Exes türkçesi Exes nedir

Exes ile ilgili cümleler

English: The boy has good reflexes.
Turkish: Çocuğun iyi refleksleri var.

English: Ali never talks about his exes.
Turkish: Ali geçmişinden hiç bahsetmiyor.

English: Tom has good reflexes.
Turkish: Tom'un iyi refleksleri var.

English: He has excellent reflexes.
Turkish: O, mükemmel reflekslere sahip.

Exes ingilizcede ne demek, Exes nerede nasıl kullanılır?

Exesion : Eksesyon.

Exessive fattening : Genç hayvanların aksine, sadece yağ birikimi yapan hayvanların besisi olup her bir kilogram canlı ağırlık artışı için daha fazla sindirilebilir besin maddeleri gerektiren ve günümüzde az uygulanan bir besi yöntemi, aşırı yağlandırma. Yağ besisi. Aşırı yağlandırma.

Annexes : Katmak. Eklentiler. İlave etmek. Müştemilat. Topraklarına katmak. Eklemek. Habersiz almak.

Apexes : Viraj ortası. Uç. Doruk. Açı tepesi. Şahika. Tepe. Zirve. Günerek. En üst nokta.

Cathexes : Bir faaliyetteki nesnedeki veya insandaki harcanmış enerji (psikoloji terimi).

Flexes : Kasmak. Germek. Kordon. Tel. Esnetmek. Eğmek. (kas) kasmak. Bükmek (kası). Bükmek. Kablo.

Caudexes : Bir ağacın kalın gövdesi (esas olarak palmiyelerin).

Hexes : Hexadecimal. Hex. Büyü. Onaltılı. Afsunlamak. Nazarı değmek. Onaltılık. Büyü yapmak. Nazar. Uğursuzluk.

 

Desexes : Hadım etmek. Kısırlaştırmak. Cinsiyetini veya cinsel cazibesini yok etmek. Cinsel öğelerini ortadan kaldırmak.

Cortexes : Kabuk. Beyin kabuğu. Kışır. Korteks. Kısır. Beyinzarı. Böbreküstü bezi zarı. Beyin zarı.

İngilizce Exes Türkçe anlamı, Exes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disbursements : Ödemeler. (hukuk terimi) bir avukat tarafından müvekkilinden alınan fotokopi postalama ve gönderi gibi yasal harcamalar karşılığı.

Opinion : Takdir. Adli davada bilirkişilerin verdikleri fikirler. Bireyin belli bir konudaki süreğen ya da kalıcı düşünce, yargı ve değerlendirmelerinin toplu ürünü. bk. görüş, tutum. Nazar. Akıl. Düşünce. Görüş. Kanaat. Fikir. İnanç.

Outlaying : Harcama. Masraf. Gider. Harcanan para.

Payments : Tediyat. Ödemeler. Ödeme. Karşılık. Harcama. Ücret. Masraf.

Thought : Olay, durum ve nesneler üzerinde çözümleyici ve bireştirici işlemlerde bulunmaya olanak sağlayan kavrama ve açıklama yetisi. Sanı. Özen. İlgi. Kanı. Tefekkür. Az şey. Kasıt. Düşünüş. Düşünme.

Constant costs : Sabit maliyetler. Kısa dönemde firmanın üreteceği mal miktarından bağımsız olan ve sabit girdiler dolayısıyla katlanılan maliyetler.

Outlay : Harcanan para. Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler. Giderleme. Borç karşılığı ödeme, mal ve hizmetler karşılığında para ya da başkaca bir değer verme. mal ve hizmetlerin para ile tanımlanan değeri. Masraf. Harcama. Gider.

Expenditures : Harcama. Masraf. Tüketme. Gider. Kati masraflar. Sarfiyat.

 

Expenses : Lağım giderleri. Harç. Lağımların yapımı için harcanan paraların karşılıkları sağlanılmak üzere kişilerce belediyelere ödenen katılma payı. Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler.

Outgoes : Sarfiyat.

Exes synonyms : executive department, outlays, mise, persuasion, bill of costs, exps, consumptions, outgoings, view, charges, sentiment, costs, white house.

Exes zıt anlamlı kelimeler, Exes kelime anlamı

Unclassified : Sınıflandırılmamış. Gizli olmayan. Karışık. Sınıflandırmaya girmeyen. Sınıflandırmaya girmemiş. Tasnif dışı.