Bastes türkçesi Bastes nedir

  • Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne).
  • Kurumaması için etin üzerine su dökmek.
  • Yağ sürmek.
  • Paylamak.
  • Dayak atmak.
  • Dövmek.
  • Sopa atmak.
  • Azarlamak.
  • Teyellemek.
  • Yağlamak.
  • Erimiş yağ dökmek.
  • Haşlamak.

Bastes ingilizcede ne demek, Bastes nerede nasıl kullanılır?

Lambastes : Dayak atmak. Fırça atmak. Azarlamak. Pataklamak. Paylamak. Fırça çekmek. Dövmek.

Baste : Dayak atmak. Haşlamak. Erimiş yağ dökmek. Teyellemek. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Paylamak. Dövmek. Azarlamak. Sopa atmak. Yağ sürmek.

Basted : Paylamak. Dövmek. Azarlamak. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Erimiş yağ dökmek. Yağlamak. Dayak atmak. Yağ sürmek. Sopa atmak.

Alabaster : Alçı taşı. Kaymaktaşı. Sumermeri kaymaktaşından. Sumermeri. Akmermer. Su mermerinden yapılan. Kaymaktaşından yapılan. Albatr. Su mermeri.

Barbastel : Memeliler (mammalia) sınıfının, yarasalar (chiroptera) takımının, fare kulaklı yarasagiller (vespertilionidae) familyasından, böceklerle beslenen, gözlerin alt ve üst kısımlarında birleşen büyük ve geniş kulakları olan ve bu şekilde gözler kulakların içindeymiş gibi görülen, yavaş uçan bir tür. Sakallı yarasa.

 

Lambaste a plan : Bir planı doğru bulmadığını beyan etmek. Bir planı ağır bir şekilde eleştirmek. Bir tasarının aleyhinde olmak. Bir planı kınamak.

Bastard cut file : Saman eğesi.

Bastard : Taklit. Çizgi dışı. Adi herif. Piç (argo terim). Kurallara aykırı. Alçak herif. Fırlama. İt. Sahte. Piç.

Bast silk : Ham ipek.

Lambaste : Pataklamak. Paylamak. Dövmek. Fırça çekmek. Dayak atmak. Azarlamak. Fırça atmak.

İngilizce Bastes Türkçe anlamı, Bastes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bastes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Explanation : Anlamlandırma. Aydınlatma. Şerh. Bir olay ya da bir kavramı örtük ve kapalı yönleriyle çözümleyerek, tüm içerimlerini sayıp dökerek açıklığa kavuşturma. Yorum. İzahat. İzah. Mana. Tanımlama.

Admonishing : İhtar etmek. İhtar vermek. Kulağını bükmek. Uyarmak. Öğüt vermek. Kulağını çekmek. Nasihat etmek. Tembih etmek. Nasihat vermek.

Backstitching : Geriye dikiş. İğneardı dikiş dikmek. Teyel. İğneardı dikiş yapmak. İğneardı. İğneardı dikiş. İğne ardı dikiş.

Whip : Kamçılamak. Zorla öğretmek. Çırpmak. Kırbaç. Çevirmek. Döndürmek (topaç). Kamçıyı çalmak.

Assumption : Azamet. Farz. Faraziye. Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Tavır. Taslama. Hazreti meryem'in göğe kabulü. Varsayım. Bir kanıtlama ya da geçerleme sürecinde usavurma zincirini tamamlamak üzere kimi halkaları doğru ya da geçerli sayma. Üzerine alma.

Footing : Temel. Yer. Durum. Ayak basacak sağlam yer. İlişki. Ayak basacak yer. Tutunma noktası. Karşılıklı ilişki. Temel ayağı.

 

Boil : Çıban. Fokurdatmak. Pişmek. Galeyana gelmek. Pişirmek. Kaynamak. Kaynama çekidi. Fokurdamak. Kaynama. Kaynatma.

Clobber : Acımasızca dövmek. Pataklamak. Öldüresiye dövmek. Haklamak. Yenmek. Benzetmek. Eleştirmek. Eşek sudan gelinceye kadar dövmek. Marizlemek.

Boils : Kaynatmak. Fokurdatmak. Kaynamak. Haşlanmak. Köpürmek. Fokurdamak. Galeyana gelmek.

Butter : Tereyağı. Krek kokain. Sadeyağ. Dalkavukluk. Margarin. Yağcılık. Tereyağ. Tereyağı sürmek. Tereyağına benzeyen kakao vb. yağı.

Bastes synonyms : meat and potatoes, clobbered, berated, beating up, cornerstone, grease, batters, beat the living daylights out of, common ground, brush down, chew up, clobbers, castigate, fundament, blow up, chidden, chastises, chastise, clobbering, beat up, batter, anoint, lube, lubricate, lubricated, berates, anointed, tack, chastised, castigates, chastising, admonishes, bastinado.

Bastes zıt anlamlı kelimeler, Bastes kelime anlamı

Unbar : Sürgüsünü açmak. Kilidi açmak. Sürgüyü açmak.

Unzip : Fermuarı açılmak. Fermuarını açmak. Direncini kırmak (amerikan ingilizcesi). Halletmek (amerikan ingilizcesi). Açmak. Açmak (fermuarı). Femuarı açmak. Bir şeyin fermuarını açmak. Direncini kırmak.

Unbutton : Düğmelerini açmak. Düğmesini çözmek. Çözmek. Düğmelerini çözmek.

Bastes antonyms : unstaple, unwire, unpin, unlock, dislodge, unhook, unbelt, untie, unbuckle, detach, unfasten, unchain, refrain.