Düşünme nedir, Düşünme ne demek

  • Düşünmek işi, tefekkür.
  • Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu.
  • Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi

"Düşünme" ile ilgili cümleler

  • "Yedi yıl önceki o ayları düşünmeme zaman kalmıyor." - A. Ağaoğlu

Eğitim alanındaki sözlük anlamı:

Tasarlama, anımsama.

Zihinden geçirme ya da zihin yoluyla arayıp bulma.

Zihnin bir konuyla ilgili bilgileri karşılaştırarak, aralarındaki bağlantıları inceleyerek bir yargıya ya da karara varma etkinliği.

Felsefi anlamı:

(Geniş anlamda) Aristoteles'in öne sürdüğü biçimiyle, insanı hayvandan ayıran belirgin öznitelik: Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak usun bağımsız ve kendine özgü eylemi; karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi. // Usun bu eyleminin ürünü düşüncedir. Düşünceler ancak düşünmenin yaratıcılığı içinde gerçekleşirler. Düşünmenin belli bir biçim almasıyle düşünce oluşur; bu da ancak dil yoluyla olur. Düşüncenin dille sıkı bir bağlılığı vardır. Düşünceler sözcüklere dökülemiyorsa, düşünme biçim almamış, düşünce olmamış demektir. Düşünme gerçek nesnelere yöneliyorsa somut düşünme, düşüncel (ideal) nesnelere yöneliyorsa soyut düşünme adını alır.

 

(Dar anlamda) Mantıksal- biçimsel olarak: Anlığın yanlış yapmadan işlemesi. Her düşünmede a. düşünen bir özne; b. ruhsal düşünme olayı; c. düşünülmüş olan düşünce içeriği; d. düşüncenin dile getirildiği deyiş biçimi; e. düşüncenin yöneldiği konu yer alır. Düşünme olayını, ruhbilim; düşünmenin bilgideki görevini, bilgi öğretisi; kavramsal olanla bağlantısını, mantık; varlıkla bağlantısını, fizikötesi; toplumdaki yerini, toplumbilim araştırır.

Bilimsel terim anlamı:

Algılama ve yapımsal işlemlerden çok düşünüleri kullanarak sorun çözme etkinliği.

İngilizce'de Düşünme ne demek? Düşünme ingilizcesi nedir?:

reflection, thought, thinking

Düşünme hakkında bilgiler

Düşünme sistematik ya da rastlantısal olarak düşünce (fikir) üretimi ile sonuçlanan zihinsel bir süreçtir. Düşünme sırasında insan beyninin değişik bölgelerinde meydana gelen değişikliklerin aygıtlar yardımıyla gözlenmesine ve beynin anatomik yapısının ayrıntıları ile bilinmesine karşın, düşünmenin fizyolojik bir süreç olarak ayrıntılı betimlemesini yapmak henüz mümkün olmamıştır. Psikolojik açıdan düşünme daha çok algı ve anlakla (zekayla) ilintilendirilmekte, problem çözme ve karar verme bağlamında ele alınmaktadır. Düşünme her türden akıl yürütmenin yanı sıra, sezme veya düş kurma şeklinde de tezahür edebilmektedir.

 

Düşünceler düşünen tarafından açıkça ortaya konduğunda, nesneler, kişiler, olgular ya da kavramlara ya da bunların meydana getirdiği daha karmaşık bütünlere ilişkin sembolik ifadeler biçimini almaktadır. Bu ifadeler ussal (rasyonel) olabildikleri gibi usdışı (irrasyonel) da olabilmektedir. İfadeleri meydana getirmek için kullanılan standart sembollere ve bu sembollerin kullanımına ilişkin kurallara dil denmektedir. Ancak düşüncelerin ifadesi için tek araç dil değildir: Resim, hareketli görüntü, ses, mimik ya da beden hareketleri (jestler) de düşünceleri ifade etmekte kullanılabilmektedir.

Düşünme ile ilgili Cümleler

  • Düşünme tarzını sevmiyorum.
  • Senin hakkında düşünmek sadece beni senden daha fazla nefret ettiriyor.
  • Düşünmeden hareket etme.
  • Düşünme tarzın beni cezbediyor.
  • Onu daha önce düşünmediğime inanamıyorum.
  • Düşünme tarzın hoşuma gidiyor.
  • Düşünmeden hareket edemeyiz.
  • Ben uzun zamandır o konuda düşünmedim.
  • Düşünme bile.
  • Ben gerçekten bunu çok düşünmedim.
  • Ali onun teklifini düşünmek için bize zaman veriyor.
  • Onun, benim için iyi düşünmesini istiyorum.
  • Oraya zamanında varacağımı düşünmedim.
  • Düşünme tarzını seviyorum.

Düşünme kısaca anlamı, tanımı:

Biçim : Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Biçme işi. Tarz. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Herhangi bir şeyin benzeri. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format.

Düşünme yasaları : Doğru olması gereken bir düşünmenin belli şartlar altında nasıl gerçekleştiğini gösteren kurallar.

Duygusal düşünme : Bilgiye dayalı düşünmenin karşısında, duygusal boyutu ön planda olan düşünme.

Düşün : Duyularla değil, zihinsel olarak tasarlanan, biçim verilen, canlandırılan nesne veya olay.

Düşünmek : Farz etmek. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek. Tasalanmak, kaygılanmak. Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek. Zihniyle arayıp bulmak. Tasarlamak. Aklından geçirmek, göz önüne getirmek. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak.

Arpacı kumrusu gibi düşünmek : İçinde bulunduğu sorunu nasıl çözeceğini uzun uzun düşünmek.

Ayağını sıcak tut başını serin gönlünü ferah tut düşünme derin : "hastalıktan korunmak istiyorsak ayağımızı sıcak, başımızı serin tutmalı, olur olmaz şeyleri sıkıntı konusu yapmamalı, geniş yürekli olmalıyız" anlamında kullanılan bir söz.

Derin derin düşünmek : Çok fazla düşünmek.

İki eli şakaklarında düşünmek : Derin derin düşünmek.

İlerisini gerisini düşünmemek : Sonucun ne olacağını hesaplamamak.

İnce düşünmek : Ayrıntılı bir biçimde düşünmek.

İşkembesini düşünmek : Öncelikle karın doyurmayı düşünmek.

Kara kara düşünmek : Çok üzüntülü olmak, düşünceye dalmak.

Kendini düşünmek : Daima kendi çıkarını kollamak, bencil davranmak.

Kötü kötü düşünmek : Üzüntülü düşüncelere dalmak.

Koyu koyu düşünmek : Uzun uzun veya derin derin düşünmek.

Pis pis düşünmek : Derin ve üzüntülü düşünceye dalmak.

Züğürt olup düşünmektense uyuz olup kaşınmak yeğdir : "uyuz olup kaşınmak insanı çok rahatsız eder ama züğürtlükten dolayı ne yapacağını düşünmek daha çok rahatsız eder" anlamında kullanılan bir söz.

Tefekkür : Düşünme, düşünüş.

Duyum : Doğruluğu kesin olarak bilinmeyen haber, istihbarat. Kişinin duyular yoluyla elde ettiği izlenim, ihsas. Duyu.

İzlenim : Bir durum veya olayın duyular yolu ile insan üzerinde bıraktığı etki, intiba, imaj. Uyaranların, duyu organları ve ilişkili sinirler üzerindeki etkileri veya belirli bir durumun kişi üzerindeki çözümlenmemiş bütün etkisi, intiba.

Tasarım : Daha önce algılanmış olan bir nesne veya olayın bilinçte sonradan ortaya çıkan kopyası. Bir araştırma sürecinin çeşitli dönemlerinde izlenecek yol ve işlemleri tasarlayan çerçeve, tasar çizim, dizayn. Zihinde canlandırılan biçim, tasavvur. Bir sanat eserinin, yapının veya teknik ürünün ilk taslağı, tasar çizim, dizayn.

Bağımsız : Davranışlarını, tutumunu, girişimlerini herhangi bir gücün etkisinde kalmadan düzenleyebilen, özgür, hür. Bağımsız milletvekili. Müstakil. Herhangi bir kuruluşa, partiye bağlı olmayan kimse.

Durum : Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon.

Karşılaştırma : Kişi ve nesnelerin benzer veya aynı yanlarını incelemek için kıyaslama, mukayese.

Sistematik : Sistemli.

Düşünme biçimi : Değişik içeriklerden bağımsız olarak düşünce bağlantılarının mantıksal biçimi. (Kant'ta) Bir şey üzerine düşünmenin temel biçimleri: -> kategoriler.

Düşünme işitimi sabuklaması : Kişinin düşüncelerinin kendisi ya da başkalarınca işitildiği kanısına dayanan bir sabuklama.

Düşünme özgürlüğü : Düşünmenin dış baskı ve yasaklarla sınırlandırılmayışı, bunların etkisinden bağımsız ve yalnızca kendinden sorumlu oluşu, bk. özgürlük

Diğer dillerde Düşünme anlamı nedir?

İngilizce'de Düşünme ne demek? : n. thinking, thought, consideration, cerebration, cogitation, drift

Fransızca'da Düşünme : pensée [la], réflexion [la]

Almanca'da Düşünme : n. Begriff, Denken, Einkehr, Reflexion, Überlegung

Rusça'da Düşünme : n. мышление (N), размышление (N), медитация (F)

adj. мыслительный