Explanations türkçesi Explanations nedir

Explanations ile ilgili cümleler

English: He gives plain, simple explanations.
Turkish: Sade, basit açıklamalar yapar.

English: Jale's explanations enchanted me and desolated me all at once.
Turkish: Jale'nin açıklamaları beni büyüledi ve birdenbire beni üzdü.

English: Save your long-winded explanations for someone else.
Turkish: Kabak tadı veren açıklamalarını başka biri için sakla.

English: Scientists have come up with many explanations for why the sky is blue.
Turkish: Bilim adamları gökyüzünün mavi olmasıyla ilgili birçok açıklama ileri sürmüştür.

English: Ali usually gives easy-to-understand explanations.
Turkish: Ali genellikle anlaşılması kolay açıklamalar yapar.

Explanations ingilizcede ne demek, Explanations nerede nasıl kullanılır?

A likely explanation : Mantıklı bir açıklama.

Causal explanation : Nedensel açıklama.

Demand an explanation : Zorla bir açıklama istedi. Bir açıklama talep etti. Bir cevap istedi.

Demand for explanation : Açıklama isteği. Açıklama talebi.

Demanded an explanation : Bir cevap istedi. Bir açıklama talep etti. Zorla bir açıklama istedi.

Explanatory method : Bir olayı yaratan gerçek nedeni ya da nedenleri ortaya çıkarmayı amaç edinen öğretim yöntemi. Açıklama yöntemi.

 

Explanatory note : Açıklama notu. Açıklayıcı bilgiler veren not. Açıklayıcı not.

Explanatorily : Açıklayıcı bir şekilde. Açıklayıcılıkla. Aydınlatıcılıkla.

Scientific explanation : Bilimsel açıklama.

Explanation : Yorum. Neden, yasa vb. aracılığıyla incelenen konunun özünü aydınlatmayı amaçlayan bilimsel inceleme aşaması ya da biçimi. Şerh. Anlamlandırma. İzah. Anlam. Bir olay ya da bir kavramı örtük ve kapalı yönleriyle çözümleyerek, tüm içerimlerini sayıp dökerek açıklığa kavuşturma. Tanımlama. İzahat.

İngilizce Explanations Türkçe anlamı, Explanations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Explanations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Significations : İfade. Meal. Anlamlama. Delalet. İmlem. İşaretleme. Signifikasyon.

Exegesis : Kutsal kitap yorumu. Şerh. Tefsir.

Declaration : Beyanname. Ticarete sunulacak yemlerde değer belirlemeye esas olan temel besin maddeleri oranlarının ve/veya iddia edilen özelliklerin yazılı olarak belirtilmesi. Tanım. Deklarasyon. Takrir. Bildiri. Bildirme. Tebliğ. Kamu yönetim ve kuruluşları yükümlüler ya da yükümlülerle işlemlerde bulunan öteki gerçek ve tüzel kişilerin maliye bakanlığı ya da vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara vergilerine ilişkin isteyecekleri bilgileri vermeleri.

Rendering : Çevirme. İade. Tercüme. Oynama. Çalma (müzik terimi). Çeviri. Sahneleme. İcra. Temsil.

Explication : Bir konuyu, bir olayı, bir sorunu ilgili bilim ya da bilgi dalının kurallarına uyarak aydınlatma, çözümleme işi. Bir bilimsel sürecin, tanıtlayıcı bilgilerden yola çıkarak ve olaylar arasında kurduğu nedensellik bağlarını gözlemle sınayıp geçerleyerek genellemelere ve yasalara varıp olayları nedenlere bağlama işlevi. Açımlama. Yorumlama.

 

Exposition : Uluslararası sergi. Sunukluk. Oyunun başlangıç bölümü. seyircilere kişilerin durumlarını, oyunun anlaşılması için geçmişteki olayları sahnedeki olay içine kaynaşmış olarak veren önemli bölüm. Fuar. Arz ve beyan. Sergi. Sergileme. Yorumlama. Bir konuyu, bir sorunu ya da bir yazıyı ayrıntılarına değin gözden geçirerek anlatma, yorumlama ve çözümleme işi. Serimleme.

Expo : İfade. Sergilemek (sanat, ürünler, vs.). Büyük halka açık gösteri. Sergileme. Fuar. Şerh. Teşhir. Sergi. Tefsir. Yorumlama.

Acceptation : Kabul.

Comments : Eleştirmek. Açıklayıcı bilgi. Yorumlamak. Yorumlar. Açıklamalar. Değerlendirmek. Görüşler. Düşüncesini açıklamak.

Explications : Yorumlama. Açımlama.

Explanations synonyms : thought process, etymologizing, explicandum, explanans, explanandum, interpretation, intellection, clarifications, purport, def, purviews, assertion, foundation, mentation, denotation, cornerstone, elucidation, expos, significances, reason, inferences, key, rationalisation, walk through, definition, characterisations, base, theory, characterising, defining, cerebration, statement, descript.