Censure türkçesi Censure nedir

Censure ile ilgili cümleler

English: Many topics were discussed during the interview, but some of them were censured.
Turkish: Görüşme boyunca bir çok konu görüşüldü ama bazıları kınandı.

Censure ingilizcede ne demek, Censure nerede nasıl kullanılır?

Censure motion : Güvensizlik oyu. Gensoru önergesi.

Vote of censure : Güvensizlik oyu.

Censured : Cezalandırmak. Sertçe eleştirmek. Tektir etmek. Azar. Kınamak. Suçlamak. Tenkit etmek. Tekdir. Kınama. Eleştirmek.

Censureless : Ayıpsız. Kusursuz.

Censurer : Eleştiren kimse. Tenkit eden kimse. Suçlayan kimse. Tenkitçi.

Censur : Sansür. Basın, yayın ve haberleşme ile sinema ve kitap yapıtlarının hükümetçe önceden denetlenmesi ya da kısıtlanması işi.

Licensure : Lisans verme. Lisanslama.

Censurable : Eleştiriyi hak eden. Eleştirilebilir. Sansür edilebilir.

Uncensured : Suçlanmayan. Tenkit edilmeyen.

Censurers : Tenkit eden kimse. Eleştiren kimse. Suçlayan kimse.

İngilizce Censure Türkçe anlamı, Censure eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Censure ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Interdict : Yasaklama kararı. Yasaklama. Yasaklama emri. Yasak etme. Yasak. Menetmek. Yasak etmek. Yasaklamak. Kadağa koymak. Önlemek.

 

Reprehension : İhtar. Paylama. Serzeniş. Azarlama.

Rebukes : Fırça atmak. Döşenmek. Sitem etmek. Ders vermek. Fırça çekmek. Çıkışmak. Paylamak. Giydirmek. Azarlamak.

Arraigns : Kusur bulmak. Mahkemeye vermek. Mahkemeye çağırmak (sanığı).

Animadversion : Eleştiri. Çekiştirme. Tenkit. Sitem. Eleştirme.

Cast blame on : - için sorumlu tutmak.

Accuses : İtham etmek.

Be charged : Memur olmak. Ücretlendirilmek. Cezası kesinleşmek. Şarj olmak.

Knock : Tartaklamak. Çalmak. Vurmak. Kapıyı vurmak. Devirmek. Çarpışmak. Kusur bulmak. Teklemek. Kapıyı çalmak.

Charge : Aydınlatmak. Sorumlu tutmak. Ücret. Taarruz. Yükümlülük. Bir yoğunlaç ya da akımsaklar üzerinde toplanmış erke. Hukuk, fizik, kimya, iktisat, nükleer enerji, tarih alanlarında kullanılır. Yük. Saldırmak.

Censure synonyms : anathematized, animadversions, criticises, come down upon, cop it, castigating, carped, scolding, blame, rebuke, chastised, knocks, censuring, inveigh, lashing, lesson, censures, earfuls, corrects, criticise, assail, accuse, attacked, castigations, animadverts, cast reflection on somebody, arraigning, jobation, criticizes, dressing down, arraigned, assails, objurgation.

Censure zıt anlamlı kelimeler, Censure kelime anlamı

Approbation : Tasdik. Resmi izin. Tasvip. Onay. Onaylama. Onama. Beğenme. Tensip. Övgü. Takdir.

Acceptance : Olurlama. İttihaz. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Üstlenme. Razı olma. Onaylama. Alma. Alınma. Bir poliçenin, adına çekilen kişi tarafından imzalanarak, borcun ödeneceğinin onaylanması. bir bankanın kendi üzerine çekilen poliçeye "kabul edilmiştir" şerhini koyması. Teslim alma.

Censure ingilizce tanımı, definition of Censure

Censure kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To judge. To judge. To form or express a judgment in regard to. Judgment either favorable or unfavorable. To estimate. Opinion.