Censures türkçesi Censures nedir

Censures ingilizcede ne demek, Censures nerede nasıl kullanılır?

Censure motion : Güvensizlik oyu. Gensoru önergesi.

Vote of censure : Güvensizlik oyu.

Censure : Sertçe eleştirmek. Azar. Kınamak. Cezalandırmak. Kınama. Tekdir. Suçlamak. Tenkit etmek. Tektir etmek. Eleştirmek.

Censured : Sertçe eleştirmek. Tenkit etmek. Cezalandırmak. Tektir etmek. Kınamak. Kınama. Suçlamak. Azar. Eleştirmek. Tekdir.

Censureless : Kusursuz. Ayıpsız.

Censur : Basın, yayın ve haberleşme ile sinema ve kitap yapıtlarının hükümetçe önceden denetlenmesi ya da kısıtlanması işi. Sansür.

Census data : Nüfus sayımı verileri.

Census : Nüfus tahriri. Bir ülke nüfusunun nitelik ve niceliği üzerinde gerekli verileri saptamak amacıyla belli aralıklarla yapılan sayma işlemi. Nüfus sayımı. Tahrir. Sayım. Sayma. Populason sayımı.

Licensure : Lisanslama. Lisans verme.

Censurable : Eleştiriyi hak eden. Sansür edilebilir. Eleştirilebilir.

İngilizce Censures Türkçe anlamı, Censures eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Censures ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rebukes : Sitem etmek. Ders vermek. Çıkışmak. Döşenmek. Fırça atmak. Azarlamak. Giydirmek. Paylamak. Fırça çekmek.

 

Tally : Cetvel. Çetele. Bir alan araştırmasında gözlemci takımın çalıştığı gün ve saatleri ya da herhangi bir işyükünün bölüşümünü gösteren ölçünlü yazım. Vira etmek. Sayı. Sayıların yazıldığı kağıt. Çetele kağıdı. Skor. Fiş.

Come down upon : Sitem etmek. Azarlamak. Fırçalamak. Çıkışmak.

Vouch : Kefil olmak. Tanıklık etmek. Belgelerdeki bilgileri kontrol etmek. Tekeffül etmek. Garanti etmek. Onaylamak. Yeminle temin etmek. Atıfta bulunmak. Doğrulamak.

Criticizes : Kusur bulmak. Değerini belirtmek için (birşeyi) incelemek. Yermek. Kritik etmek. Eleştiri yöneltmek. Kritiğini yapmak. Ayıplamak. Eleştiri getirmek.

Make : Yapı. Hazırlamak. Biçim. Yapmak. Kazanç. Erişmek. Düzeltmek. Marka. Hesap etmek. Verim.

Counting : Saymaca. Nicelikleri ve nicelikler arası ilişkileri bir sayı dizgesi aracılığıyla ve işlem kuralları yoluyla sayıya dönüştürme. Sayma. Fiziksel sayım çizelgesi. Hesap. Sayım. Gereçlerin nicelik ya da değerinin edimli olarak sayılması ve bu düzende sayımı yapılmış olan her gerecin niceliğini ve kimi durumlarda tümdeğer ederini ve öteki ilgili değerleri gösteren çizelge. Oy sayımı.

Animadverts : Tenkit. Eleştiri yapmak. Sitem. Eleştiri.

Admonishment : Sitem etme. Sitem. Öğüt verme. Uyarma.

Censures synonyms : nosecount, nose count, censuring, doom, jobation, corrects, chastise, castigate, came down on, arraign, criticise, censured, objurgations, castigation, enumeration, attacked, anathematizing, earfuls, blame, carps, reckoning, animadverted, accuse of, knocks, animadverting, anathematizes, cast blame on, censorship, castigated, accuses, inveigh, going over, castigating.

Censures zıt anlamlı kelimeler, Censures kelime anlamı

Break : Fırsat. Bozmak. Dizginlemek. Açıklık. Ara vermek. Bozdurmak. Çatlatmak. Kırma. Tutmamak. Batmak.

Approbation : Övgü. Onama. Tensip. Onaylama. Resmi izin. Takdir. Uygun bulma. Tasvip. Onay. Beğenme.