Outlay türkçesi Outlay nedir

  • Borç karşılığı ödeme, mal ve hizmetler karşılığında para ya da başkaca bir değer verme. mal ve hizmetlerin para ile tanımlanan değeri.
  • Masraf.
  • Harcamalar.
  • Harcanan para.
  • Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler.
  • [#gider Giderler].
  • Giderleme.
  • Gider.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Harcama.

Outlay ingilizcede ne demek, Outlay nerede nasıl kullanılır?

Outlay cost : Gerçek gider. Yapılan masraf. Kayıtlı masraf. Kaydedilen masraf. Gerçekten yapılan giderlerden oluşan maloluş. Ödenmiş masraf. Gerçek masraf. Hakiki masraf.

Capital outlay : Kuruluş sermaye masrafı. Yatırım. Yatırım harcamaları. Sermaye masrafı.

Necessary outlay : Her yıl yapılması zorunlu olan kamu giderleri. Zorunlu kamu giderleri. Gerekli giderler. Zorunlu kamu harcamaları.

Outlaying : Gider. Harcamalar. Masraf. Harcama. Harcanan para. Giderler.

Outlays : Harcamalar. Harcanan para. Yapılan ödemeler. Harcama. Giderler. Dolaylı giderler. Masraf.

Outlasted : -den çok daha kalıcı olmak. -den çok dayanmak. Daha çok dayanmak. Daha uzun süre dayanmak. Daha fazla sürmek. Daha fazla yaşamak. Daha uzun yaşamak.

Outlasting : Ömrü daha uzun olan. Daha çok dayanmak. Daha uzun süren. Daha uzun yaşamak.

Outlands : Taşralar. Vilayetler. Memleket dışı. Yabancı ülke. Yurt dışı. Kenar bölgeler.

 

Outlandishness : Olağandışılık. Tuhaflık. Gariplik. Yabancılık.

Outland : Taşralar. Vilayetler. Kenar bölgeler. Yabancı ülke. Yurt dışı. Memleket dışı.

İngilizce Outlay Türkçe anlamı, Outlay eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outlay ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Drain down : Boşaltmak. Boşaltma yeri.

Constant costs : Kısa dönemde firmanın üreteceği mal miktarından bağımsız olan ve sabit girdiler dolayısıyla katlanılan maliyetler. Sabit maliyetler.

Exes : Masraflar.

Expenditures : Sarfiyat. Tüketme. Kati masraflar.

Disbursement : Tediye. Ödeme. Sarf. Para ödeme. Ödeme miktarı. Para ödemesi.

Aalen estimator : Aalen tahmincisi.

A priori theoretical criteria : Öncül kuramsal ölçüt.

Outgoings : Gider (mali). Ufak tefek harcamalar. Masraflar. Zorunlu masraflar.

A posteriori information : Ardıl bilgi.

Expense : Bir iktisadi karar biriminin mal ve hizmet üretmek veya tüketmek için harcadığı paranın tümü. Fiyat. Paha. Verme.

Outlay synonyms : transfer payment, transferred possession, transferred property, consumptions, expending, payment, expensing, abel blanchard model, wastage, payments, defrayment, a posteriori probability, consumption, a priori probability, disbursal, aalens linear regression model, costs, a error, abadir test, spend, charges, defrayal, cost, a priori analysis, costage, drain on the purse, encumbrance, outlaying, expenditure, exps, outgoes, abc method, incumbrance.

Outlay zıt anlamlı kelimeler, Outlay kelime anlamı

Nonpayment : Ödeme yapmama. Ödememe. Tediye etmeme. Adem-i tediye. Bir borcu ödememe. Ödemesiz. Ademi tediye.

Income : Vücuda giren gıda. Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay. emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kar payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı. Kar. Gelir. İrat. Bütçe. Rant. Bk. gelir gelir getiren taşınmaz. Her tür hak ve işlerle taşınır ve durağan mallardan sağlanan yararlar. (aylık, ürem, kira, özel gelir vb. gibi). Kazanç.

 

Outlay ingilizce tanımı, definition of Outlay

Outlay kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A laying out or expending. To display. To lay out. To spread out.