Expenses türkçesi Expenses nedir

  • Lağım giderleri.
  • Harcamalar.
  • [#gider Giderler].
  • Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler.
  • Ekonomi alanında kullanılır.
  • Lağımların yapımı için harcanan paraların karşılıkları sağlanılmak üzere kişilerce belediyelere ödenen katılma payı.
  • Harç.
  • Masraflar.

Expenses ile ilgili cümleler

English: I hope this expense report contains all the relevant business expenses because I'm not paying a cent more after this.
Turkish: Umarım bu harcama raporu tüm ilişkili iş masraflarını içerir,çünkü bundan bir sent daha fazlasını ödemeyeceğim.

English: I'd like to keep expenses down.
Turkish: Giderleri düşük tutmak istiyorum.

English: I saved on travelling expenses by staying at a cheap hotel.
Turkish: Ucuz bir otelde kalarak seyahat giderlerini tasarruf etti.

English: All the expenses will fall on the sponsor.
Turkish: Tüm masraflar sponsora düşecektir.

English: I have to reduce my expenses this month.
Turkish: Bu ay harcamalarımı düşürmem gerekiyor.

Expenses ingilizcede ne demek, Expenses nerede nasıl kullanılır?

Expenses for repairs : Tamirat masrafları.

Expenses of collecting : Tahsil masrafları. Bir paranın alınabilmesi amacıyla yapılan giderlerin tümü. Para alımı giderleri.

Expenses of conveyance : Nakliye masrafları. Taşıma masrafları.

 

Expenses of operating : İşletme masrafları.

Expenses of treatment : Tedavi masrafları.

Extra expenses and damages : İşletmenin temel kuruluş amacı dışında kalan geçici işlemlerinden doğan gider ve yitirceler. Çalışma dışı gider ve yitirceler.

Advertising expenses : Reklam masrafları. Reklam giderleri.

Additional expenses : İkinci kertedeki çeşitli, küçük giderler. Ek masraflar. İlave masraflar. İkincil giderler. Tali masraflar. Munzam masraflar. İlave masraf. Tali masraf. Ek harcamalar.

General expenses of management : Genel yönetim giderleri. İşletmenin yönetimi için zorunlu olan, ancak ne üretim ne de pazarlama ve satış işleriyle doğrudan doğruya ilgili bulunmayan işlemler için yapılan giderler.

Contemplated expenses for next years : Bir yıldan daha çok süregelen sayışım dönemlerine ilişkin giderler. Gelecek yıllar gideri.

İngilizce Expenses Türkçe anlamı, Expenses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Expenses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Charge : Besleme. Yüklemek. Taarruz. Ücret. Görevlendirmek. Üzerine atmak. Vazifelendirmek. Yük. Bir özdeğin ya da bir ortamın eksicik önelcik dengesinin bozulması ile oluşan elektriklik hali. 2— bir elektrik çevriminin ya da bir işlergenin güç çıktısı.

Exps : Maliyetler. Ödemeler. Fiyatlar. Üs.

A posteriori information : Ardıl bilgi.

Daubs : Leke. Bulaştırmak. Sıvamak. Kaplamak. Beceriksizce boyamak. Sürmek. Kirletmek. Lekelemek. Çamur.

Operating cost : İşletme masrafı. İşletim maliyeti. Harekat maliyeti. Faaliyet maliyeti. İşletme maliyeti. İşletme gideri.

 

Disbursements : (hukuk terimi) bir avukat tarafından müvekkilinden alınan fotokopi postalama ve gönderi gibi yasal harcamalar karşılığı. Ödemeler.

Outlays : Yapılan ödemeler. Masraf. Dolaylı giderler. Harcanan para. Harcama.

Outlaying : Gider. Harcanan para. Harcama. Masraf.

Doughs : Arpa. Hamur. Para. Gayme. Mangır. Mangiz.

Expenses synonyms : trade expense, medical expense, business expense, lobbying expense, moving expense, non cash expense, personal expense, exes, a posteriori probability, bill of costs, operating expense, consumptions, mise, constant costs, outgoings, expenditure, hurt, payments, duty, fees, compost, feeing, a b model, aalen estimator, costs, disbursement, composts, a priori probability, fee, dues, interest expense, a error, disbursal.

Expenses zıt anlamlı kelimeler, Expenses kelime anlamı

Income : Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay. emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kar payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı. Gelir. Rant. Bütçe. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kazanç. Varidat. Kar. Bk. gelir gelir getiren taşınmaz. İrat.

Appreciate : Farkında olmak. Değerlendirmek. Takdir etmek. Değerlenmek. Takdirle karşılamak. Zevk almak. Değer biçmek. Değeri artmak. Değerini artırmak. Fiyatını yükseltmek.