Explanation türkçesi Explanation nedir

  • Şerh.
  • Anlamlandırma.
  • Yorum.
  • İzahat.
  • Anlam.
  • Tanımlama.
  • Neden, yasa vb. aracılığıyla incelenen konunun özünü aydınlatmayı amaçlayan bilimsel inceleme aşaması ya da biçimi.
  • İzah.
  • Bir olay ya da bir kavramı örtük ve kapalı yönleriyle çözümleyerek, tüm içerimlerini sayıp dökerek açıklığa kavuşturma.
  • Aydınlatma.
  • Mana.
  • Açıklama.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.

Explanation ile ilgili cümleler

English: He gave no explanation why he had been absent.
Turkish: Niçin gelmediğine dair bir açıklama yapmadı.

English: He gave an explanation of the machine.
Turkish: O, makineyle ilgili bir açıklama yaptı.

English: A very brief warning or explanation is enough for an intelligent person.
Turkish: Çok kısa bir uyarı veya açıklama akıllı bir kişi için yeterlidir.

English: Ali doesn't buy Mary's explanation for a second.
Turkish: Ali bir saniyede Mary'nin açıklamasını almaz.

English: He gave an explanation about why he had been absent.
Turkish: O, niçin gelmediği hakkında bir açıklama yaptı.

Explanation ingilizcede ne demek, Explanation nerede nasıl kullanılır?

A likely explanation : Mantıklı bir açıklama.

Causal explanation : Nedensel açıklama.

Demand an explanation : Bir cevap istedi. Zorla bir açıklama istedi. Bir açıklama talep etti.

 

Demand for explanation : Açıklama isteği. Açıklama talebi.

Demanded an explanation : Zorla bir açıklama istedi. Bir açıklama talep etti. Bir cevap istedi.

Without any explanation : Açıklama yapmadan. Yorum yapmadan. Açıklamazsıca. Açıklama olmadan. Yorumsuzca.

Explanatorily : Açıklayıcılıkla. Aydınlatıcılıkla. Açıklayıcı bir şekilde.

Explanatoriness : Açıklayıcılık.

Explanations : İzahat. Tanımlama. Anlam. İzah. Açıklama. Mana. Yorum.

Explanatory method : Bir olayı yaratan gerçek nedeni ya da nedenleri ortaya çıkarmayı amaç edinen öğretim yöntemi. Açıklama yöntemi.

İngilizce Explanation Türkçe anlamı, Explanation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Explanation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Reason : Sonuç çıkarmak. Us. Neden. Etraflıca düşünmek. Bulmak. Yargılamak. Görüşmek. Çözmek. Sebep. Sonuca varmak.

Interpreting : Sözlü tercümanlık. Sözlü çeviri. Dilmaçlık. Sözlü tercüme yapma mesleği.

Meanings : Amaç. Kasıt. İçerik. Anlamlar.

Purviews : Kapsam. Hüküm alanı (bir yasanın). Amaç (yasa). Konu. Mefhum. Saha. Meal. Sadet.

Age distribution : Yaş dağılımı. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları.

Constructions : Yapma. Çizim. İnşa. İnşaat. Yapılar. Kurma. İnşa etme. Yapı.

Characterization : Nitelendirme. Vasıflandırma. Nitelendirilme. Niteleme. Kişileştirme. Özelliklerin belirlenmesi veya ölçümü. Tarif. Tavsif. Karakterize etme.

Achievement motive : Başarı güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarma güdüsü.

 

Acclimatation : İklimuyum. Toplumsal kümelerin, dirimbilimsel bakımdan yeni bir ortamın iklim koşullarına uyum sağlaması süreci.

Definement : Tanım.

Explanation synonyms : thought process, explanans, explanandum, etymologizing, explicandum, exegesis, concernment, rationale, significance, elucidations, acculturation, all round development of individual, purview, sensus, definition, assertion, thought, acceptation, characterizations, descript, comments, enlightenments, age group, declaration, aesthetical ideal, clarifying, expos, defining, enucleation, purport, enlightening, simplification, edification.

Explanation ingilizce tanımı, definition of Explanation

Explanation kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of explaining, expounding, or interpreting. As, the explanation of a passage in Scripture, or of a contract or treaty. The act of clearing from obscurity and making intelligible.