Meanings türkçesi Meanings nedir

Meanings ile ilgili cümleler

English: According to the Oxford English Dictionary, the word 'set' has 430 different meanings or senses.
Turkish: Oxford İngilizce sözlüğüne göre 'set' kelimesinin 430 farklı anlamı ya da manası var.

English: Some verbs in some languages can have up to one hundred different meanings.
Turkish: Bazı dillerde bazı fiiller yüz farklı anlama sahip olabilir.

English: One gesture may have multiple meanings, while a single meaning can be expressed by a number of gestures.
Turkish: Bir tek anlam çok sayıda jestlerle ifade edilebilirken, bir jest birden fazla anlamlara sahip olabilir.

English: One sentence may have multiple meanings in one language.
Turkish: Bir cümlenin bir dilde birden fazla anlamı olabilir.

English: Different flowers represent different meanings.
Turkish: Farklı çiçeklerin farklı anlamları vardır.

Meanings ingilizcede ne demek, Meanings nerede nasıl kullanılır?

Change of meaning : Halk kültürünü oluşturan ürün ve olaylarda görülen aynı zamanda yatay oluşum adıyla anılan anlam değişmesi, bk. değer değişimi, yatay oluşum, krş. durum değişimi. Anlamsal değişim.

Connotative meaning : Yananlam.

Contextual meaning : Bağlamsal anlam. Kapsam.

 

Devoid of meaning : Önemsiz. Anlamsız. Anlamı olmayan. Önemi olmayan.

Double meaning : Çifte anlam. Çift anlamlı.

Real meaning : Gerçek anlam.

Same meaning : Aynı anlam.

Figurative meaning : Mecazi anlam. Mecaz anlam.

Have as a meaning : Anlam olarak almak.

Secondary meaning : Kelimenin asıl anlamı yanında, kullanıma bağlı olarak kazandığı yeni anlam(lar): baş kelimesinin asıl anlamı dışında «bir topluluğu yöneten kimse, lider», «bir şeyin başlangıcı (ay başı, yıl başı, satır başı)», «temel esas» (her işin başı sağlıktır), «bir şeyin uçlarından biri» (yolun iki başı, «tane, sayı» (iki baş sarımsak, üç baş inek, altı baş aile), «bir şeyin yakını veya çevresi» (ocak başı, havuz başı, mangal başı) vb. pek çok yan anlamı vardır. ayak, göz, parmak, boğaz, burun gibi organ adları da epey yan anlamlara sahiptir. türkçmiz bu bakımdan her yönü ile zengin bir özellik taşır. karşıtı asıl anlam’dır. Yan anlam.

İngilizce Meanings Türkçe anlamı, Meanings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Meanings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Signified : Bir ifadenin anlamı. Bir kelimenin anlamı. Belirtilen. Gösterilen. Bir imza ile işaretlenmiş şey veya fikir. İmlenen. Gösterilge.

Overtone : Ardında yatan anlam. Tazammun. Armonik ses. İma edilen fikir. Ahenk sesi. Asıl sesle birlikte duyulan ikinci ses. İkinci plandaki renk. Temel ses ile bir arada tınladığında uyum sağlayabilen, armonik ya da inarmonik olabilen ses ve bu sesin temel ses ile beraber tınlaması. Ahenk.

Inference : Netice. Kavramlar arasındaki ilişkilere dayanarak birtakım yargılara varma ve bu yargıların yardımıyla anlam ve sonuç çıkarma. Sonuç. Dolaylı çıkarım. Anlam çıkarma. Çıkarsama. Çıkarım. Öngörüde bulunma.

 

Malice aforethought : Taammüd. Taammüt. Cürmü kast.

Thought : Tasavvur. Düşün. Felsefe. Düşünce. Olay, durum ve nesneler üzerinde çözümleyici ve bireştirici işlemlerde bulunmaya olanak sağlayan kavrama ve açıklama yetisi. Az şey. Fikir. İlgi. Düşünüş.

Line at karmak : Karmakta bedene verilen ad.

Consummations : Gaye. İkmal etme. Mükemmellik. Tamamına erdirme. İkmal. Yerine getirme. Tamamlama. İtmam.

Ingredients : İçindekiler. İçerik maddeleri. Malzeme. Harç. Malzemeler. İçerik öğeleri. İçindeki malzemeler.

Construction : Sap ve gövde birleştirme yöntemlerinden her biri. Yapı endüstrisi. Yorum. Tümce yapısı. Duvarlar ya da sütunlar üstüne oturtulmuş bir çatısı bulunan, insanların, hayvanların ve malların barınması ya da başka gereksinmeleri karşılamaları amacıyla yapılmış; bir yapıtasarcılık ürünü. İnşaat. Konstruksiyon. Yapım. Kurma. Bina.

Cause : Neden olmak. Neden. -e neden olmak. Belli bir etki, bir devinim ya da değişime yol açan şey, bir olaya zorunlu olarak öngelen koşul. Dava. Yol açmak. Doğurmak. Sebeb.

Meanings synonyms : grammatical meaning, denotations, contenting, shade, refinement, purpose, def, intension, substance, nicety, content, denotation, purview, semantics, point, intention, effect, contains, tenor, end, import, aim, function, implication, malices, dolus, core, malice prepense, purviews, destinations, essence, acceptation, reference.

Meanings zıt anlamlı kelimeler, Meanings kelime anlamı

Outgo : Aşmak. Harcama. Üstün gelmek. Masraf. Yenmek. Sarfiyat. Geçmek. Gider.

Meaningless : Absürt. Boş. Abes. Anlamsız. İçeriksiz. Manasız. Amaçsız. İpsiz sapsız. Pestenkerane. Abidik gubidik.