Censured türkçesi Censured nedir

Censured ile ilgili cümleler

English: Many topics were discussed during the interview, but some of them were censured.
Turkish: Görüşme boyunca bir çok konu görüşüldü ama bazıları kınandı.

Censured ingilizcede ne demek, Censured nerede nasıl kullanılır?

Uncensured : Tenkit edilmeyen. Suçlanmayan.

Censure motion : Gensoru önergesi. Güvensizlik oyu.

Vote of censure : Güvensizlik oyu.

Censure : Tenkit etmek. Kınama. Tekdir. Kınamak. Tektir etmek. Sertçe eleştirmek. Cezalandırmak. Eleştirmek. Azar. Suçlamak.

Censureless : Kusursuz. Ayıpsız.

Census : Tahrir. Sayım. Bir ülke nüfusunun nitelik ve niceliği üzerinde gerekli verileri saptamak amacıyla belli aralıklarla yapılan sayma işlemi. Nüfus sayımı. Nüfus tahriri. Populason sayımı. Sayma.

Censures : Suçlamak. Cezalandırmak. Eleştirmek. Tekdir. Azar. Sertçe eleştirmek. Kınamak. Tenkit etmek. Kınama. Tektir etmek.

Census data : Nüfus sayımı verileri.

Censuring : Cezalandırmak. Tektir etmek. Kınamak. Tekdir. Tenkit etmek. Eleştirmek. Sertçe eleştirmek. Suçlamak. Azar. Kınama.

Licensure : Lisanslama. Lisans verme.

İngilizce Censured Türkçe anlamı, Censured eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Censured ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cast reflection on somebody : Kusur bulmak. Ayıplamak.

Animadverting : Eleştiri. Tenkit. Sitem. Eleştiri yapmak.

Carped : Dırdır etmek. Mızırdanmak. Mızmızlanmak. Kusur bulmak. Sazan. Sazan balığı. Dırdırlanmak. Beğenmemek.

Come down upon : Sitem etmek. Fırçalamak. Çıkışmak. Azarlamak.

Carp : Kusur bulmak. Beğenmemek. Sazan. Mızırdanmak. Dırdır etmek. Sazan balığı. Kemikli balıklar (teleostei) takımının, sazangiller (cyprinidae) familyasından, biçim ve renkleri yaşadığı ortama göre değişen, eti çok lezzetli, asya, avrupa ve amerika'da yaşayan bir tür. Sazanbalığı.

Animadversion : Eleştirme. Sitem. Tenkit. Çekiştirme. Eleştiri.

Jobation : Usandırıcı eleştiri. Paylama.

Accusal : Suçlama. İtham.

Rebukes : Azarlamak. Giydirmek. Ders vermek. Sitem etmek. Fırça çekmek. Döşenmek. Fırça atmak. Çıkışmak. Paylamak.

Castigated : Dövmek. Azarlamak.

Censured synonyms : anathematise, criticize, comment on, censorship, arraigned, accuses, chastised, blames, anathematizes, arraigns, rebuke, attacked, assails, objurgations, admonishment, knock, animadverted, inveigh, arraign, assure, discipline, secure, attacks, carps, insure, guarantee, assailing, cop it, censuring, accusals, castigates, arraigning, crime.

Censured zıt anlamlı kelimeler, Censured kelime anlamı

Break : Kesme. Çatlatmak. Tan. Değişiklik. Ara vermek. Çözmek. Koparmak. Söylemek. Dalmak. Bitmek.

Peripheral : Dış yüzeye ait. İkincil. Çevreye ait. Canlıların içinde yaşadıkları ortam ve bu ortamlardaki çeşitli faktörlerin bütünü, ambiyens. herhangi bir yapının merkezinden uzakta olan, kenarda olan. Periferik. Yanbirim. Çevrel. Çevresel. Önemsiz. Çevre.