumluluk. Suçluluk duygusu.

Blame : Sorumlu tutmak. Kınamak. Bir suç veya başarısızlığın sorumluluğu. Kınama. Suçlamak. Suçlama. Ayıplamak. Sorumluluk.

Demerits : Hata. Kusur. Suçlanabilir davranış. İhtar (okulda). Tembih. Uyarı. İhtar.

 

Villainy : Hainlik. Alçaklık. Rezalet. Kötülük. Kötü davranış. İtlik. Kahpelik.

Fauxpas : Pot.

Gaffe : Pot kırma. Çam devirme. Pot. Gaf yapma. Hata. Gaf.

Criminal offense : Cezayı gerektiren suç. Neşren hakaret suçu. Yayın yoluyla iftira suçu.

Criminalities synonyms : guilts, blameworthiness, guiltiness, culpableness, shamefacedness, crimes, demeriting, felony, feloniousness, demerit, malefactions, roguishness, faults, criminality, crime, culpability, delinquency, delict, delinquencies, fault, debt, offense, villainies, culpa, criminalness, malefaction.