Cast blame on türkçesi Cast blame on nedir

Cast blame on ingilizcede ne demek, Cast blame on nerede nasıl kullanılır?

Cast : Rol dağılımı. Rol dağıtmak. Bir oyun çalışmaya başlanmadan önce, oyun kişilerini oynayacak sanatçıları saptamak. Bir oyunda canlandırılacak ya da gösterilecek kişilerin hangi oyuncular tarafından oynanacağını gösterme işlemi.

Blame : Bir suç veya başarısızlığın sorumluluğu. Suçu birinin üstüne atmak. Suçlama. [#kınama Kınamak]. Sorumlu tutmak. Ayıplamak. Kınama. Suçlamak. Sorumluluk. Kabahat.

On : Üzerinde. Makbul. Yönünde. Çakırkeyif. Açık. Üstünde. Civarında. E doğru. Olmakta olan.

Blame on : Birisini suçlamak.

Blame oneself : Kendini suçlamak.

Shift the blame onto : Suçu birinin üstüne atmak. Suçu birine yüklemek.

Fasten the blame on someone : Suçu birinin üstüne atmak. Suçu birine yüklemek.

Fix the blame on : Parmağıyla birini işaret etmek. Eleştiri yöneltmek. Birisini sorumlu tutmak. Suçlamak.

Put the blame on : Suçu üstüne atmak. Suçlamak. Suçu yüklemek. Sorumlu tutmak. Suçu -e yüklemek.

Throw the blame on : Yüklemek.

İngilizce Cast blame on Türkçe anlamı, Cast blame on eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cast blame on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Arraign : Kusur bulmak. Mahkemeye vermek. Mahkemeye çağırmak (sanığı).

Censure : Azar. Tenkit etmek. Sertçe eleştirmek. Eleştirmek. Tekdir. Kınama. Kınamak. Tektir etmek. Cezalandırmak.

Blames : Ayıplamak. Kınamak. Sorumlu tutmak.

Arraigns : Mahkemeye çağırmak (sanığı). Mahkemeye vermek. Kusur bulmak.

Arraigned : Kusur bulmak. Mahkemeye vermek.

Charge : Taarruz. Yüklemek (enerji veya elektrik). Kanunla belirlenen bazı kamu hizmetlerinden yararlanma karşılığında alınan vergi. Saldırmak. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı. Hukuk, fizik, kimya, iktisat, nükleer enerji, tarih alanlarında kullanılır. Görevlendirmek. Yükümlülük. Şarj. Suçlama.

Accuse : Dava etmek. İtham etmek. Suçlamada bulunmak. Suçlama yöneltmek.

Censuring : Eleştirmek. Kınamak. Azar. Sertçe eleştirmek. Tektir etmek. Tekdir. Cezalandırmak. Tenkit etmek. Kınama.

Blame : Suçlama. Suç. Ayıplamak. Sorumlu tutmak. Sorumluluk. Kınamak. Suçu birinin üstüne atmak. Kabahat. Bir suç veya başarısızlığın sorumluluğu.

Arraigning : Mahkemeye çağırmak (sanığı). Mahkemeye vermek. Kusur bulmak.

Cast blame on synonyms : censured, censures, accuses, bring an accusation against somebody, accuse of.