Call türkçesi Call nedir

  • Dava açmak.
  • Uğramak.
  • Adlandırmak.
  • Çağırmak.
  • Çağrıda bulunmak.
  • Farzetmek.
  • Davet etmek.
  • Adlandırılmak.
  • Adamla getirtme.
  • Söylemek.
  • Aramak.
  • Demek.
  • Bağırmak.
  • Bilgisayar, hukuk alanlarında kullanılır.
  • Telefon etmek.
  • Ziyaret etmek.
  • Aramak (telefon).
  • Telefonda konuşmak.
  • İddia etmek.
  • Lakap takmak.
  • Uyandırmak.
  • Çağrı.
  • Seslenmek.

Call ile ilgili cümleler

English: "Do you mind if I call on you sometime?" "No, not at all."
Turkish: "Bazen sana telefon etmemin bir sakıncası var m?" "Hayır, hiç."

English: "May I call you tonight?" "Sure."
Turkish: "Bu gece seni arayabilir miyim?" "Elbette."

English: "Tom's cooking breakfast." "Should we call the fire department?"
Turkish: "Tom kahvaltı pişiriyor." "İtfaiyeyi aramamız gerekir mı?"

English: "He didn't call the entire day, and when he came home late in the evening, he asked me to leave him alone." "How typical of Tom."
Turkish: "O bütün gün aramadı, ve akşamleyin eve geç geldiğinde, o onu yalnız bırakmamı istedi." "Tom ne tipik."

English: "Why does Tom call me Mary?" "Isn't your name Mary?" "No, it's Maria."
Turkish: "Tom neden bana Mary diyor?" "Senin adın Mary değil mi?" "Hayır, benim adım Maria."

Call ingilizcede ne demek, Call nerede nasıl kullanılır?

Call a cab : Taksi çağırmak.

Call a doctor : Doktor çağırın.

 

Call a halt : Yarıda kesmek. Bitirmesini emretmek. Son vermek. Durdurmak. Kesmek.

Call a halt to : Durdurmak. Kesmek. Son vermek.

Call a meeting : Toplantı ayarlamak. Toplantı çağrısında bulunmak. Toplantı organize etmek. Toplantı yapmak. Toplantıya çağırmak.

Call abandonment probability : Çağrının yarıda bırakılma olasılığı. Çağrı terk olasılığı. Çağrı kesilme olasılığı.

Call a spade a spade : Yiğidi öldür hakkını ver. Kör kadıya körsün demek. Doğruya doğru eğriye eğri demek. Yiğidi öldür hakkını yeme. Açıkça dile getirmek. Gerçekten hissettiklerini söylemek. Kadıya körsün demek. Dürüstçe konuşmak. Eğri oturup doğru konuşmak. Açıkça konuşmak.

Call account : Apel hesabı.

Call accounting : Çağrı sayışımı. Çağrı muhasebesi. Çağrı hesaplama.

Call as : Olarak anmak.

İngilizce Call Türkçe anlamı, Call eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Call ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cry out : Feryat etmek. Şikayet etmek. Haykırmak. Çığlık atmak.

Air : Herkese söylemek. Tavır. Yayınlamak. Bir opera yapıtında ya da oratoryoda ezgi. Hava. Fiyaka. Hafif rüzgar. Yayın. Havalandırmak.

Bring a lawsuit : Mahkeme açmak.

Call up : Hatırlamak. Anımsamak. Zeng vurmak. Alısünlemek. Orduya çağırmak. Gelmesini sağlamak. Getirtmek. Anımsatmak. Hayalinde canlandırmak.

Bawl : Feryat etme. Bas bas bağırmak. Haykırış. Avazı çıktığı kadar bağırmak (argo terim). Kışkırmak. Haşlamak. Yüksek sesle ağlamak. Haykırmak. Avazı çıktığı kadar bağırmak.

Bellow : Feryat. Kükreme. Böğürmek. Bağırış. Kükremek. Feryat etmek. Böğürtü. Körük. Öğürmek.

 

Come by : Edinmek. Sahip olmak. Kazanmak. Kazara ya da tesadüfen edinmek. Yolu düşmek. Elde etmek. Kaza sonucu bulmak. Önünden geçmek. Karşılaşmak.

Get in touch with : Temasa geçmek. Telefonla aramak. Telefon numaralarını çevirmek. Bağlantıya geçmek. İle temasa geçmek. İlişki kurmak. İrtibat kurmak. Temas etmek. Bağlantı kurmak. İrtibata geçmek.

Christen : Açılışını yapmak. Vaftiz etmek. İlk defa kullanmak. Ad koymak. İsim koymak. İlk kez kullanmak.

Call synonyms : phoned, apprizes, drop over, deems, bellowed, apprize, complains, callings, cries, bring an action, drop in at, awoke, be spoiling for, apprises, claimed, imagines, articulates, calling out, forage, called up, observe, citations, beckoning, drop by, call away, awakes, awakenings, nickname, fancying, entitle, call upon, be on the lookout fo, calling in.

Call zıt anlamlı kelimeler, Call kelime anlamı

Demobilize : Demobilize etmek. Salıvermek. Terhis etmek. Seferberliği sona erdirmek. Seferberliği kaldırmak. Hizmet dışı bırakmak.

Call ingilizce tanımı, definition of Call

Call kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a call for help. The bugle`s call. Usually with the voice, but often otherwise, as by signs, the sound of some instrument, or by writing. An entreaty. An invitation. To speak in loud voice. To summon. To address by name. A summons. The act of calling. To command or request to come or be present. Sometimes with to. As, to call a servant. To cry out.