Errors türkçesi Errors nedir

Errors ile ilgili cümleler

English: Excuse me; allow me to point out three errors in the above article.
Turkish: Affedersiniz; yukarıdaki makalede üç hata göstermeme izin verin.

English: He pointed out some spelling errors to her.
Turkish: Ona bazı imlâ hatalarını gösterdi.

English: Ali was unaware of some errors he had made when translating an important document for his boss.
Turkish: Ali patronu için önemli bir belgeyi çevirirken, bazı hatalar yaptığının farkında değildi.

English: Despite his errors everyone respected him.
Turkish: Hatalarına rağmen herkes ona saygı duydu.

English: Correct the errors if there are any.
Turkish: Eğer varsa hataları düzeltin.

Errors ingilizcede ne demek, Errors nerede nasıl kullanılır?

Errors accepted : Yanlışların kabulü. Sayışım özetlerinin, satımcalar ve benzeri belgelerin altına sonradan belirecek yanlışların kabul edileceği anlamına gelmek üzere yapılan açıklama.

Errors and omissions excepted : Eğer bir hata varsa hata düzeltilebilir. Hata ve noksanlar hariç. Hata ve noksan hariç. Beklenen hata ve ihmaller.

Errors in equations : Denklemlerde hatalar.

Errors in variables : Değişkenlerde hatalar.

Errors occurred : Meydana gelen hatalar. Hatalar oluştu. Yanlış giden şey.

 

Autocorrelated errors : Kendiyle ilgileşimli hatalar.

Break on all errors : Tüm hatalarda kes. Her hatada kes.

Barring errors : Yanlışlık olmazsa.

Classical errors in variables : Klasik değişkenlerde hatalar. Cev.

Report errors to : Hataları bildir.

İngilizce Errors Türkçe anlamı, Errors eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Errors ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Skip : Balık sandığı. Pas geçmek. Sekmek. Zıplama. Antrenör. Sıçrama. Hademe. Kaptan (spor terimi). Taşıma kafesi. Bir şeyleri atlayarak başka bir konuya geçmek.

Erroneous : Falsolu. Hata kapsayan. Yalan yanlış. Doğru olmayan. Gerçekten sapan. Hatalı.

Faults : Faylar. Fay. Çatlak. Günah. Taksirat. Arıza.

Stupidity : Aptallık. Sersemlik. Akılsızlık. Salozluk. Avallık. Keleşlik. Eşeklik. Budalalık. Ahmaklık. Aptalca hareket.

Errants : Serseri. Ayak işi. Vefasız. Maceracı. Başıboş dolaşan. Hatalı. Maceraperest.

Blame : Suçu birinin üstüne atmak. Ayıplamak. Suçlama. Sorumluluk. Sorumlu tutmak. Kınama. Kınamak. Kabahat. Suçlamak.

Incursion : Saldırı. Akın. Tecavüz. İstila. Baskın. Hücum.

Mess up : Mahvetmek. Bozmak. Yüzüne gözüne bulaştırmak. Altüst etmek. İşleri berbat etmek. Karıştırmak. Berbat etmek. Alan talan etmek. Ortalığı dağıtmak. İşi berbat etmek.

Blot : Mürekkep lekesi yapmak. Lekelemek. Kurutma kağıdı ile kurutmak. Leke. Karalamak. Karartmak. Kirletmek. Kirlenmek. Kurutma kağıdıyla kurutmak. Lekelenmek.

Blemishing : Damga. Şaibe. Özür. Güzelliğini bozmak. Karalamak. Leke. Çirkinleştirmek. Bozmak. Lekelemek.

 

Errors synonyms : betise, nonachievement, nonaccomplishment, misplay, smirch, blemish, amiss, fault, misreckoning, clangers, criminalities, error, faux pas, all wet, offside, corrigendum, culpae, broch, omission, clanger, distortion, foolishness, pratfall, delinquencies, revoke, oversight, mix up, fallaciousness, foul up, culpa, miscue, discord, bungle.

Errors zıt anlamlı kelimeler, Errors kelime anlamı

Fearlessness : Pervasızlık. Cesaret. Korkusuzluk.

Rightness : Haklılık. Doğruluk. Haklı olma. Hakkaniyet. Dürüstlük.

Correctness : Dürüstlük. Doğruluk. Tam doğruluk. Uygunluk. Bir bilginin şaşmaz geçerliği ya da konusuna tam uygunluğu. Sıhhat. Selamet.