Come down upon türkçesi Come down upon nedir
- Fırçalamak.
- Azarlamak.
- Cezalandırmak.
- Sitem etmek.
- Çıkışmak.
Come down upon ingilizcede ne demek, Come down upon nerede nasıl kullanılır?
Down : Çabucak içmek. Yıkmak. Aşağısında. Beri. İndirmek. Bozuk. Yere yıkmak. Alaşağı etmek. Aşağı. Yere sermek.
Upon : Göre. İle. Üzerinde. Üstünde. Üzerine.
Come down : Geçmek. Önemsizleşmek. İnmek. Yıkılmak. (fiyat) düşmek. Düşmek. Zorlamak. Burnu sürtülmek. Ucuzlamak. Aşağı inmek.
Come down a peg : Saygınlık veya konum kaybetmek. Zavallı duruma düşmek. Utandırılan.
Come down in price : Bir şeyin fiyatı düşmek.
Come down in sheets : Sağanak yağmak. Bardaktan boşanırcasına yağmak. Bardaktan boşalırcasına yağmak.
Look down upon : Yüksekten bakmak. Küçük görmek. Hor görmek. Horlamak.
Come down with a cold : Nezle olmak.
Bear down upon : Bir başka tekneye doğru yol almak.
Come down with : Yakalanmak. Hastalanmak. Yatağa düşmek. Hastalığa yakalanmak. Nedeniyle hastalanmak.
İngilizce Come down upon Türkçe anlamı, Come down upon eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Come down upon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bastes : Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Erimiş yağ dökmek. Teyellemek. Dayak atmak. Paylamak. Haşlamak. Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Yağ sürmek. Sopa atmak.
Admonished : Tembih etmek. Fırça yemiş. İhtar etmek. Uyarmak. Azarlanmış.
Come down on : Sıkıştırmak. Üstüne gelmek. Üstelemek. Saldırmak. Başına ekşimek. Fırça atmak. Haşlamak.
Blister : Su toplatan şey. Silah bölmesi. Rasat kulesi. Su toplamış kabarcık. Kabarmasına neden olmak. Yakı. Kabartmak. Kabarcıklanmak. Kabarıklık.
Castigates : Paylamak. Haşlamak. Kıyasıya eleştirmek. Dövmek. Kınamak. Yerden yere vurmak. Düzeltmek.
Censured : Tekdir. Kınamak. Azar. Suçlamak. Tektir etmek. Kınama. Tenkit etmek. Sertçe eleştirmek. Eleştirmek.
Be enough : İdare etmek. Elvermek. Yetmek. Gitmek.
Bawl out : Bağırıp çağırmak. Fırça çekmek. Haşlamak. Paylamak. Azarlanma. Fırça atmak. Azarlama.
Inveighs : Paylamak. Tenkit etmek.
Affording : Bulabilmek. Gücü yetmek. Zamanı olmak. Karşılamak (parasal olarak). Maddi gücü yetmek. Göze almak. Parası yetmek. Vermek. Satın almaya gücü yetmek.
Come down upon synonyms : reproach, rebukes, censure, reproaches, dust, admonishes, be charged, brushes, castigating, affords, jump on, brush down, chew out, scours, chidden, came down on, admonish, expostulates, brushing up, expostulating, rebuking, bawling out, crime, blow up, baste, get after, chide, inveigh, brush away, admonishing, remonstrated, berated, corrects.

Bu kısımda Come down upon kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Come down upon ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Come down upon anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Come down upon ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.