Outgoes türkçesi Outgoes nedir

Outgoes ingilizcede ne demek, Outgoes nerede nasıl kullanılır?

Outgo : Üstün gelmek. Aşmak. Masraf. Harcama. Sarfiyat. Geçmek. Gider. Yenmek.

Outgoing : Açık yürekli. Canayakın. Kalkan. Gidiş. Ayrılan. Akıp giden. Üstün gelme. Cana yakın. Giden.

Outgoing calls : Giden aramalar. Giden çağrılar.

Outgoing calls barred : Giden aramalara kapalı.

Outgoing line circuit : Çıkış hat devresi.

Outgrow : Küçük gelmek. Sığmamak. İçin fazla büyümüş olmak. Elbiseye sığmamak. -den daha çabuk büyümek. Daha çabuk büyümek. Büyümek. Elbiselere sığmamak. -den vazgeçmek (büyüyünce). ...için fazla büyümüş olmak.

Outgeneral : Düşmandan daha iyi manevra yapmak.

Outgrowing : Elbiseye sığmamak. -den daha çabuk büyümek. Geçmek. Büyümek. Daha çabuk büyümek. Küçük gelmek. Elbiselere sığmamak. -den vazgeçmek (büyüyünce). Bırakmak (alışkanlık). İçin fazla büyümüş olmak.

Outgassing : Gaz giderme. Gazını boşaltma.

About outgoing faxes : Giden fakslar hakkında.

İngilizce Outgoes Türkçe anlamı, Outgoes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Outgoes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Mise : Değer. Paha.

Expenditure : Tüketme. Masraf. Bir şey satın almak için paranın elden çıkarılması, gelirin kullanılması. bk. gider. Tüketim. Gider. Satın alınan bir mal karşılığı ödenen para. bir değer elde etmek için malı devretmek, gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılan harcamalar. Maliyet. Harç. Sarf. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

 

Wastage : Fire. Boşa harcama. Döküntü. Zarar. İktisat, jeoloji alanlarında kullanılır. Harcama. İsraf. Buzulun erime ve buharlaşma ile küçülüp kısalması ya da büsbütün ortadan kalkması. Malların saklanması veya taşınması sırasında, kuruma, dökülme, bozulma gibi nedenlerle ortaya çıkan eksilme veya ağırlık kaybı. üretim sürecinde kullanılan hammaddelerin teknik özellikleri ve kullanış biçimlerine göre toz ve ufak parçalar biçiminde ya da buharlaşma yoluyla yok olması.

Cost : Değerinde olmak. Tutmak. Bir malın ya da işin karşılığı olan değer, fiyat, denklik. Fiyat. -e mal olmak. Etmek. Maliyet hesaplamak. Paha. Ücret. Cıf.

Outlays : Harcanan para. Dolaylı giderler. Yapılan ödemeler. Harcama. Masraf.

Waste : Boşa geçirmek. Bir fiziksel ya da kimyasal süreçte işlenen özdeklerin, artakalıp işe yaramayan bölümü. yeniden eritilip dökülebilir, bozuk dökme metaller. Gıda endüstrisinde üretimden tüketime kadar olan tüm aşamalarda ortaya çıkan veya atılan maddelerin tamamı. Aşınmak. Savurganlık. Artık. Harap. Telef. Çorak.

Call : Çağrıda bulunmak. Adamla getirtme. Adlandırmak. Telefon etmek. Aramak (telefon). Demek. Ziyaret etmek. Bağırmak. Uyandırmak. Aramak.

Disbursements : Ödemeler. (hukuk terimi) bir avukat tarafından müvekkilinden alınan fotokopi postalama ve gönderi gibi yasal harcamalar karşılığı.

 

Spending : Sarf etme. Harcama.

Expenses : Harç. Mal ya da hizmetler ve borçlar karşılığı yapılan ödemeler. Lağım giderleri. Lağımların yapımı için harcanan paraların karşılıkları sağlanılmak üzere kişilerce belediyelere ödenen katılma payı.

Outgoes synonyms : transferred property, transfer payment, transferred possession, bill of costs, exps, costs, wastages, exes, expenditures, consumptions, foretell, anticipate, prognosticate, payments, outlay, promise, forebode, constant costs, outgoings, second guess, charges, outlaying, expense, predict, outgo.

Outgoes zıt anlamlı kelimeler, Outgoes kelime anlamı

Income : Kazanç. İrat. Gelir. Varidat. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kar. Her tür hak ve işlerle taşınır ve durağan mallardan sağlanan yararlar. (aylık, ürem, kira, özel gelir vb. gibi). Rant. Üretim etkinliklerine katılan üretim faktörlerinin yaratılan hasıladan bölüşüm sonunda aldıkları pay. emek faktörünün işlendirilmesinden sağlanan maaş, ücret, bahşiş, prim; finansal araçlardan sağlanan faiz, kar payı gibi sermaye getirileri; taşınmaz ve topraktan sağlanan kira, rant; iş göremezlik, çocuk desteği; sağlık, işsizlik sigortası ve emeklilik gibi sosyal güvenlik kapsamındaki transfer ödemeleri ile şans oyunları vb. kaynaklardan elde edilen para miktarı. Vücuda giren gıda.