Harcama nedir, Harcama ne demek
"Harcama" ile ilgili cümleler
- "Bildiğim kadarıyla o, lüks tüketime girecek harcamalara karşı idi." - A. Ağaoğlu
Hukuki terim anlamı:
tasarruf. ~ işlemi: tasarrufî muamele, tasarruf muamelesi (karş. borçlanma işlemi). ~ özgürlüğü: tasarruf nisâbı.
İktisat alanındaki kelime anlamı:
[Bakınız: gider]
Bir şey satın almak için paranın elden çıkarılması, gelirin kullanılması.
Bilimsel terim anlamı:
Bir varlık elde etme ya da bir dokuncayı önleme, bir iş sağlama amacıyla, para ödeme, borç altına girme ya da bir varlığı aktarma.
Sağlanmış bir iş ya da satın alınmış bir varlık için ödenen ya da ödenecek olan para.
İngilizce'de Harcama ne demek? Harcama ingilizcesi nedir?:
expenditure, payment
Harcama anlamı, kısaca tanımı:
Harcama yapmak : Harcamak.
Harcama kalemi : Muhasebe işlemleri içinde en fazla satın alınan maddelerin bütünü.
Harcamak : Bir şey yapmak için kullanmak, tüketmek. Manevi yönden kötü duruma düşürmek, feda etmek. Yok olmasına, ölmesine sebep olmak. Birinin değer ve onurunu kırıcı bir durum yaratmak. Bir iş görmek veya bir şey satın almak için parayı elden çıkarmak, sarf etmek.
Bozuk para gibi harcamak : Değerini düşürecek biçimde bir kimseden yararlanmaya kalkışmak.
Çaba harcamak : Bir işi yapabilmek için elinden geleni yapmak.
Cepten harcamak : Bir başkasının söylemediği bir sözü söylemiş gibi aktarmak.
Emek harcamak : Çaba göstermek.
Para : Kuruşun kırkta biri. Kazanç. Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt veya metalden ödeme aracı, nakit.
Sarf : Harcama, tüketme, kullanma. Dil bilgisi, yapı bilgisi.
Harcama çoğaltanı : Gelir harcama modelinde, otonom harcamalarda ortaya çıkan bir değişmenin reel gayrisafî yurtiçi hasıla üzerinde yarattığı kendisinden daha büyük aynı yönlü etkiyi gösteren katsayı.
Harcama daraltıcı politikalar : Bir ekonomide toplam istemi, reel geliri ve işlendirmeyi azaltmaya yönelik hükümet tarafından uygulanan daraltıcı maliye politikası ve daraltıcı para politikası.
Harcama değiştirici politikalar : Gelir düzeyini etkileyerek toplam yurtiçi harcamaları azaltmaya veya artırmaya yönelik uygulanan para politikası veya maliye politikası.
Harcama dengesi : Gelir harcama modelinde toplam harcamaların toplam gelire eşit olduğu noktaların geometrik yeri olan 45 derecelik doğruyla toplam harcama eğrisinin kesiştiği, toplam sızıntıların toplam katkılara eşit olduğu denge reel gayrisafî yurtiçi hasıla düzeyi.
Harcama esnekliği : Bir mala yönelik harcamadaki oransal değişmenin tüketicinin o mala yönelik istem miktarındaki oransal değişmeye oranını gösteren katsayı. Diğer bir deyişle tüketicinin istem miktarında ortaya çıkan oransal değişmeye o mala ilişkin harcamanın gösterdiği duyarlılık.
Harcama farkı : Planlanan ve gerçekleşen harcamalar arasındaki fark.
Harcama genişletici politikalar : Bir ekonomide toplam istemi, reel geliri ve işlendirmeyi artırmaya yönelik hükümet tarafından uygulanan genişletici maliye politikası ve genişletici para politikası.
Harcama kaydırıcı politikalar : Ödemeler bilançosu dengesizliğini gidermek amacıyla dış ticaret açığının olduğu durumda toplam harcamaları yurtiçine, dış ticaret fazlasının olduğu durumda ise toplam harcamaları yurtdışına kaydıran döviz kuru politikaları, gümrük tarife ve kota uygulamaları gibi koruyucu dış ticaret politikaları. krş. harcama değiştirici politikalar
Harcama vergisi : Tasarruf artışının sermaye birikimini artıracağı görüşünden hareketle tasarrufların özendirilmesi amacıyla kişinin bir yıl içinde yaptığı harcamaların toplamından alınması öngörülen ve N. Kaldor tarafından önerilen ancak kısa bir süre uygulanabilen vergi. bk. tüketim vergisi
Harcama yöntemi : Bir ekonomide genellikle bir yıl olmak üzere belli bir dönemde, iktisadi karar birimlerinin sonul mal ve hizmetlere yönelik yaptıkları harcamaların toplanmasına dayanan millî gelir hesaplama yöntemlerinden biri. krş. gelir yöntemi, üretim yöntemi
Harcama ile ilgili Cümleler
- Harcamalarımızı kısmalıyız.
- Birlikte daha fazla zaman harcamak isterdim.
- Herkes boşa zaman harcamayı seviyor.
- Çocuklarınızla vakit harcamanın zararı olamaz.
- Bu konuda zamanımı boşa harcamak istemiyorum.
- O, çaba harcamadan ağaca tırmandı.
- Harcamaları kısmaya çalışıyoruz.
- Harcama 200.000 yen'i buldu.
- Harcamalar düşürülmelidir.
- Ali zamanımızı boşa harcamasa iyi olur.
- Harcamayı kontrol altında tutmamız gerekir.
- Harcamak için gereğinden fazla zamanımız var.
- Zamanımızı boşa harcamak demek hayatımızı boşa harcıyoruz demektir.
Diğer dillerde Harcama anlamı nedir?
İngilizce'de Harcama ne demek? : n. expense, spending, consumption, outlay, outgo, expenditure, payment
Fransızca'da Harcama : dépense [la]
Almanca'da Harcama : n. Aufwendung, Verausgabung
Rusça'da Harcama : n. трата (F)


Bu kısımda Harcama nedir? Harcama ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Harcama tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Harcama hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.