Outgo türkçesi Outgo nedir

Outgo ile ilgili cümleler

English: Ali is a very outgoing person.
Turkish: Ali çok sempatik bir kişidir.

English: Ali is an outgoing person.
Turkish: Ali cana yakın bir kişi.

English: Ali and Mary are very friendly and outgoing.
Turkish: Ali ve Mary çok arkadaş canlısı ve açık yüreklidirler.

English: Ali is extremely outgoing, isn't he?
Turkish: Ali son derece cana yakın, değil mi?

English: Ali is extremely outgoing.
Turkish: Ali son derece açık yürekli.

Outgo ingilizcede ne demek, Outgo nerede nasıl kullanılır?

Outgoes : Giderler. Harcamalar. Sarfiyat. Masraflar.

Outgoing : Çıkan. Giden. Açık yürekli. Akıp giden. Kalkan. Gidiş. Dışarı giden. İçi dışı bir. Canayakın.

Outgoing calls : Giden aramalar. Giden çağrılar.

Outgoing calls barred : Giden aramalara kapalı.

Outgoing line circuit : Çıkış hat devresi.

Outgoing traffic : Çıkış trafiği.

Outgrow : Sığmamak. -den vazgeçmek (büyüyünce). Küçük gelmek. Bırakmak (alışkanlık). ...için fazla büyümüş olmak. Elbiseye sığmamak. Geçmek. İçin fazla büyümüş olmak. Elbiselere sığmamak. Büyümek.

About outgoing faxes : Giden fakslar hakkında.

Outgoings : Masraf. Masraflar. Giderler. Gider (mali). Ufak tefek harcamalar. Gider. Zorunlu masraflar. Harcamalar.

 

Outgoing message : Giden ileti. Gidecek mesaj.

İngilizce Outgo Türkçe anlamı, Outgo eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outgo ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Best : Alt etmek. En çok. Birinci sınıf. En. En iyi. Baskın çıkmak. En iyi şekilde. En iyisi.

Outlay : Harcanan para. Giderler. Harcamalar. Giderleme. Borç karşılığı ödeme, mal ve hizmetler karşılığında para ya da başkaca bir değer verme. mal ve hizmetlerin para ile tanımlanan değeri. Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler.

Beat out : Çekiçlemek. Dövmek. Vura vura söndürmek. Ritim tutmak. Çalmak (tamtam vb.).

Expensing : Sarf etme. Masrafları ödeme.

Outperform : Daha iyi oynamak. Üstün olmak. Daha iyi yapmak. Daha iyi çalmak.

Outfox : Daha akıllı olup üstün gelmek. Avantaj elde etmek. Kurnazlıkla alt etmek. Daha akıllıca davranmak.

Have the upper hand : Üstünlüğü ele geçirmek. Kontrolü ele geçirmek. Büyük avantaj sağlamak. Avantajlı. Üstün pozisyonda. Alt etmek. Galip gelmek. Kontrol elinde.

Expenditures : Tüketme. Harcamalar. Kati masraflar. Giderler.

Expending : Sarfetmek. Sarf etme. Bitirmek. Harcamak. Tüketmek. Feda etme.

Outgo synonyms : outroar, outshine, transfer payment, transferred possession, transferred property, outmatch, out herod, costage, abate, outsell, payments, beat back, wastage, encroaches, bestridden, better, payment, become worn, exceed, outdo, consumption, outlays, shame, annihilates, outshout, circumvented, encumbrance, beating up, defeat, gain the upper hand, outbalances, beat up, outbalancing.

 

Outgo zıt anlamlı kelimeler, Outgo kelime anlamı

Income : Bk. gelir gelir getiren taşınmaz. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Vücuda giren gıda. Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay. emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kar payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı. Varidat. Rant. Kar. Gelir. Bütçe. İrat.

Outgo ingilizce tanımı, definition of Outgo

Outgo kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That which goes out, or is paid out. To go beyond. To exceed in swiftness. To outdo. To surpass. Outlay. Expenditure. The opposite of income.