Thought türkçesi Thought nedir

  • İlgi.
  • Niyet.
  • Düşünme.
  • Tefekkür.
  • Eğitim alanında kullanılır.
  • Olay, durum ve nesneler üzerinde çözümleyici ve bireştirici işlemlerde bulunmaya olanak sağlayan kavrama ve açıklama yetisi.
  • Az şey.
  • Tasavvur.
  • Kasıt.
  • Kanı.
  • Felsefe.
  • Düşünüş.
  • Görüş.
  • Düşün.
  • Düşünce.
  • Zihinde tasarlanan, canlandırılan şey. bir işin gerçekleşmesi ya da bir sorunun çözümü için zihince tasarlanan, aranıp bulunan yol. düşünce sonucu bilincine varılan herhangi bir şey.
  • Fikir.
  • Sanı.
  • Özen.

Thought ile ilgili cümleler

English: "Oh, why doesn't she hear me," Echo thought to himself.
Turkish: Echo "Ah, o neden beni duymuyor" diye düşündü.

English: "I really need some new clothes," thought Dima.
Turkish: "Gerçekten yeni kıyafetlere ihtiyacım var", diye düşündü Dima.

English: "Have you ever thought of killing yourself?" "No, I'm not a person who would end their own life."
Turkish: "Sen hiç kendini öldürmeyi düşündün mü?" "Hayır ben kendi hayatına son verecek bir kişi değilim."

English: "Let's dance." "I thought you'd never ask."
Turkish: "Dans edelim." "Hiç istemeyeceğini düşünüyordum."

English: "I've never thought about this," said the man. "What should we do?"
Turkish: "Bunu hiç düşünmedim, " dedi adam. Ne yapmalıyız?

Thought ingilizcede ne demek, Thought nerede nasıl kullanılır?

 

Thought about it : Kararını vermiş. Başından sonuna düşünmüş. Onun hakkında düşünmüş.

Thought highly of him : Ondan çok etkilenen. Onu çok düşünen. Ona çok değer veren. Hatırını çok sayan. O kişi onun için çok önemliydi.

Thought highly of himself : İş için kendisini doğru kimse olarak gören. Kendini düşünen. Kendine çok değer veren. Aşırı kendine güven sergileyen.

Thought it out : Bir başlık olatak düşünülmüş. Birşey hakkında fikirleri olan.

Thought it over : Birşeyler hakkında düşünüp taşınmış. Birşeyleri göz önünde tutan. Bir şeyleri dikkate alan. Üzerinde düşünmüş.

Thought out : Tasarlamak. Düşünerek çözüm bulmak.

Give up thought of : Aklından çıkarmak.

Thought reader : Düşünce okuyan.

Give some thought to : Biraz ilgi göstermek.

Thought transference : Telepati. Görüş alış verişi. Düşünce transferi. Düşüncelerin değiş tokuşu.

İngilizce Thought Türkçe anlamı, Thought eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Thought ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Carefulness : İtina. Dikkatlilik. Dikkatli olma. Dikkat.

Abstract thought : Soyut düşünce.

Affinity : Birleşme eğilimi (kimya terimi). Dünürlük. Benzeşme. Öğe, örge, örge karması ya da değişkenler arasında denge kurarak halkbilim ürünleriyle olaylarının yaşamlarını sağlayan, bunlar arasında yeni ilişkiler düzenleyerek yeni halkbilim ürün ve olaylarını oluşturan güç. bk. öğe, örge, değişken. Çekicilik. Benzerlik. Kimyasal koşullar eş ya da birbirine çok yakın olduğunda öğelerin birbirleriyle birleşmede gösterdikleri seçicilik. Yakınlık. İlginlik. Sevgi.

 

Meaning : Manalı. Maksat. Amaç. Kasıtlı. Yorum. Niyetli. Anlam. Kelimenin tek başına veya söz içindeki öteki ögeler ile bağlantılı olarak zihinde yarattığı kavramlardan her biri: kestirmek ağaç kestirmek, kumaş kestirmek, bir şeyi tahmin edebilmek: işin sonunda nereye varacağını kestiremiyorum; birazcık uyumak: bir saat kadar kestirirsem kendimi toplayabilirim vb. Değer.

Malices : Kin. Garaz. Kötülük. Şer. Kötü niyet. Garez. Melanet. Fesat. Muziplik.

Theme : Konu özeti. Bir oyunun en kestirme biçimde anlatılabilecek baş olgusu. Konu. Bir filmin, bir televizyon oyununun içeriğini, özünü en kısa yoldan özetleyen ana düşünce; dramatik yapının çekirdeği; ilk görüntülerden son görüntülere dek geliştirilip işlenen ana düşünce. Madde. İçerik. İzlek. Ana fikir. Melodi. Anakonu.

Reflexions : Akis. Derin düşünce. Aksetme. Kusur bulma. Yansıyan görüntü. Refleks. Ayıplama. İftira.

Inspiration : Vahiy. Soluk alma. Nefes alma. Solunumda havanın akciğerlere alınması olayı, nefes alma, inspirasyon, inspiriyum. Telkin. İnspirasyon. İlham. İlham kaynağı. Esin. Aşılama.

Explanation : Neden, yasa vb. aracılığıyla incelenen konunun özünü aydınlatmayı amaçlayan bilimsel inceleme aşaması ya da biçimi. Aydınlatma. Şerh. Tanımlama. Açıklama. Bir olay ya da bir kavramı örtük ve kapalı yönleriyle çözümleyerek, tüm içerimlerini sayıp dökerek açıklığa kavuşturma. Mana. Yorum. Anlam.

Elaborations : Ayrıntı. Ayrıntılara girme. Elaborasyon. Ayrıntılandırma. Detaylandırma. Dikkatle hazırlanma. Detay.

Thought synonyms : convergent thinking, logical thinking, whimsy, divergent thinking, line of thought, mental synthesis, higher cognitive process, cognitive content, mental object, out of the box thinking, thought process, attachment, intendment, hallucination, jealousies, dolus, punctilio, application, proposal, intellection, achievement tests, conjectures, suggestion, reasoning, vision, plan, assiduities, advertency, attitude, assumption, conception, intention, arguments.

Thought zıt anlamlı kelimeler, Thought kelime anlamı

Misconception : Kavram yanılgısı. Kavram hatası. Yanlış anlama. Yanlış kanı. Yanlış kavrama. Yanlış fikir. Yanlış yorum. Yanlış kavram.

Conception : Kavrayış. Olaylar, düşünceler ya da nesneler üzerinde geliştirilen anlayış, değer ve yargı. Gebe kalma. Görüş. Mefhum. Anlayış. Kavrama. Düşünce. Başlangıç. Kavram.

Thought antonyms : convergent thinking, divergent thinking.

Thought ingilizce tanımı, definition of Thought

Thought kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Cogitation. Reflection. The exercise of the mind in any of its higher forms. The act of thinking.