Cogitations türkçesi Cogitations nedir

Cogitations ingilizcede ne demek, Cogitations nerede nasıl kullanılır?

Cogitation : İyice düşünme. Düşünce. Enine boyuna düşünme. Düşünme. Düşünüp taşınma. Fikir.

Excogitation : İcat etme. Tasarlama. Düşünüp bulma. Düşünme. Çıkartma.

Cogitating : Bulmak. Dikkatle düşünmek. Düşünmek. İcat etmek. Tasarlamak. İyice düşünmek. Ciddi olarak düşünmek. Kavram yaratmak. Enine boyuna düşünmek. Düşünüp taşınmak.

Cogitative : Düşünebilen. Düşünceli. Dalgın. Bağlaşık.

Excogitating : Düşünüp bulma.

Cogitate : Kavram yaratmak. Düşünüp taşınmak. Ciddi olarak düşünmek. İcat etmek. Dikkatle düşünmek. Enine boyuna düşünmek. Bulmak. Düşünmek. İyice düşünmek. Tasarlamak.

Excogitated : İcat edeilmiş. Çıkarmak. Çıkartılmış. Düşünüp bulunmuş. Düşünülmüş. Düşünmek. Düşünerek bulmak.

Cogitator : Kavram yaratan. Aksettiren. Yansıtan. Yansıtan veya tasarlayan kimse.

Cogitate over : Düşünüp taşınmak.

Cogitates : Ciddi olarak düşünmek. İyice düşünmek. Tasarlamak. Enine boyuna düşünmek. Bulmak. Düşünüp taşınmak. Dikkatle düşünmek. Düşünmek. Kavram yaratmak. İcat etmek.

İngilizce Cogitations Türkçe anlamı, Cogitations eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Cogitations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Anxiety : Kaygı. Sıkıntı. Gaile. Canlının içinde bulunduğu sıkıntılı duruma bağlı olarak gelişen psikonöretik bozukluk. Merak. Heves. Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bireylerin, toplumsal kümelerin herhangi bir güçlü istek ya da güdülerinin gerçekleşememesi olasılığı karşısında duydukları tedirginlik. Tasa.

Consideration : Karşılık. Önem. Değerlendirme. Sebep. Hukuk, eğitim alanlarında kullanılır. Bedel. İzan. Etmen. Ödeme. Dikkat.

Attitudes : Bir eşya. Düşünce ve tepki. Tutum. Tutumlar. Davranış. Durum. Mal veya fikre karşı uzun süreli duygu. Konum. Tavır.

Cerebration : Beynin çalışması. Beyin faaliyeti. Serebrasyon.

Considerations : Göz önünde tutma. İtibar. Mülahazalar. Düşünceler. Mülahazat. Dikkate alınacak hususlar. Sebep. Önem.

Deliberation : Tartışma. Üzerinde düşünme. Kafa yorma. İhtiyat. Uzun uzun düşünme. Dikkat ve itina. Kafa yorma (argo terim). Tedbirli olma. Danışma.

Beliefs : Kanı. İman. İtikat. Güven. İnanma. İnanç. İnanış. İtimat.

Attitude : Davranışları güdüleyen kalıplı ve kazanılmış eğilim ya da yatkınlık. Bakış açısı. Tüm gövdenin uyumlu bir biçimdeki duruşu. dansçının bir bacağı üzerinde dururken, öteki bacağını doksan derecelik açıyla kaldırarak ve dizden bükerek arkaya götürmesi. çeşitli biçimleri vardır. Belli nesnelere, olaylara, kişilere karşı belli biçimde davranma yolunda toplumsal olarak kazanılmış eğilim ya da yönelim. Durum. Hal. Yöneliş. Yargı. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır.

 

Contemplation : Derin düşünce. Seyretme. Beklenti. Niyet. Umma. Dikkatle izleme. Derin düşünme. Düşünceye dalma. Bekleme. Dikkatle seyretme.

Study : İncelemek. Çabalamak. Ele alınan bir konu ya da olayın özelliklerini ve ayrıntılarını inceden inceye anlamaya çalışmak, ilgili yasa ve kuralları ortaya çıkarmak ve birtakım sonuçlar elde etmek için yapılan yöntemli çalışma. bu türden çalışmalar sonunda ortaya çıkan yapıt. Çalışma yapmak. Gayret etmek. Çalışmak. Okumak. Öğrenimi görmek. Eğitimini görmek. Öğrenim.

Cogitations synonyms : communion, cogitation, musing, conceptions, belief, reflection, conceiting, rumination, brainwork, advisement, apprehension, communions, thought, conceit, excogitation, contemplativeness, contemplations, reflexion, conceits, cerebrations, concept, contemplating, argument, conception, assessment, figurings, calculation, advice, apprehensions, idea, lucubration, thoughtfulness, advices.